<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Aydın Yeni Kıroba</title>
    <link>https://yenikiroba.com</link>
    <description>Aydın'a dair en güncel ve son dakika haberleri anında Yeni Kıroba'da. Aydın'dan siyaset, ekonomi, spor, deprem, belediye ve tüm ilçelerden anlık haberler.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://yenikiroba.com/rss/cevre" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2026 Aydın Yeni Kıroba. Bu sitede yer alan tüm içerik ve veriler, Aydın'ın en güncel haber kaynağı olarak tescillidir.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 12 Apr 2026 00:46:46 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://yenikiroba.com/rss/cevre"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Aydın'da tarım için en uygun yerler açıklandı!]]></title>
      <link>https://yenikiroba.com/aydinda-tarim-icin-en-uygun-yerler-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://yenikiroba.com/aydinda-tarim-icin-en-uygun-yerler-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydın, antik çağlardan bu yana "dağlarından yağ, ovalarından bal akan şehir" olarak nitelendirilmiş, Türkiye’nin en stratejik tarım merkezlerinden biridir. Büyük Menderes Havzası’nın sunduğu alüvyonlu toprak yapısı, şehri çok çeşitli ürün desenine sahip bir üretim üssü haline getirmiştir. Aydın’da tarımın kalbi, iklimin ve su kaynaklarının en verimli buluştuğu noktalar olan belirli ilçelerde atmaktadır. İşte tüm detaylar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aydın’ın merkez ilçesi Efeler ve komşusu İncirliova, geniş düzlükleri ve gelişmiş sulama kanallarıyla şehrin üretim lokomotifidir. Bu bölgelerde özellikle mısır, pamuk ve yem bitkileri üretimi ön plandadır. Toprak yapısının derinliği ve mineral zenginliği, birim alandan alınan verimi Türkiye ortalamasının üzerine çıkarmaktadır. Özellikle İncirliova, taze sebze üretiminde Ege Bölgesi'nin en önemli tedarikçilerinden biri konumundadır.</p>

<h2><strong>SÖKE OVASI: PAMUĞUN VE BEYAZ ALTININ MERKEZİ</strong></h2>

<p>Dünyaca ünlü Söke Ovası, Türkiye’nin en kaliteli pamuğunun yetiştiği alanların başında gelir. Söke ilçesi, denize yakınlığı ve nem dengesi sayesinde tekstil sanayisi için hayati önem taşıyan uzun lifli pamuk üretiminde rakipsizdir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Tarım sezonu zorlu başladı: Yağışlarda dikkat çeken düşüş, gözler önümüzdeki aylarda" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://yenikirobacom.teimg.com/yenikiroba-com/uploads/2026/01/thumbs-b-c-5f13c8b1cf8b236f8dc0ca41e93ada71.jpg" width="1280" /></p>

<h2><strong>NAZİLLİ VE KUYUCAK: NARENCİYE VE KESTANENİN ANA VATANI</strong></h2>

<p>• Aydın’ın doğusuna doğru gidildiğinde, mikroklima iklimin etkisiyle tarımsal ürün yelpazesi zenginleşmektedir.</p>

<p>• Nazilli ve Kuyucak ilçeleri, dünyanın en kaliteli incirlerinin yanı sıra geniş narenciye bahçelerine ev sahipliği yapmaktadır.</p>

<p>• Bölgenin yüksek rakımlı köylerinde kestane ve ceviz üretimi en üst seviyede gerçekleştirilmektedir.</p>

<p>• Bu ilçeler, ihracat odaklı meyvecilik faaliyetleriyle bölge ticaretinde kritik bir rol oynamaktadır.</p>

<p>• Katma değerli tarım ürünleri sayesinde Aydın ekonomisine devasa bir finansal katkı sağlanmaktadır.</p>

<h2><strong>SÜRDÜRÜLEBİRLİK VE JEOTERMAL KAYNAKLARIN ETKİSİ</strong></h2>

<p>Aydın’da tarıma en uygun ilçelerin belirlenmesinde son yıllarda jeoterma kaynaklar da etkili olmaya başlamıştır. Özellikle Germencik çevresinde kurulan teknolojik seralar, kış aylarında dahi taze üretim yapılmasını mümkün kılarak bölgeyi mevsimsiz tarımın merkezi yapmaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://yenikiroba.com/aydinda-tarim-icin-en-uygun-yerler-aciklandi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 13:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenikirobacom.teimg.com/crop/1280x720/yenikiroba-com/uploads/2025/12/aydinin-pahali-yerinde-tarim-arazisi-satilacak-mahkeme-fiyati-acikladi.jpg" type="image/jpeg" length="95374"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Didim’de farkındalık paneli]]></title>
      <link>https://yenikiroba.com/didimde-farkindalik-paneli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://yenikiroba.com/didimde-farkindalik-paneli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Didim Belediyesi, gıda israfına dikkat çekmek ve sürdürülebilir bir gelecek için toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla “Geleceğe Bir Tabak Bırak” panelini düzenliyor. Etkinlik, 2 Nisan 2026 Perşembe günü saat 14.00’te Didim Gençlik Merkezi (DİGEM)’de gerçekleştirilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Didim Belediyesi, gıda israfına dikkat çekmek ve sürdürülebilir bir gelecek için toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla “Geleceğe Bir Tabak Bırak” panelini düzenliyor. Etkinlik, 2 Nisan 2026 Perşembe günü saat 14.00’te Didim Gençlik Merkezi (DİGEM)’de gerçekleştirilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Etkinlik kapsamında katılımcılara; doğru gıda tüketimi, gıdaların sağlıklı saklama yöntemleri, mutfakta israfı önlemenin pratik yolları ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıkları hakkında kapsamlı bilgiler sunulacak.</p>

<p><img alt="Didim’de Farkıdalık Paneli1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://yenikirobacom.teimg.com/yenikiroba-com/uploads/2026/04/didimde-farkidalik-paneli1.jpg" width="1280" /></p>

<p>Programda;<br />
- ADÜ Didim MYO Öğr. Gör. Okan Umut Şimşek, “Gastronomide Gıda İsrafı Nedir? Nasıl Önlenir?” başlığıyla,<br />
- Gıda Mühendisi ve Sürdürülebilirlik Uzmanı Hatice Nikbay, “Gıda Güvenliği ve Sürdürülebilirlik, Etiket Okuma ve Gıdaların Saklama Ömürleri” üzerine,<br />
- Danışman Şef Uğur Gömeç ise “Mutfak deneyiminde gıda israfını engelleyerek nelere dönüştürülebilir?” konularında bilgi ve deneyimlerini paylaşacak.<br />
Alanında uzman isimlerin katkılarıyla gerçekleşecek programda, küçük adımların büyük değişimlere kapı açabileceğine dikkat çekilecek.</p>

<h2><strong>Başkan Hatice Gençay’dan Davet</strong></h2>

<p>Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, tüm vatandaşları etkinliğe davet ederek şu ifadeleri kullandı:<br />
“Gıda israfı yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda çevresel ve vicdani bir sorundur. ‘Geleceğe Bir Tabak Bırak’ panelimizle bu konuda farkındalık yaratmayı ve halkımızı bilinçli tüketime teşvik etmeyi amaçlıyoruz. Her bireyin atacağı küçük adımlar, geleceğimiz için büyük bir fark yaratacaktır. Tüm halkımızı bu anlamlı buluşmaya bekliyoruz.”<br />
<br />
Didim Belediyesi, çevre ve sürdürülebilir yaşam bilincini artırmak amacıyla yıl boyunca farklı etkinlikler düzenlemeye devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://yenikiroba.com/didimde-farkindalik-paneli</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 13:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenikirobacom.teimg.com/yenikiroba-com/uploads/2026/04/didimde-farkidalik-paneli.jpg" type="image/jpeg" length="14882"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aydın'da tarım için en şanslı yerler belli oldu: İşte yağış haritası]]></title>
      <link>https://yenikiroba.com/aydinda-tarim-icin-en-sansli-yerler-belli-oldu-iste-yagis-haritasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://yenikiroba.com/aydinda-tarim-icin-en-sansli-yerler-belli-oldu-iste-yagis-haritasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydın’ın iç kesimleri, özellikle Efeler ve Nazilli hattı tipik bir Akdeniz karasallığı yaşarken, Kuşadası ilçesinin sınırları içindeki Dilek Yarımadası, adeta bir "yağmur kapanı" gibi çalışıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aydınlıları ilgilendiren veriler açıklandı. Ege Denizi’nden kalkan devasa buhar kütleleri, Samsun Dağları’nın (Dilek Dağları) yüksek zirvelerine çarptığında, Aydın’ın geri kalanının sadece izlediği o görkemli sağanakları bu bölgeye bırakıyor. Bu durum, Kuşadası’nı sadece turizmin değil, Aydın’ın yağış rekortmeni ilçesi haline getiriyor. İşte tüm detaylar...</p>

<h2><strong>BİTKİ ÇEŞİTLİLİĞİNDE YAĞMURUN İMZASI</strong></h2>

<p>- Dilek Yarımadası Büyük Menderes Deltası Milli Parkı’ndaki bitki çeşitliliği, buranın aldığı yüksek yağışın en somut kanıtıdır.</p>

<p><strong>- Akdeniz maki örtüsünün yanı sıra, burada normalde daha kuzeyde görülen nem sever bitkiler de bulunur. </strong></p>

<p><strong>- Bölgenin yıllık yağış miktarı, Aydın ortalamasının yaklaşık %30 üzerindedir. </strong></p>

<h2><strong>TURİZM VE DOĞA ARASINDAKİ ISLAK DENGE</strong></h2>

<p>Kuşadası’nda kış ve bahar aylarında yaşanan bu yoğun yağışlı dönem, bölgenin turizm kimliğini de etkiliyor. Tatilcilerin yazın tadını çıkardığı plajlar, kışın hırçın dalgalar ve sağanak yağmurun ritmiyle harmanlanıyor. Yerel yönetimler, bu yüksek yağış potansiyelini kentsel altyapıda bir risk olmaktan çıkarıp, estetik bir peyzaj unsuruna dönüştürmek için 2026 yılında yeni projeler hayata geçirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="16 Ilde Şakır Şakır Yağmur Yağacak! Meteoroloji Saat Verdi" class="detail-photo img-fluid" height="undefined" src="https://yenikirobacom.teimg.com/yenikiroba-com/uploads/2025/11/16-ilde-sakir-sakir-yagmur-yagacak-meteoroloji-saat-verdi.jpg" width="undefined" /></p>

<h2><strong>TARIMIN CAN SUYU: DAĞLARDAN GELEN BEREKET</strong></h2>

<p>Kuşadası ve çevresindeki yüksek kesimlere düşen yağmur, sadece görsel bir şölen sunmuyor. Söke Ovası’na kadar uzanan yer altı su damarları, Dilek Dağları’nın bu cömert yağışlarıyla besleniyor. Aydın’ın tarımsal üretimindeki başarısı, aslında Kuşadası yamaçlarına düşen bu "görünmez bereket" sayesinde sürdürülebilir kılınıyor. Uzmanların paylaşmış olduğu verilere göre bazı ilçeler tarım ve günlük yaşam açısından daha şanslı olarak öne çıkarken, bazı ilçeler ise gerek tarım gerekse de günlük hayatın akışı için daha zorlu şartlar sunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://yenikiroba.com/aydinda-tarim-icin-en-sansli-yerler-belli-oldu-iste-yagis-haritasi</guid>
      <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 21:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenikirobacom.teimg.com/yenikiroba-com/uploads/2026/03/aydinda-saganak-yagmur-sonucu-akarsular-tasti-ev-ve-is-yerlerini-su-basti2.jpg" type="image/jpeg" length="96935"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aydın Lisesi öğrencilerinden çevre projesi başarısı]]></title>
      <link>https://yenikiroba.com/aydin-lisesi-ogrencilerinden-cevre-projesi-basarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://yenikiroba.com/aydin-lisesi-ogrencilerinden-cevre-projesi-basarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydın Lisesi, “Yeşil Adımlar Zirvesi” kapsamında geliştirdiği “Çevreyi Oku Geleceğe Yaz” projesiyle il genelinde ilk üçe girerek Ege Bölge Finalleri’nde Aydın’ı temsil etme hakkı kazandı. Öğrenciler, Kuşadası’nda düzenlenen finalde panelist olarak yer alarak projelerini tanıttı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aydın Lisesi öğrencileri, çevre bilincini artırmaya yönelik yürüttükleri çalışmalarla önemli bir başarıya imza attı. “Yeşil Adımlar Zirvesi” kapsamında il genelinde değerlendirilen 60 proje arasından sıyrılan “Çevreyi Oku Geleceğe Yaz” adlı proje, ilk üç proje arasına girerek dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu başarıyla birlikte Aydın Lisesi, Kuşadası’nda gerçekleştirilen ve 8 ilin finalist projelerinin yer aldığı Ege Bölge Finalleri’nde Aydın’ı temsil etti. Öğrenciler, düzenlenen panel programında projelerini sunarak çevreye yönelik farkındalık çalışmalarını katılımcılara aktardı.</p>

<p>Panelde öğrenciler, Ayhan Öztürk’e projeleri hakkında bilgi vererek çalışmanın amacı, kapsamı ve hedefleri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Öğrencilerin sunumları, çevre bilincinin yaygınlaştırılmasına yönelik mesajlarıyla takdir topladı.</p>

<p>Aydın Lisesi Müdürü Serkan Akyol, elde edilen başarıyla ilgili yaptığı değerlendirmede, projede emeği geçen öğretmen ve öğrencileri tebrik ederek, başarılarının devamını diledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://yenikiroba.com/aydin-lisesi-ogrencilerinden-cevre-projesi-basarisi</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 18:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenikirobacom.teimg.com/crop/1280x720/yenikiroba-com/uploads/2026/03/aydin-lisesi-1.jpg" type="image/jpeg" length="52602"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kuşadası kıyısında acı manzara: 3 deniz kaplumbağası ölü bulundu]]></title>
      <link>https://yenikiroba.com/kusadasi-kiyisinda-aci-manzara-3-deniz-kaplumbagasi-olu-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://yenikiroba.com/kusadasi-kiyisinda-aci-manzara-3-deniz-kaplumbagasi-olu-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kuşadası sahilinde aynı gün içerisinde biri Caretta caretta, ikisi Yeşil Deniz Kaplumbağası olmak üzere 3 nadir tür deniz kaplumbağası ölü olarak kıyıya vurdu. EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü kaplumbağaların trol ağlarına takılarak boğulmuş olabileceğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aydın’ın Kuşadası ilçesi kıyılarında deniz ekosistemini endişelendiren bir olay yaşandı. Aynı gün içerisinde biri Caretta caretta, ikisi Chelonia mydas türü Yeşil Deniz Kaplumbağası olmak üzere 3 deniz kaplumbağası ölü olarak kıyıya vurdu.</p>

<p>Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, kaplumbağalar üzerinde yapılan incelemelerde herhangi bir yara ya da dış etken kaynaklı bir bulguya rastlanmadığını belirtti. Sürücü, bu nedenle kaplumbağaların Kuşadası Körfezi’nde avlanan trol teknelerinin ağlarına hedef dışı av olarak yakalanmış olabileceğini düşündüklerini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaplumbağaların gerekli ölçümlerinin yapıldığını, doku ve kabuk örneklerinin alındığını belirten Sürücü, örneklerin inceleme yapılmak üzere Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Oğuz Türkozan’a gönderildiğini belirtti.</p>

<p>Trol teknelerinin deniz tabanı boyunca sürüklediği ağlara takılan kaplumbağaların uzun süre su altında kaldığını ve nefes almak için yüzeye çıkamadıkları için boğularak yaşamlarını yitirdiklerini vurgulayan Sürücü, “Kaybettiğimiz Caretta caretta bireyinin dişi olması, diğer iki Yeşil Deniz Kaplumbağasının ise henüz juvenil yani genç evrede bulunması üzüntümüzü daha da artırmıştır” dedi.</p>

<h2><strong>"TROL AVCILIĞI KESİN YASAKLANMALIDIR"</strong></h2>

<p>Sürücü ayrıca Kuşadası Körfezi’nde geceleri kıyıya çok yakın alanlarda dahi trol teknelerinin avlandığının gözlemlendiğini belirterek, "Kıyı trolleri deniz ekosistemine zarar verdiği gibi, sualtındaki kültürel miraslarımız olan batıkların da yok olmasına yol açmaktadır. Trol tekneleri geçmiş yıllarda Güvercinada mendireğinde demirliyordu. Teknelerin küpeştelerinde usturmaça olarak kullanılan araç lastiklerinin eskiyenleri ya da iplerinden kopanları çoğu zaman denize atılıyordu. Bu lastikler, denizin ormanları olarak bilinen eriştelerin üzerine düşerek onların yok olmasına neden oluyor ve bu alanların zamanla çölleşmesine yol açıyordu. Bugün ise aynı durumun, trol tekneleri tarafından balıkların indirildiği balıkçı limanında da görülmeye başlandığı dikkat çekmektedir. Denize atılan bu lastikler hem deniz ekosistemine zarar vermekte hem de sualtında ciddi bir kirlilik oluşturmaktadır. Trol teknelerinde hedef dışı avcılığın ve çevre kirliliğinin önlenmesi ve gerekli koruyucu tedbirlerin alınabilmesi için ilgili ve sorumlu kurumların mutlaka etkin yaptırımlar uygulaması gerekmektedir. Özellikle denizel biyoçeşitliliğin zengin olduğu ve antik dönemlere ait batıkların bulunduğu Kuşadası kıyılarında trol avcılığı kesin olarak yasaklanmalıdır."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>KÜBRA DİLARA YERLİKAYA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://yenikiroba.com/kusadasi-kiyisinda-aci-manzara-3-deniz-kaplumbagasi-olu-bulundu</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Mar 2026 16:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenikirobacom.teimg.com/crop/1280x720/yenikiroba-com/uploads/2026/03/kusadasi-kiyisinda-aci-manzara-3-deniz-kaplumbagasi-olu-bulundu.jpg" type="image/jpeg" length="86890"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[3. Cemre ne zaman düşecek? Baharın müjdecisi 3. cemre hangi gün nereye ve hangi tarihte düşecek? 2026 cemre tarihleri]]></title>
      <link>https://yenikiroba.com/3-cemre-ne-zaman-dusecek-baharin-mujdecisi-3-cemre-hangi-gun-nereye-ve-hangi-tarihte-dusecek-2026-cemre-tarihleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://yenikiroba.com/3-cemre-ne-zaman-dusecek-baharin-mujdecisi-3-cemre-hangi-gun-nereye-ve-hangi-tarihte-dusecek-2026-cemre-tarihleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mart ayının gelmesiyle birlikte kışın dondurucu soğuklarını geride bırakmak isteyen vatandaşlar, gözlerini baharın müjdecisi olan son cemreye çevirdi. Havaya ve suya düşerek doğayı uyandırmaya başlayan cemrelerin sonuncusu, tarımsal faaliyetlerin de başlangıcı sayıldığı için arama motorlarında en çok araştırılan konular arasında yer alıyor. Peki, 3. cemre ne zaman düşecek, son cemre nereye düşüyor ve cemre düşmesi tam olarak nedir? İşte doğanın uyanışını simgeleyen cemre düşme tarihleri...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yüzyıllardır Anadolu coğrafyasında kışın bitişini ve baharın gelişini simgeleyen cemre inanışı, bu yıl da heyecanla takip ediliyor. Şubat ayında sırasıyla havaya ve suya düşen ilk iki cemrenin ardından ülke genelinde sıcaklıklarda hissedilir bir artış yaşandı. Şimdi ise gözler, toprağı ısıtarak tohumların atılmasına vesile olacak o son aşamada. Doğayla uyumlu yeni bir dönemin kapısını aralayacak olan bu doğa olayı için vatandaşlar "3. cemre ne zaman düşecek" ve "cemre nereye düşer" sorularına yanıt arıyor.</p>

<h2><strong>CEMRE NE ZAMAN VE NEREYE DÜŞECEK?</strong></h2>

<p>Baharın etkisini tam anlamıyla hissettirecek olan üçüncü ve son cemre, 5-6 Mart tarihlerinde toprağa düşecek. Bu son cemrenin düşmesiyle birlikte toprak ısınmaya başlıyor ve tarımsal açıdan ekim zamanının geldiği kabul ediliyor. Toprağın ısınmasıyla doğa yeniden canlanıyor; kır çiçekleri açıyor, ağaçlar tomurcuklanıyor ve kırsal kesimdeki hareketlilik hız kazanıyor.</p>

<h2><strong>2026 CEMRE DÜŞME TARİHLERİ NELER?</strong></h2>

<p>Halk takvimine göre cemreler her yıl şubat ve mart aylarında üç aşamada düşüyor. 2026 yılı için doğanın uyanış takvimi şu şekilde gerçekleşiyor:</p>

<p>Birinci Cemre: 19-20 Şubat tarihlerinde havaya düştü ve havaların yavaşça ısınmasını sağladı.</p>

<p>İkinci Cemre: 26-27 Şubat tarihlerinde suya düştü. Bu sayede göletler, göller ve denizler ısınmaya başladı.</p>

<p>Üçüncü Cemre: 5-6 Mart tarihlerinde toprağa düşerek baharın gelişini müjdeleyecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>CEMRE DÜŞMESİ NEDİR, NEDEN DÜŞER?</strong></h2>

<p>Cemre düşmesi, geleneksel halk inanışına göre kış mevsiminin gücünü yitirdiğini ve doğanın uyanış sürecine girdiğini ifade ediyor. Arapça kökenli bir kelime olan ve "kor halindeki ateş" anlamına gelen cemre, sırasıyla havaya, suya ve toprağa düşerek sıcaklıkların kademe kademe artmasını sağlıyor. Özellikle kırsal bölgelerde yüzyıllardır yaşatılan bu gelenek, baharın gelişini temsil eden en önemli kültürel miraslar arasında yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE, Yaşam</category>
      <guid>https://yenikiroba.com/3-cemre-ne-zaman-dusecek-baharin-mujdecisi-3-cemre-hangi-gun-nereye-ve-hangi-tarihte-dusecek-2026-cemre-tarihleri</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 13:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenikirobacom.teimg.com/crop/1280x720/yenikiroba-com/uploads/2026/03/cemre.jpg" type="image/jpeg" length="21092"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İklim Kanunu nedir, maddeleri nelerdir ve hangi sektörleri kapsıyor?]]></title>
      <link>https://yenikiroba.com/iklim-kanunu-nedir-maddeleri-nelerdir-ve-hangi-sektorleri-kapsiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://yenikiroba.com/iklim-kanunu-nedir-maddeleri-nelerdir-ve-hangi-sektorleri-kapsiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin yeşil dönüşüm yol haritasını çizen İklim Kanunu, Meclis onayının ardından Resmi Gazete üzerinden yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme sanayi tesislerine yüksek idari para cezaları getirirken, şirketlerin karbon salınım limitleri baştan aşağı değişti. Peki, iklim kanunu nedir? Düzenleme hangi şirketleri etkileyecek? Yaptırım tutarları ne kadar oldu? İşte detaylar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda görüşülen İklim Değişikliği Kanunu yasalaştı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinesinde hazırlanan yasa, Resmi Gazete sayıları arasında yerini aldı. Alınan kararlar, Türkiye'nin Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ile Paris Anlaşması kapsamında taahhüt ettiği ulusal katkı beyanlarını hukuki bir yapıya kavuşturdu. Hazırlanan yasal düzenleme, sanayiden tarıma kadar geniş bir yelpazede sera gazı emisyonlarını düşürmeyi hedefliyor.</p>

<h2><strong>İKLİM KANUNU NEDİR VE AMACI NELERİ İÇERİYOR?</strong></h2>

<p>İklim Kanunu, küresel ısınma kaynaklı çevresel krizlerin önüne geçmek amacıyla devletlerin oluşturduğu hukuki bir çerçeveyi ifade ediyor. Türkiye özelinde hazırlanan yasa, ülkenin 2053 net sıfır emisyon hedefine ulaşmasını sağlayacak yapı taşlarını kuruyor. Yasal metin, iklim değişikliğine uyum çalışmalarını, yeşil ekonomi vizyonunu, doğal kaynakların korunmasını bir zorunluluk haline getiriyor. Düzenlemenin merkezinde, sanayi kuruluşlarının atmosfere saldığı zararlı gazların kademeli olarak düşürülmesi yatıyor.</p>

<p>Uygulamaya alınan maddeler, sürdürülebilir bir ekonomik kalkınma yaratmayı planlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>TÜRKİYE İKLİM YASASI KİMLERİ KAPSIYOR?</strong></h2>

<p>Yeni yasa en çok yüksek enerji tüketen ve yoğun emisyon salınımı yapan sanayi tesislerini yakından ilgilendiriyor. Demir çelik, kağıt, gübre, elektrik, kömür üretimi yapan şirketler ile petrol ve doğalgaz işleyen işletmeler yasanın ana muhatapları arasında bulunuyor. Düzenleme, özel sektörün yanı sıra kamu kurumlarının da belirlenen yeşil dönüşüm uygulamalarına uymasını zorunlu kılıyor. Şirketler bugüne kadar karbon ayak izi hesaplamalarını gönüllülük esasıyla yapıyordu. Çıkan kanunla beraber bu süreç belirli sektörler için yasal bir mecburiyete dönüştü.</p>

<h2><strong>EMİSYON TİCARET SİSTEMİ NASIL ÇALIŞACAK?</strong></h2>

<p>Kanunun getirdiği en büyük yeniliklerin başında Emisyon Ticaret Sistemi geliyor. Sistem, işletmelere belirli bir sera gazı salınım kotası veriyor. Kendi kotasını aşan fabrikalar, salınım hakkını kullanmayan diğer tesislerden karbon kredisi satın almak zorunda kalıyor. İklim Değişikliği Başkanlığı tarafından yönetilecek olan bu piyasa, şirketlerin çevreci yatırımlar yapmasını maddi olarak teşvik ediyor. İhracat yapan firmalar sınırda karbon düzenleme mekanizmasıyla karşılaşacak. Gümrük bölgelerinde ithal malların içerdiği sera gazı yoğunluğuna göre yeni raporlama süreçleri başlatılacak.</p>

<h2><strong>İKLİM KANUNU İHLALİ CEZALARI NE KADAR OLDU?</strong></h2>

<p>Sera gazı salınım verilerini gizleyen, bildirmeyen yahut yasal sınırları ihlal eden tesislere ağır idari para cezaları kesilecek. Doğrulanmış sera gazı emisyon raporunu belirlenen yasal süre içinde yetkili kurumlara sunmayan işletmelere beş yüz bin Türk lirasından beş milyon Türk lirasına kadar ceza yazılacak. Emisyon Ticaret Sistemi içinde yer alan işletmeler kurallara uymadığında bu cezalar iki katı oranında uygulanacak. İklim koruma kurallarına uymamakta ısrar eden, yükümlülüklerini üst üste üç yıl yerine getirmeyen işletmelerin emisyon izinleri iptal edilecek. Tesislere yeni izin belgesi verilmesi altı aya kadar durdurulabilecek.</p>

<h2><strong>BAKAN MURAT KURUM NE AÇIKLAMA YAPTI?</strong></h2>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, yasanın meclisten geçmesinin ardından sosyal medya hesaplarından bir değerlendirme metni yayımladı. Bakan Kurum, yasa hakkında, "Cumhurbaşkanımızın tüm dünyaya ilan ettiği, 2053 Net Sıfır Emisyon ve Yeşil Kalkınma hedefinin en kritik eşiği olan kanunla; bir çok yeni teknolojiyi geliştirme konusunda hiçbir ülkenin tesirinde kalmadan daha özgür bir araştırma geliştirme ortamı sağlayacağız. Hem ticarette, sanayide, üretimde en güçlü şekilde en güçlü noktaya koşacağız hem de memleketimizi her türlü çevre felaketinden ve iklim krizinin getirdiği olumsuz etkilerden koruyacağız" ifadelerine yer verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE, Gündem</category>
      <guid>https://yenikiroba.com/iklim-kanunu-nedir-maddeleri-nelerdir-ve-hangi-sektorleri-kapsiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 00:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenikirobacom.teimg.com/crop/1280x720/yenikiroba-com/uploads/2026/02/iklim-kanunu-1.jpg" type="image/jpeg" length="71890"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2023'te Amazonlar'da yaşanan kuraklığın öncül nedeni küresel ısınma]]></title>
      <link>https://yenikiroba.com/2023te-amazonlarda-yasanan-kurakligin-oncul-nedeni-kuresel-isinma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://yenikiroba.com/2023te-amazonlarda-yasanan-kurakligin-oncul-nedeni-kuresel-isinma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, geçen yıl Amazonlar'da yaşanan kuraklığın öncül nedeninin, El Nino değil beşeri faaliyetlerin yol açtığı küresel ısınma olduğunu belirledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İklim bilimcileri bir araya getiren uluslararası "World Weather Attribution" girişiminin yayımladığı raporda Amazonlar'a düşen yağışın azalmasında El Nino ve iklim değişikliğinin rol oynadığı ancak kuraklığın temel sebebinin küresel sıcaklıkların artması olduğu ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Raporu hazırlamak için bilgisayar simülasyonlarından faydalanan bilim insanları, gerçekte yaşananları, tasarladıkları programda iklim değişikliği faktörü olmadan olay akışıyla kıyasladı.</p>

<p>Dün düzenlenen konferansta söz alan raporun yazarlarından Friederike Otto, "Küresel sıcaklıklar 1,2 derece daha düşük olsaydı günümüzde 50 yılda bir yaşanan iklim olaylarının meydana gelme ihtimali düşerdi. Sıcaklıkları artırmaya devam edersek düşük yağış ve yüksek sıcaklık kombinasyonuna daha sık tanık olacağız." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Raporun yazarlarından Regina Rodrigues de "Ormanlar, koruduğumuz takdirde dünyanın en büyük karasal karbon süzgeci işlevlerini sürdürecektir fakat beşeri emisyonlar ve ormansızlaştırmanın önünü kesemezsek ortaya çıkan büyük miktarlardaki karbondioksit, iklim değişikliğiyle mücadelemizi daha da zorlaştıracaktır." diye konuştu.</p>

<p><strong>2023, "Dünya'nın en sıcak yılı" olarak kayıtlara geçmişti</strong><br />
"Dünya'nın en sıcak yılı" olarak kayıtlara geçen 2023'te kurak Amazon havzasında yaşayan topluluklar, tarım ve balıkçılık faaliyetlerini sürdüremedikleri için su ve gıda yardımına ihtiyaç duymuştu.</p>

<p>Brezilya'da bulunan Tefe Gölü'ndeki su sıcaklığının 39,1 dereceye yükselmesi, türü tehlike altındaki 150 haliç yunusu ve pembe yunusun ölümüne neden olmuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://yenikiroba.com/2023te-amazonlarda-yasanan-kurakligin-oncul-nedeni-kuresel-isinma</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jan 2024 17:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenikirobacom.teimg.com/crop/1280x720/yenikiroba-com/uploads/2024/01/amazonlar.jpg" type="image/jpeg" length="44992"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karacasuluların RES direnişi sürüyor]]></title>
      <link>https://yenikiroba.com/karacasulularin-res-direnisi-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://yenikiroba.com/karacasulularin-res-direnisi-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karacasu’da kurulmak istenen Hacıhıdırlar Rüzgâr Enerjisi Santrali (RES) Projesi’ne karşı bölge sakinlerinin hukuk mücadelesi sürüyor. Duruşma sonrasında yapılan açıklamada, “7 köyün vatandaşını göçe zorluyorlar. Bu projenin iptalini istiyoruz” denildi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karacasu’da kurulmak istenen Hacıhıdırlar RES Projesi’ne karşı hukuksal zeminde mücadelelerini sürdüren yöre sakinleri, tarım ve hayvancılıkla geçimin olduğu bölgede yapılmak istenen bu projenin iptalini istedi.</p>

<p>Aydın 2. İdare Mahkemesi’nde görülen davanın ardından adliye önünde açıklamalarda bulunan Avukat Akın Yakan, mahkemenin bilirkişi raporuna dayanarak yürütmeyi durdurma kararı aldığını belirterek, 10 – 15 gün içinde dosyanın yeniden değerlendirilerek karar verileceğini aktardı.</p>

<p><strong>“YARGIYA GÜVENİYORUZ”</strong></p>

<p>Yakan, şöyle konuştu: “Hacıhıdırlar, RES Projesi’yle birlikte 15 tribün yapılacak. 25 tane daha mevcut tribün var Denizli RES’e ait. Projenin bitmesi halinde 35 tribünlük çok büyük bir doku hem tarımsal anlamda hem de hayvancılık anlamında olumsuz olarak etkilenecek. Karacasu’nun 5 muhtarı davacı olarak bunun iptali olarak dava açtı. Halk buradaki santralin yapılmasına açıkça karşı çıkıyor. bu santralin yapılmasıyla çok ciddi bir ekolojik kıyım gerçekleştirilecek. Yargılama süreci içinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesinde bu projenin yaratacağı etkiler, ziraat mühendisliği açısından, hayvan varlığı ve biyolojik açıdan, hayvancılık açısından etkiler açıkça ortaya konmuştur. Sayın Mahkeme de, Aydın 2. İdare Mahkemesi de bilirkişi raporuna dayanarak yürütmeyi durdurma kararı aldı. Mahkeme, 10 – 15 gün içinde dosyayı yeniden değerlendirerek bunun kararını verecek. Biz buradaki hukuksuzluğun, çevre katliamının mahkeme kararıyla ortadan kaldırılacağına inanıyoruz ve yargıya güveniyoruz.”</p>

<p><strong>“GÖÇE ZORLUYORLAR”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karacasu Ataköy sakinlerinden Birol Ekşi ise “Aydın’ın 4 köyü, Denizli’nin 3 köyünü kapsayan bölgede yapılmak istenen Hacıhıdırlar RES Projesi var. Hayvancılık, arıcılık, oradaki arazideki tüm üretimleri hiçe sayıyorlar. 7 köyün vatandaşını göçe zorluyorlar. İncir, tütün, fasulye, elma, kiraz… Bir tribünün olduğu yerde 2 bine yakın kestane ağacı var. Bunları hiçe sayıyorlar. Projenin iptalini istiyoruz” sözlerine yer verdi.</p>

<p><strong>“TARIM ALANLARI YOK EDİLMESİN”</strong></p>

<p>Aydın Çevre ve Kültür Platformu Derneği (AYÇEP) Başkanı Mehmet Vergili de “AYÇEP olarak mücadele eden köylülerimizin yanındayız. Bu bölgeler, Aydın coğrafyasının tamamı birinci sınıf tarım toprakları. Birinci sınıf tarım topraklarında yasal olarak bu tür işletmelerin yapılması uygun değil. Bu topraklar, bu haliyle RES’ten daha fazla katma değer ve vergi getiriyor. 18 – 20 bin insan tarımdan geçiniyor. Tarım alanları yok edilmesin. Arıların olmadığı bir yerde ne olur? Toprak olmaz. Yetkililere, idareye diyoruz ki, bu tür projelerden vazgeçin” değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KIVANÇ UĞUR</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE, Karacasu Haberleri</category>
      <guid>https://yenikiroba.com/karacasulularin-res-direnisi-suruyor</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jan 2024 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenikirobacom.teimg.com/crop/1280x720/yenikiroba-com/uploads/2024/01/proje-2.jpg" type="image/jpeg" length="59140"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rekor kıran deniz suyu sıcaklığı kasırgalara yol açabilir]]></title>
      <link>https://yenikiroba.com/rekor-kiran-deniz-suyu-sicakligi-kasirgalara-yol-acabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://yenikiroba.com/rekor-kiran-deniz-suyu-sicakligi-kasirgalara-yol-acabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, Akdeniz'deki deniz suyu sıcaklıklarının rekor seviyelere ulaştığı ve bu durumun okyanuslardaki kasırgalara benzer şiddetli hava olaylarına neden olabileceği konusunda uyarıda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AA'nın Akdeniz ekosisteminin durumu hakkında hazırladığı 2 haberden oluşan dosyanın ilk haberinde, iklim değişikliğinin etkisiyle deniz suyunda yaşanan sıcaklık artışları ve bunların atmosfer olayları ile deniz ekosistemine etkileri ele alındı.</p>

<p>Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Barış Salihoğlu, AA muhabirine, Akdeniz'in iklim değişikliğinden en fazla etkilenen bölge olduğunu söyledi.</p>

<p>İklim değişikliğinin Akdeniz'in yüzey suyu sıcaklıklarındaki etkisine değinen Salihoğlu, "Son 40 yılda Mersin Körfezi, İskenderun Körfezi gibi bölgelerde 2 derecenin üzerinde bir artış gözlemliyoruz. Bu, ülkemiz denizleri için ciddi bir sıcaklık artışı olarak öne çıkıyor. Akdeniz'deki sıcaklık artışı ortalama 1,5 dereceyi buluyor. Antalya Körfezi'nin açıklarında da benzer şekilde 1,5 derece sıcaklık artışları yaşanıyor." dedi.</p>

<p>Aralık ayı ortasında deniz yüzey suyu sıcaklığının Mersin Körfezi'nde 22, İskenderun ve Antalya Körfezi'nde ise 21,5 derece ölçüldüğü bilgisini veren Salihoğlu, bu değerlerin, bu dönemde ölçülen en yüksek rakamlar olduğunu vurguladı.</p>

<p>Ocak ayı içinde de rekor değerler ölçüldüğünü belirten Salihoğlu, "Bu yıl ocak ayında İskenderun, Mersin ve Antalya körfezlerinde 19 derece olması gereken sıcaklık ortalaması 20 dereceye yükseldi. Bu rakamlar söz konusu körfezler için tüm zamanların en sıcak ocak ayı deniz yüzey suyu sıcaklıkları oldu. İskenderun ve Mersin Körfezi'nde kasım ayı ortalaması 23 dereceyken geçen yıl kasımda 25 dereceyi, ortalaması 22 derece olması gereken Antalya ise yine kasımda hiç görmediğimiz 24,5 dereceyi gördü." diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Artan sıcaklıkların deniz canlılarına etkisi</strong><br />
Yüzeyde artan tuzlulukla yoğunlaşan suyun batarak derinlerde de etki oluşturduğunu anlatan Salihoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Derin deniz genelde dengeli bir yapıya sahip, küçük sıcaklık değişimleri bile tüm yapıyı etkiliyor ve küçük değişimlerin büyük etkileri olabiliyor. Daha da korkutucusu, dünyadaki büyük akıntı sistemlerindeki genel döngüler gibi Akdeniz'de de döngüler var ve bu döngüler artan sıcaklıklarla giderek değişecek. O zaman durum ekosistem açısından daha da tehlikeli bir boyuta ulaşacak çünkü artan sıcaklıklar canlıların yaşam alanlarını değiştirmeleriyle sonuçlanabiliyor."</p>

<p>Salihoğlu, iklim değişikliğinin denizde asitlenmeye yol açtığını, bunun da özellikle bünyesinde kalsiyum içeren türlerin ya yapılarını değiştirmelerine ya da ölümlerine neden olduğunu, hatta balıkların göçlerini, üreme alışkanlıklarını değiştirdiğini aktardı.</p>

<p>Salihoğlu, şu önerilerde bulundu:</p>

<p>"İklim değişikliğinin denizler üzerindeki fiziksel etkisine bir çözümümüz yok, sıcaklıklar arttı, okyanus asitlendi. En iyi senaryoda, sıcaklık artışlarını 1,5-2 derecede durdursak bile artış bir süre daha devam edecek. Burada deniz ekosistemini güçlendirmemiz gerekiyor ve bunun tek yolu diğer baskıları azaltmak. Kirlilik, avcılık, yapılaşma gibi baskıları azaltmak, biyoçeşitliliği ve ekosistem direncini artırmak gerekiyor. Bunun yollarından biri de koruma alanlarını artırmak. Biz, 'Mevcudu koruyalım.' değil, 'Mevcudu daha sağlıklı hale getirelim.' diyoruz, çünkü mevcut sağlıksız."</p>

<p><strong>"Akdeniz'de 2040 yılında 2,2 derecelik artış öngörülüyor"</strong><br />
Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Deniz Bilimleri Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şükrü Turan Beşiktepe, denizler ve okyanusların yerküre iklim sisteminin çok önemli bir parçası olduğunu ve iklim düzenleyici rolleri bulunduğunu kaydetti.</p>

<p>İnsan faaliyetleriyle üretilen ısının yaklaşık yüzde 90'ının denizler tarafından emilerek akıntılar yoluyla dağıtıldığını ifade eden Beşiktepe, ısının bir kısmının atmosfere geri salındığı, geri kalanının denizin derin katmanlarına doğru taşındığı, bütün bu sürecin iklim sisteminin dengesinin korunması için hayati anlam taşıdığı tespitinde bulundu.</p>

<p>Bu süreç içinde yaşanan birtakım dengesizliklerin denizlere zarar verdiğine dikkati çeken Beşiktepe, "Sanayi öncesi döneme göre atmosfer sıcaklığı 1,1 derece daha fazlayken Akdeniz'de bu değer 1,5 derece. Bu eğilim devam ettiği sürece 2040 yılında 2,2 dereceye ulaşacağı öngörülüyor. Akdeniz'in batısı son 10 yılda 0,35 derece, Doğu Akdeniz ise 0,5 derece ısındı, Atlantik Okyanusu'nda ise 0,25 derece bir ısınma var. Küresel ısınmayla birlikte denizdeki buharlaşma artıyor, bu da buluttaki su miktarını ve yağışları artırıyor. Ancak Akdeniz bu genel durum içerisinde bir istisna teşkil ediyor ve Akdeniz'in genelinde özellikle kış yağışlarında azalma olacağı tahmin ediliyor." değerlendirmesini paylaştı.</p>

<p>Akdeniz'i, aşırı hava ve deniz olaylarının daha fazla olduğu batı ve daha çok ısınan doğu olarak ikiye ayırdıklarını bildiren Beşiktepe, şunları söyledi:</p>

<p>"Batı Akdeniz'de Afrika'dan gelen sıcak ve kuzeyden gelen soğuk hava kütlesi etkileşim halinde olduğu için aşırı hava olayları görülüyor ve bunun denize etkisi çok şiddetli oluyor. Bu nedenle Akdeniz'de daha önce gözlenmeyen kasırgaları gözlemlemeye başladık, okyanustakine benzer şekilde oluyorlar. Bunlar zaman içerisinde bize daha güçlü hale gelecek çünkü deniz suyu sıcaklığı arttıkça siklon şeklinde olan kasırganın şiddeti de artıyor. Akdeniz'de 150-160 kilometre hızında kasırgalar sürpriz olmayacak, Batı Akdeniz'de görmeye başladık, yakında bizim kapımızı çalacak. Şu anda bizde görülmemesinin sebebi kıyıdaki dağların dağılımıyla alakalı."</p>

<p><strong>Doğu Akdeniz tropikleşme süreci yaşıyor</strong><br />
Denizdeki aşırı ısınmanın balıkların yumurtlama mevsimlerini ve stoklarını etkileyeceği, mercan kayalıklarının ve deniz çayırlarının bozulmasıyla kıyılarda su kalitelerinin bozulacağı uyarısında bulunan Beşiktepe, "Doğu Akdeniz, batıya göre daha fazla ısındığı için bir tropikleşme süreci yaşıyor. Burada yaşayan mercan kayalıkları 'soğuk su mercan kayalıkları' diye adlandırılıyor ve deniz suyu 26-27 derecenin üzerinde çıktığı zaman uyum sağlayamayarak ölmeye başlıyorlar. Akdeniz'e özgü mercan kayalıklarının önümüzdeki 15-20 yıl içerisinde yok olacağı tahmin ediliyor. Bu da bütün ekosistemi tümüyle mahvedecek." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Fırtınalar ve denizdeki taşkınlara karşı kıyılardaki yapıların ve altyapıların elden geçirilmesi gerektiğinin altını çizen Beşiktepe, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>"Küresel ısınmayı durduramadığımız sürece çok ciddi dönemler yaşayacağız, buna karşı bireysel ya da ülke olarak önlem almamız çok zor. Tek yapabileceğimiz hava olaylarına karşı tahmin mekanizmasını geliştirmek. Bunlarla yaşamayı öğrenmeliyiz, yaşam şartlarımızı düzenlememiz lazım. Doğayla baş etmemiz mümkün değil, ancak ona uygun yaşarsak hayatta kalacağız."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://yenikiroba.com/rekor-kiran-deniz-suyu-sicakligi-kasirgalara-yol-acabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jan 2024 18:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenikirobacom.teimg.com/crop/1280x720/yenikiroba-com/uploads/2023/11/deniz-20.jpg" type="image/jpeg" length="46821"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sonbahar yağışları kuraklığa ilaç oldu]]></title>
      <link>https://yenikiroba.com/sonbahar-yagislari-kurakliga-ilac-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://yenikiroba.com/sonbahar-yagislari-kurakliga-ilac-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Hüseyin Toros, İstanbul'da bir kuraklıktan bahsedilebileceğini, bu sonbaharda normalin üzerinde yağış sayesinde barajların dolduğunu ve gelecek için bugünden tedbir alınması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin 2024 yılı yağış değerleri hakkında AA'ya bilgi veren İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Toros, kuraklık kavramının değişkenlik arz ettiğini, bir bölgede olması gereken yağışın görülmemesi ve barajlarda yeterince su olmaması durumunda hidrolojik kuraklıktan bahsedilebileceğini kaydetti.</p>

<p>Ülkede 2020-2022 yılları arasında son 20 yılın verilerine göre normalin altında bir yağış görüldüğüne dikkati çeken Toros, "Türkiye geneli yıllık yağış ortalaması 573,4 milimetre (mm). Bu değer, 2022'de 503,8 mm, 2021'de 524,8 mm ve 2020'de 500.1 mm olarak gerçekleşmiştir. Yağış miktarının, 2020'den sonra 574 milimetrenin çok altında olduğunu görüyoruz." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"2023 sonbahar yağışları normalin üzerinde gerçekleşti"</strong><br />
İstanbul'da 16 milyon insanın yaşadığını ve ortalama 3 milyon metreküp su kullanıldığını vurgulayan Toros, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<p>"İstanbul'da 2022 Kasım ayında barajlardaki doluluk oranı yüzde 16 civarındaydı. Bu, son 10 yılın en düşük seviyesiydi. İşte bu nedenle İstanbul'da bir kuraklıktan bahsedebiliriz. Bu da 2020-2022 yılları arasında yeterince yağış alamamamızdan kaynaklanıyor. Son 2-3 yılda Anadolu'da bir kuraklık yaşandı ve İstanbul'da barajlardaki su seviyesi çok düştü. 2023 sonbahar yağışlarının normalin üzerinde gerçekleşmesi kuraklığa can suyu oldu. Bu sonbahar yağışları sayesinde İstanbul barajlarında 2023 yılında ölçülen yağış miktarı 852 mm ile son 10 yılın üçüncü büyük değerine ulaştı.</p>

<p>Türkiye geneli sonbahar yağış normali (1991-2020) 132,7 mm, 2022 sonbahar mevsimi yağışı 96,3 mm, 2023 yılı sonbahar mevsimi yağışı ise 162,6 mm olarak gerçekleşti. Ülke genelinde sonbahar yağışları normaline göre, yüzde 23, geçen yıl sonbahar mevsimine göre yüzde 69 artma gösterdi. Tüm bölgelerde yağışlarda normaline ve geçen yıl yağışlarına göre artma kaydedildi ve en fazla artış yüzde 41 ile Doğu Anadolu Bölgesi'nde gerçekleşti."</p>

<p><strong>"2024 yılı daha yağışlı başladı"</strong><br />
Yağıştaki projeksiyona göre tablonun olumlu olduğunu, Türkiye'de 2020'den bu yana yaşanan kuraklığın ardından 2024'ün yağışlı başladığını ve İstanbul'da barajların doluluk oranının şu an itibarıyla yüzde 52 seviyesine ulaştığını belirten Toros, "Bu, son 12 ayın en yüksek seviyesi. Başta İstanbul olmak üzere ülke genelinde yağışlı bir yıl bekleniyor." ifadesini kullandı.</p>

<p>Son yıllarda aşırı sıcak, aşırı soğuk ve aşırı yağış gibi ekstrem olayların yaşandığını hatırlatan Toros, "170 yıldır artan fosil yakıt kullanımı, atmosferdeki sera gazlarını artırıyor. Sera gazları güneşten gelen ve giden enerji dengesini bozuyor. Yeryüzü daha fazla ısınıyor. Isınma küresel iklim değişikliğine, buzulların erimesine, okyanusların ısınmasına, su seviyesinin yükselmesine, fırtınalara, orman yangınlarına ve kuraklığa neden oluyor. Dünyadaki sıcaklık şu anda 1900'lü yıllara göre bir derece arttı. Tahminlere göre, artmaya da devam edecek. Bir ayda yağması gereken yağışın birkaç saat içinde yağdığını görüyoruz. Üstelik bu bir anda yağan yağışlar yer altı sularını da beslemiyor. " değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>"Tedbir almazsak bir kuraklıkla karşı karşıya kalabiliriz"</strong><br />
Hüseyin Toros, Türkiye'nin su zengini bir ülke olmadığını ve kuraklığa karşı önlem alınması gerektiğinin de altını çizerek, sözlerini şöyle noktaladı:</p>

<p>"Ülke olarak, 'Suyu daha verimli nasıl kullanabiliriz?' sorusuna cevap aramamız gerekiyor. Bunun için akıllı tarıma geçilmesi ve su havzalarındaki suyun geleceğine yönelik planlamalar yapılması lazım. Uzun vadeli çözümler üretmeliyiz. En önemlisi suyu tasarruflu kullanmalıyız. Yağmur hasadı, 3 yıllık su bütçesi yönetimi, uygun bitki örtüsü seçilerek çölleşmeyi önleyebiliriz. Suya bakış açımızı değiştirebilirsek suyun her damlasının değerli olduğunu kabul ederiz ve gelecekteki olası kuraklık için şimdiden önlem almış oluruz. Gerek Anadolu'da gerekse İstanbul'da her zaman kuraklık riski olabileceğini bilerek hareket etmeliyiz. Gelecek için bugünden tedbir almazsak bir kuraklık ile karşı karşıya kalabiliriz. O yüzden çözüm bizde."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://yenikiroba.com/sonbahar-yagislari-kurakliga-ilac-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jan 2024 11:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenikirobacom.teimg.com/crop/1280x720/yenikiroba-com/uploads/2024/01/yagislar.jpg" type="image/jpeg" length="38304"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Küresel ısınma, böcek popülasyonunda artışa sebep oluyor]]></title>
      <link>https://yenikiroba.com/kuresel-isinma-bocek-populasyonunda-artisa-sebep-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://yenikiroba.com/kuresel-isinma-bocek-populasyonunda-artisa-sebep-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İzzet Akça, "Yapılan çalışmalar sıcaklığın yıllık ortalama bir derece artmasıyla belirli böcek türlerinin nesil sayısının 2-3 kat arttığını göstermektedir." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akça,&nbsp;canlıların neredeyse üçte ikisini oluşturan böceklerin doğal dengeyi sağlamada önemli rolünün bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Dünya genelinde tespit edilen 2 milyondan fazla böcek türünün bulunduğuna dikkati çeken Akça, "Kaba bir kıyaslama yapacak olursak bu böceklerin üçte biri zararlı, üçte biri faydalı, üçte biri nötr olarak sınıflandırılabilir. Küresel ısınma, böceklerin biyolojik yapısında meydana gelen değişikliklerden dolayı insanların böceklerle mücadelesini de olumsuz etkilemektedir." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Böceklerin hızlı çoğalabilen ve uzun yaşam sürelerine sahip canlılar olduğunu vurgulayan Akça, şöyle devam etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Küresel ısınmanın, artan sıcaklıkların üreme kapasitelerini artırmasıyla son yıllarda böcek sayısında önemli artış olmuştur. Yapılan çalışmalar, sıcaklığın yıllık ortalama bir derece artmasıyla belirli böcek türlerinin nesil sayısının 2-3 kat arttığını göstermektedir. Bu artış, böceklerin çeşidine bağlı olarak yüzde 20 ila 30 civarında ürünlere zarar verme potansiyeline sahiptir. Tarım ürünlerine yönelik zararlar büyümekte olup küresel ısınmanın etkisiyle farklı bölgelere yayılan zararlı böcek türleri ortaya çıkmaktadır. Örneğin domates güvesi (Tuta absoluta), küresel ısınmanın etkisiyle farklı bölgelere yayılmıştır. Ayrıca önceden ülkemizde görülmeyen bir tür olan kahverengi kokarca böceği (Halyomorpha halys), 2017'de Gürcistan tarafından ülkemize girmiştir. Bu böcek, sıcaklık artışlarıyla hızla üreyen istilacı bir türdür. Sıcaklık artışları, böceklerin hızlı üremelerine, göç etme oranlarının artmasına ve yaşam sürelerinin uzamasına neden olmaktadır."</p>

<p><strong>"Böcek popülasyonunun artması, küresel ısınmayı olumsuz etkilemektedir"</strong><br />
Akça, böceklerin sadece bitkilere değil hayvan ve insan sağlığına da büyük zararlar verebileceğine işaret ederek, "Böcek popülasyonunun artması, küresel ısınmayı olumsuz etkilemektedir. Solunum yapan canlıların çoğalmasıyla atmosferdeki sera gazı çevreye daha fazla zarar verebilir. OMÜ olarak, bölgemizin en büyük sorunlarından biri olan kokarca böceğiyle mücadele kapsamında bakanlıkla yürüttüğümüz ortak çalışmalarımız mevcut. Ayrıca sıcaklık artışının böcek popülasyonuna ve doğal dengeye etkisini anlamak amacıyla münferit çalışmalar da yürütmekteyiz." diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://yenikiroba.com/kuresel-isinma-bocek-populasyonunda-artisa-sebep-oluyor</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jan 2024 17:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenikirobacom.teimg.com/crop/1280x720/yenikiroba-com/uploads/2024/01/bocek.jpg" type="image/jpeg" length="39425"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de kişi başına düşen ağaçlık yeşil alan miktarı 12,63 metrekare oldu]]></title>
      <link>https://yenikiroba.com/turkiyede-kisi-basina-dusen-agaclik-yesil-alan-miktari-1263-metrekare-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://yenikiroba.com/turkiyede-kisi-basina-dusen-agaclik-yesil-alan-miktari-1263-metrekare-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğünce yürütülen, "Yeşil Kalkınma Yolunda Karbon Nötr Şehirler" projesiyle 81 ilde ağaçlık yeşil alan miktarı 99 bin 485 hektar, kişi başına düşen ağaçlık yeşil alan ise 12,63 metrekare olarak ölçüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Proje kapsamında 81 il merkezi ve ilçelerinde, daha önce envantere eklenmeyen ağaçlık yeşil alanlar belirlenerek, karbondioksit tutulumuna ilişkin ekonomik değerleri ortaya çıkarıldı.</p>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, projeye ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu 2053 Net Sıfır Emisyon ve Yeşil Kalkınma Devrimi hedefleri doğrultusunda çalışmalarını kararlı şekilde sürdürdüklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Özhaseki, "Bu anlamda şehirlerin ağaçlık yeşil alan miktarları ve karbondioksit tutulumuna ilişkin ekonomik değeri de belirledik. Özellikle karbon salımlarının büyük bir kısmının ortaya çıktığı şehir merkezlerimizde kişi başına düşen yeşil alan miktarını artırmaya devam edeceğiz. Ülkemizi yemyeşil koridorlarla, millet bahçeleriyle, parklarla yemyeşil ve daha yaşanabilir hale getirmekte kararlıyız." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Yeşil Kalkınma Yolunda Karbon Nötr Şehirler</strong><br />
Türkiye'de özellikle şehirlerde yer alan ağaçlık alanlar, toplum üzerindeki olumlu ekonomik, ekolojik ve sosyolojik etkilerinin yanı sıra karbondioksit depolamaları özelliğiyle iklim değişikliğine karşı mücadelede büyük fayda sağlıyor.</p>

<p>Şehir merkezleri, ülkedeki sera gazı toplamının yüzde 70'inden sorumlu tutuluyor. Bu nedenle bu gazların, kaynağına yakın alanda etkisiz hale getirilmesi önem taşıyor.</p>

<p>Bu kapsamda hayata geçirilen "Yeşil Kalkınma Yolunda Karbon Nötr Şehirler" projesi dahilinde yeşil alanların mekansal ve alansal dağılımının yanı sıra karbondioksit tutulumuna ilişkin ekonomik değeri belirlendi.</p>

<p>Projeyle iklim değişikliği ile mücadelede doğa temelli çözümler ön plana çıkarıldı. Türkiye'nin yeşil altyapısının güçlendirilmesi için ormanlar, sulak alanlar, sazlıklar, kıyı alanları gibi yeşil alanların yanı sıra şehirlerdeki parklar, şehir ormanları, diğer açık ve yeşil alanlar ile sokak ağaçlandırması, yeşil duvar ve yeşil çatı uygulamaları, spor sahaları gibi yerler yutak alan envanterine dahil edildi.</p>

<p>Böylece, daha önce envantere dahil edilmeyen 81 il ve tüm ilçelerdeki karbon yutak alanlar ortaya konuldu. Ayrıca yerleşim yerlerinde kişi başına düşen ağaçlık alanlar metrekare olarak hesaplanarak bu alanlara ait karbondioksit tutma kapasiteleri ve ekonomik değerleri ortaya çıkarıldı.</p>

<p><strong>99 bin 485 hektar yeşil alan</strong><br />
Buna göre, 81 ilde yeşil alan miktarı 99 bin 485 hektar, kişi başına düşen ağaçlık alan miktarı ise 12,63 metrekare olarak ölçüldü.</p>

<p>Ağaçlık alanların karbondioksit tutulum miktarı ise yıllık 1 milyon 116 bin 224 ton, ekonomik değeri de yıllık 57 milyon 195 bin 331 dolar olarak hesaplandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://yenikiroba.com/turkiyede-kisi-basina-dusen-agaclik-yesil-alan-miktari-1263-metrekare-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jan 2024 12:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenikirobacom.teimg.com/crop/1280x720/yenikiroba-com/uploads/2024/01/agac-1.jpg" type="image/jpeg" length="19533"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kuşadası Belediyesi'nden geleceğin turizmcilerine sıfır atık eğitimi]]></title>
      <link>https://yenikiroba.com/kusadasi-belediyesinden-gelecegin-turizmcilerine-sifir-atik-egitimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://yenikiroba.com/kusadasi-belediyesinden-gelecegin-turizmcilerine-sifir-atik-egitimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğanın ve çevrenin korunmasında büyük önem taşıyan geri dönüşüm çalışmalarını titizlik içerisinde yürüten Kuşadası Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Turizm Fakültesi öğrencilerine sıfır atık eğitimi verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Geri dönüşüm ve sıfır atık çalışmaları kapsamında yaşama geçirdiği uygulamalarla tüm Türkiye’ye örnek olan Kuşadası Belediyesi, başta çocuklar ve gençler olmak üzere kentte yaşayan farklı kesimlere yönelik eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarını da aksatmadan sürdürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kuşadası Belediyesi bünyesinde kurulan İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından kent genelinde geri dönüşümü mümkün olan kağıt-karton, plastik, metal ve cam atıklar, atık piller, bitkisel atık yağlar ve elektronik atıkları özel tasarımlı kutu, kumbara, karekodlu kafesler, 7 farklı ayrıştırma kategorisine sahip olan ve güneş enerjisiyle çalışan elektrikli mobil atık getirme merkezleri aracılığıyla ayrı ayrı toplanarak geri dönüşüme kazandırılıyor.</p>

<p>Geçtiğimiz Kasım ayında kent genelini kapsayan Sıfır Atık Belgesi almaya hak kazanan Kuşadası Belediyesi, kent sakinlerini geri dönüşüm konusunda bilinçlendirmek için de eğitim çalışmaları düzenliyor. Bu kapsamda son olarak Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) ile iş birliği içerisinde ADÜ Turizm Fakültesi Yiyecek İçecek Bölümü 4. sınıf öğrencilerine sıfır atık eğitimi verildi.</p>

<p>Eğitimde EKODOSD Yönetim Kurulu Üyesi peyzaj mimarı Bilgesu Şamiloğlu, öğrencilere iklim değişikliği ve kompost yapımı üzerine bir sunum yaptı. Kuşadası Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğünde görevli çevre mühendisi Arda Coşar ise ADÜ öğrencilerini atık, çevre ve insan arasındaki ilişki; sıfır atık sistemi ve Kuşadası'nda sıfır atık sisteminin uygulanması ve izlenmesi konularında bilgilendirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER BÜLTENİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE, Kuşadası Haberleri</category>
      <guid>https://yenikiroba.com/kusadasi-belediyesinden-gelecegin-turizmcilerine-sifir-atik-egitimi</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jan 2024 15:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenikirobacom.teimg.com/crop/1280x720/yenikiroba-com/uploads/2024/01/sifir-atik-1.jpg" type="image/jpeg" length="37116"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Kuraklığın ekonomik krizler kadar etkili olduğu" uyarısı]]></title>
      <link>https://yenikiroba.com/kurakligin-ekonomik-krizler-kadar-etkili-oldugu-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://yenikiroba.com/kurakligin-ekonomik-krizler-kadar-etkili-oldugu-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Biyosistem Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatih Konukcu, iklim değişikliği ve küresel ısınma nedeniyle son 50 yılda Türkiye'deki sulak alanların yarısından fazlasının kuruduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konukcu, NKÜ Rektörlük Senato Salonu'nda düzenlenen "Trakya Bölgesi'nde İklim Değişimine Adaptasyon İçin Nötr Arazi Bozunumu Projesi (İklimTrak)" tanıtım toplantısında, dünya nüfusunun yüzde 40'ının sağlıklı şekilde suya erişemediğini söyledi.</p>

<p>Dünyada her yıl 500 milyon ağır metalin ana su kaynaklarına deşarj edildiğini savunan Konukçu, bu nedenle çok sayıda balık, kuş ve memelinin yok olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Konukcu, Türkiye'nin de sulak alanlarının tehdit altında bulunduğunu ifade etti.</p>

<p>Türkiye'deki sulak alanların yarısından fazlasının kuruduğunu belirten Konukcu, şöyle konuştu:</p>

<p>"Son 50 yılda 36 göl kurudu, 14 gölümüz kuruma tehlikesiyle karşı karşıya. Türkiye'de her 6 yılda bir normal, 13 yılda bir şiddetli kuraklık yaşıyoruz. 23 milyon tarım arazimizin yüzde 72'si yağışlara bağlı. Arazilerden sadece yüzde 28'ini sulayabiliyoruz. 2000 yılında büyük bir ekonomik kriz oldu, tarımsal üretimimiz yüzde 8 civarında küçüldü. 2007'deki kuraklıkta ise yine tarım yüzde 8'e yakın küçüldü. Demek ki Türkiye'de kuraklık, tarımsal üretimi büyük ekonomik krizler kadar etkileyen bir yapıya sahip. Kırılgan bir yapıya sahip tarım sistemimiz var."</p>

<p>Türkiye'deki yağışların düzensizliğine işaret eden Konukcu, tarımda verimin, alınan yağışlara bağlı arttığını veya azaldığını kaydetti.</p>

<p>Daha sonra Konukcu, proje kapsamında yapacakları eğitim çalışmalarını anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>NKÜ Rektörü Prof. Dr. Mümin Şahin de bilim insanlarının yapacağı her türlü çalışmaya destek vermekten mutlu olacaklarını dile getirdi.</p>

<p>İklim değişikliğine Trakya Bölgesi'nin uyumlu hale getirilebilmesi için hazırlanan proje kapsamında uzmanlar, mevcut arazilerin yapısını inceleyecek. Oluşturulacak veri tabanı, bölgedeki çiftçilere yol gösterecek.</p>

<p>Ayrıca iklim değişikliğine karşı arazi ve su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı, tarımsal üretimin devamlılığı ile taşkın risk ve zararlarının minimuma indirilmesi veya yok edilmesi için çalışmalar yapılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://yenikiroba.com/kurakligin-ekonomik-krizler-kadar-etkili-oldugu-uyarisi</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jan 2024 10:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenikirobacom.teimg.com/crop/1280x720/yenikiroba-com/uploads/2024/01/kuraklik-4.jpg" type="image/jpeg" length="76465"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin orman varlığı dünya standartlarına yaklaştı]]></title>
      <link>https://yenikiroba.com/turkiyenin-orman-varligi-dunya-standartlarina-yaklasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://yenikiroba.com/turkiyenin-orman-varligi-dunya-standartlarina-yaklasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TMMOB Orman Mühendisleri Odası Genel Başkanı Hasan Türkyılmaz, Türkiye'nin 2023'teki orman varlığı hedefinin yüzde 30 olduğunu belirterek, "Yüzde 29,98 ile bu rakama ulaşmış olduk." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyadaki iklim değişikliği ve küresel ısınma etkilerinin minimize edilmesi ve yeşil alanlardaki artışlar hakkında bilgi veren Orman Mühendisleri Odası Genel Başkanı Hasan Türkyılmaz, çölleşme ve kuraklıkla mücadelede Türkiye'nin önemli adımlar attığını söyledi.</p>

<p>Türkyılmaz, "Geleceğe Nefes Dünyaya Nefes" ve "Cumhuriyet'e Nefes" projeleriyle Türkiye'nin ormanlaşmaya verdiği önemi ortaya koyduğunu, tüm dünyaya bir yeşillendirme örneği olduğunu aktardı.</p>

<p>Bu çalışmalar sayesinde iklim krizinin en doğru şekilde yönetildiğini belirten Türkyılmaz, ormanlaştırma kampanyalarının sürdürülmesiyle yeşil alanlarda artış yaşandığını ifade ederek, "Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün 2015-2020 raporlarına göre Türkiye orman varlığını arttıran ülkeler arasında 46'ncı sırada iken milli ağaçlandırma kampanyaları neticesinde 2020 yılında 27'nci sıraya yükseldi." bilgisini paylaştı.</p>

<p>Bu rapora göre Türkiye'nin orman varlığını arttıran ülkeler sıralamasında Avrupa'da 1'inci, dünyada ise 6'ncı sıraya yükselen bir grafiği yakaladığına dikkati çeken Türkyılmaz, orman alanlarının son 20 yıl içerisinde yüzde 29,98 oranına ulaştığını, bunun da 2,3 milyon hektarlık yeşil alana karşılık geldiğini anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkyılmaz, dünya kara parçasının yüzde 31'inin ormanlardan oluştuğunu vurgulayarak, "Türkiye'nin orman varlığında 2023 hedefi yüzde 30'du. Yüzde 29,98 ile bu rakama ulaşmış olduk. İnşallah dünya istatistiği olan yüzde 31'lik orana da en kısa zamanda ulaşacağımıza inanıyorum." diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://yenikiroba.com/turkiyenin-orman-varligi-dunya-standartlarina-yaklasti</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jan 2024 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenikirobacom.teimg.com/crop/1280x720/yenikiroba-com/uploads/2024/01/orman-9.jpg" type="image/jpeg" length="80408"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Geri dönüştürülen plastiklerin kullanımı halk sağlığını daha fazla tehdit edebilir]]></title>
      <link>https://yenikiroba.com/geri-donusturulen-plastiklerin-kullanimi-halk-sagligini-daha-fazla-tehdit-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://yenikiroba.com/geri-donusturulen-plastiklerin-kullanimi-halk-sagligini-daha-fazla-tehdit-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, geri dönüşüm sürecinin ardından içinde bulunan zehirli kimyasallar nedeniyle daha tehlikeli hale gelen plastiklerin, başta kanser olmak üzere farklı hastalıklara neden olabileceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, dünya genelinde her yıl 500 milyar plastik poşet kullanılıyor ve 13 milyon plastik, okyanuslara atılıyor. Dakikada 1 milyon plastik şişe satılırken plastik üretimi için yılda 17 milyon varil petrol harcanıyor. Doğada yok olması yüzlerce yılı bulan plastikler nedeniyle her yıl 100 bin deniz canlısı yaşamını yitiriyor. Şişe sularının yüzde 90'ında, musluk sularının ise yüzde 83'ünde plastik partiküller bulunuyor. İnsan kaynaklı atıkların yüzde 10'unu plastikler meydana getirirken, plastiklerin yüzde 50'sini tek kullanımlık plastikler oluşturuyor.</p>

<p>Göteborg Üniversitesinden Profesör Bethanie Carney Almroth öncülüğünde bir grup bilim insanı tarafından Afrika, Güney Amerika, Asya ve Doğu Avrupa'daki 13 ülkede bulunan plastik geri dönüşüm tesislerinden alınan peletler üzerinde yapılan çalışmada, bu peletlerin üzerinde 600'den fazla zehirli kimyasal tespit edildi. Peletlerde bulunan 491 organik ve 170 geçici bileşik, pestisit, farmasötik, endüstriyel kimyasal ve plastik katkı maddesi gibi sınıflara ayrıldı.</p>

<p>Plastiklerdeki 13 binden fazla kimyasalın yüzde 25'i zararlı olarak nitelendirilirken, plastiklerin kullanım esnasında diğer kimyasalları adsorbe ettiği bu nedenle hiçbir plastiğin güvenli kategoride sınıflandırılmayacağı sonucuna ulaşıldı. Çalışmada, plastiklerdeki zehirli kimyasalların, plastiklerin geri dönüşümünü ve bertarafını zorlaştırdığı dolayısıyla geri dönüştürülmüş plastiklerin hiçbir alanda yeniden kullanımının uygun olmadığı tespitinde bulunuldu.</p>

<p><strong>"Plastikteki maddeler başka kimyasallarla bir araya gelip zehirli etki oluşturuyor"</strong><br />
Plastiklerdeki zehirli kimyasallara ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtlayan TEMA Vakfı Bilim Kurulu Üyesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhan Talınlı, polimer bir madde olan plastiğin üretimi esnasında kimyasal olarak nitelendirilen çözücüler, stabilizanlar ve katkı maddeleri kullanıldığını söyledi.</p>

<p>Plastikteki tüm maddelerin tek başına olmasa bile başka kimyasallarla bir araya geldiğinde zehirli etki oluşturduğunu belirten Talınlı, "Plastiğin içindeki bu kimyasallar geri dönüşümle daha tehlikeli oluyor. Bu da geri dönüşüm sürecinde yapılan işleme bağlı. Polietilen tereftalatları diğer atıklardan ayrı bir yerde topladığınızı varsayalım. Bunları toplayan endüstri, sadece polietilen tereftalatın peletlerini yeniden üretir fakat bu esnada geri kazanmak üzere solventler kullanıp farklı maddeler eklerse hem kendi endüstrisi kirletici olacak hem de ürettiği yeni plastik artık mesela su şişesi olmayacak da oyuncak olarak çocuklar için tehlikeli olacak. Bu kimyasallar, geri dönüşümlü plastiklerin özelliklerini kazansa bile kullanım açısından birincil plastiklere göre daha tehlikelidir." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tanıl, geri dönüşümün, plastik atıkların önüne geçmek için yetersiz bir çözüm, geri dönüştürme mantığıyla plastik kullanmaya devam edilmesinin de yanlış bir düşünce olduğunu ifade etti.</p>

<p>Plastik üretiminin sınırlandırılması, petrol ithalatının durdurularak çevreye dost rüzgar ve güneş enerjisi sistemlerine geçiş yapılması tavsiyesinde bulunan Talınlı, şunları kaydetti:</p>

<p>"Plastik kimyasalların hepsi tehlikelidir. Bu plastikleri toprağa gömdüğünüzde 100-200 yıl çözünmüyor. Bunun üzerine plastiklerin yüzde 5'inin içine biyobozunur plastikler yapılması için nişastalar konuldu ama yüzde 95'i kaldı. Aynı plastik kimyasalların sıvı olanları suya karıştığında yer altı sularını kirletir, oradan bu kimyasallar biyobozunur olmadıkları yani dirençli kimyasal oldukları için suyu kirletirler. Yer altı ve yer üstü suları, yağmurlar, nehirler, göller, giderek artan şekilde çevreyi kirleterek toksik ve kanserojen özellikler gösterebilirler."</p>

<p><strong>"Bazı kimyasalların vücuttaki yarılanma ömrü 7 yıl"</strong><br />
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cavit Işık Yavuz, tüm canlılar için tehdit oluşturan plastik atıkların bertarafı esnasında kullanılan bazı yöntemlerin hava, su ve toprak kirliliğine yol açarak doğrudan ve dolaylı yollarla insan sağlığını etkilediğini bildirdi.</p>

<p>Mikroplastiklerdeki zararlı kimyasalların gıda zinciri, plastik atıkların yakılması esnasında havaya salınan dioksin ve furanlar gibi kansere neden olabilecek maddelerin de solunum yoluyla insanlara geçebildiğini aktaran Yavuz, "Bunların vücutta yarılanma ömürleri 7 yıl. Plastikler hem atık yükleri nedeniyle risk oluşturuyor hem de onları gündelik hayatımızda çok çeşitli alanlarda kullanmamız nedeniyle özellikle gıda ve içecek kaplarındaki plastiğin yapısında kullanılan kimyasal maddelerin bir kısmı bu gıdalara ve içeceklere geçiyor ve bu yolla da biz kimyasalları alıyoruz." diye konuştu.</p>

<p>Plastiklerin, insan vücudundaki zararlı etkilerini uzun vadede göstermeye başladığını vurgulayan Yavuz, şu bilgileri verdi:</p>

<p>"Hormon sistemiyle ilişkili olduğu için şeker hastalığı ya da metabolik bozukluklar nedeniyle ortaya çıkabilecek vücutta şeker düzenlemelerine bağlı bozukluklar görebiliriz. Hormonların etkili olduğu üreme sistemi sorunları ortaya çıkabiliyor. Bebeklerde ve çocuklarda çeşitli gelişim sorunlarına yol açabilir, bu hem sinir hem de hormon sistemleri ile ilgili gelişim problemleri olabilir. Yine bu hormonların işin içinde olduğu kanser türlerinin de artabildiğine ilişkin endişeler söz konusu çünkü bazı kanserler hormonlarla da ilişkili. Aynı zamanda bu hormon bozucu kimyasalların obeziteye de zemin hazırlayabileceği görüşü mevcut."</p>

<p><strong>"Sıcağa maruz kalan plastiklerdeki kimyasallar gıdaya bulaşıyor"</strong><br />
Polikarbondan yapılan plastiklerdeki bisfenol grubu kimyasallara damacana, metal içecek kutuları, yiyecek ve içecek saklanan plastik kaplarda rastlanabileceğinin ve sıcağa maruz kalan plastiklerdeki bu maddelerin kolaylıkla suya veya gıdaya bulaşabileceğinin altını çizen Yavuz, plastik kaplarda yiyecek ısıtılmaması ve bu kapların bulaşık makinesinde yıkanmaması gerektiğine değindi.</p>

<p>Yavuz, vatandaşlara şu önerilerde bulundu:</p>

<p>"Her şeyden önce zorunlu değilsek plastik ürün kullanmamalıyız. Çocukları ve bebekleri plastiklerde satılan gıda ve içeceklerden uzak tutmaya çalışalım. Yemek hazırlarken cam, metal ya da porselen kullanmaya çalışmak, paketli ürünleri paketiyle birlikte değil, olabilirse cam veya porselende ısıtmaya çalışmak da önemli bir konu."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://yenikiroba.com/geri-donusturulen-plastiklerin-kullanimi-halk-sagligini-daha-fazla-tehdit-edebilir</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jan 2024 17:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenikirobacom.teimg.com/crop/1280x720/yenikiroba-com/uploads/2024/01/geri-donusum.jpg" type="image/jpeg" length="70371"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tedavileri tamamlanan 3 caretta caretta denize bırakıldı]]></title>
      <link>https://yenikiroba.com/tedavileri-tamamlanan-3-caretta-caretta-denize-birakildi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://yenikiroba.com/tedavileri-tamamlanan-3-caretta-caretta-denize-birakildi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydın'ın Kuşadası ilçesinde tedavileri tamamlanan 3 caretta caretta denize bırakıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kuşadası açıklarında yaklaşık 6 ay önce yaralı bulunan 3 deniz kaplumbağasının, Deniz Kaplumbağaları Araştırma, Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi'ndeki (DEKAMER) tedavileri tamamlandı.&nbsp;Birine takip cihazı takılan 3 kaplumbağa, Güzelçamlı Sahili'nde düzenlenen törenle denize bırakıldı.</p>

<p><img alt="Caretta caretta (2)" class="img-fluid detail-photo" src="https://yenikirobacom.teimg.com/yenikiroba-com/uploads/2023/12/caretta-caretta-2.jpg" style="width: 869px; height: 579px;" / width="5184" height="3456"></p>

<p>DEKAMER Müdürü Prof. Dr. Yakup Kaska, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, deniz kaplumbağalarını bulundukları yerden denize bırakmayı tercih ettiklerini söyledi.</p>

<p>Kaska, "Bunlardan iki tanesi dişi genç birey, bir tanesi erkek birey. Deniz kaplumbağalarının bireylerinin her birinin önemi ayrı. Onun için erkek bireylerin korunmasına da önem veriyoruz. Üç kaplumbağamızın bundan sonraki ekosistemde, denizlerde başarılı bir şekilde yaşayacağını düşünüyoruz. Denizlerde balıkların çoğalması için bunların besinleri parçalayıp küçük balıkları beslemesi çok önemli. Bu yönüyle balıkçı arkadaşlarımız da bu kaplumbağaları gördükleri zaman, ağlarına takıldıkları zaman lütfen bize haber versinler. Tedavilerini tamamlayarak tekrar doğal ortamlarına gönderelim." dedi.</p>

<p><img alt="Caretta caretta (1)" class="img-fluid detail-photo" src="https://yenikirobacom.teimg.com/yenikiroba-com/uploads/2023/12/caretta-caretta-1.jpg" style="width: 871px; height: 505.172px;" / width="4090" height="2372"></p>

<p><strong>Küresel ısınma etkiliyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Küresel ısınmanın bu türler üzerinde de etkili olduğunu dile getiren Kaska, şunları kaydetti:</p>

<p>"Küresel ısınma aslında yuvayı ayrı etkiliyor. Yuvadaki yumurtaların daha sıcakta gelişmesine, hepsinin dişi olmasına yol açıyor. Serin ortamda gelişirse erkeklerin ortaya çıkmasına yol açıyor. Ancak besinlerin bulunması da çok önemli. Özellikle deniz suyunun ısınmasıyla birlikte daha serin ortamlarda balıklar, yengeçler ve midyeler gibi besin ortamı bol oluyor ve kaplumbağalar bu bölgelerde de yaz, kış bulunmaya devam edebiliyor. Dolayısıyla Kuşadası, İzmir Körfezi bunların da yaşam alanları içine girdi. Hatta Kuşadası bölgesinde 10 civarında geçtiğimiz yıllarda yuvalarımız çıktı. Arnavutluk'a, Çanakkale'ye kadar yuvalarımızın olduğunu biliyoruz. Bu da küresel ısınmanın sonucunda suyun sıcaklığının onların yaşam ortamına uygun olmasından kaynaklanıyor."</p>

<p>Ekosistemi Koruma ve Doğaseverler Derneği Başkanı Bahattin Sürücü de üniversiteyle işbirliği içinde bu hayvanları korumaya çalıştıklarını söyledi.</p>

<p>Programın ardından deniz kaplumbağalarının korunmasında destek sağlayan sivil toplum kuruluşu, resmi kurumlar ve kişilere plaket verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://yenikiroba.com/tedavileri-tamamlanan-3-caretta-caretta-denize-birakildi-1</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Dec 2023 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenikirobacom.teimg.com/crop/1280x720/yenikiroba-com/uploads/2023/12/caretta-caretta-3.jpg" type="image/jpeg" length="16880"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Milyonluk Yeşil Dönüşüm Proje başvuruları başladı]]></title>
      <link>https://yenikiroba.com/milyonluk-yesil-donusum-proje-basvurulari-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://yenikiroba.com/milyonluk-yesil-donusum-proje-basvurulari-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ'ler) için hayata geçirilen yeşil dönüşüm projesinde başvurular başladı. WorldBank iş birliği ve Türkiye Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, KOSGEB ve TÜBİTAK tarafından yürütülen Yeşil Sanayi Destek Programı, KOBİ'lerin çevre dostu uygulamalara geçişini teşvik etmeyi amaçlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KOSGEB tarafından sağlanacak olan 250 milyon dolarlık bütçe kapsamında gerçekleştirilen proje, iki ayrı teklif çağrısıyla hayata geçiriliyor.</p>

<p><strong>GÜNEŞ ENERJİSİ YATIRIMLARININ DESTEKLENMESİ PROJE TEKLİF ÇAĞRISI</strong><br />
Bu kapsamda işletmeler, çatı üstü ve sanayi tesisi içerisindeki birleşik güneş enerjisi yatırımlarına 14 milyon TL'ye kadar destek alabilecekler.</p>

<p><strong>SANAYİDE TEMİZ VE DÖNGÜSEL EKONOMİ PROJE TEKLİF ÇAĞRISI</strong><br />
Bu çağrı altında ise enerji, su ve ham madde verimliliği, sürdürülebilir ve iklim dostu atık geri dönüşümü, endüstriyel simbiyoz ve döngüsel ekonomi başlıklarında hazırlanacak projelere 4 milyon TL'ye kadar destek sağlanacak.</p>

<p>Yeşil Sanayi Destek Programı ile KOBİ'lerin çevresel sürdürülebilirlik ve verimlilik konularında güçlenmeleri, uluslararası rekabet güçlerini artırmaları hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Detaylar ve başvuru için&nbsp;<a href="https://www.kosgeb.gov.tr/site/tr/genel/detay/9029/turkiye-yesil-sanayi-projesi?fbclid=IwAR3HkIMh4oj8nmSdboj6jTkVl7owIrLKetVTvBohRj3mPLZKgJMg2j4ICxI" rel="nofollow">https://www.kosgeb.gov.tr/site/tr/genel/detay/9029/turkiye-yesil-sanayi-projesi?fbclid=IwAR3HkIMh4oj8nmSdboj6jTkVl7owIrLKetVTvBohRj3mPLZKgJMg2j4ICxI</a><br />
&nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>SEZGİN MADRAN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://yenikiroba.com/milyonluk-yesil-donusum-proje-basvurulari-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 Dec 2023 14:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenikirobacom.teimg.com/crop/1280x720/yenikiroba-com/uploads/2023/12/proje.jpg" type="image/jpeg" length="19848"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kuş cenneti Bafa Gölü eski manzarasına kavuştu]]></title>
      <link>https://yenikiroba.com/son-yagislarla-su-seviyesi-yukselen-kus-cenneti-bafa-golu-eski-manzarasina-kavustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://yenikiroba.com/son-yagislarla-su-seviyesi-yukselen-kus-cenneti-bafa-golu-eski-manzarasina-kavustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında etkili olan kuraklık nedeniyle suların çekildiği Bafa Gölü'nün, yağışlarla eski haline dönmeye başlaması, çevre sakinleri ve balıkçıları sevindirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eşsiz doğal güzellikleri, biyolojik çeşitliliği ve çevresindeki tarihi kalıntılarıyla bilinen Bafa Gölü, uluslararası öneme sahip sulak alanlar arasında yer alıyor.</p>

<p>Balıkçılar, gölde yılan balığı başta olmak üzere farklı türleri avlayarak kazanç sağlıyor.&nbsp;Kuş cenneti Bafa, foto safari için bölgeye gelen fotoğrafçılar için de çekim merkezi konumunda.</p>

<p>Milattan sonra 3. yüzyıla kadar Ege Denizi'nin bir koyu olan ancak Büyük Menderes Nehri'nin getirdiği alüvyonların birikmesiyle göle dönüşen Bafa, aralarında nesli tükenmekte olan kuşların da bulunduğu 261 kuş türüne üreme ve kışlama ortamı sağlıyor.</p>

<p>Muğla ile Aydın sınırlarında yer alan ve "Latmos" olarak bilinen 8 bin yıllık kaya resimlerinin bulunduğu Beş Parmak Dağları'nın gölgesinde, ziyaretçilerine eşsiz bir manzara keyfi sunan Bafa Gölü, balıkçılığın da önemli merkezlerinden.</p>

<p>Yazın kurak geçmesi nedeniyle suların 20-30 metre çekildiği göl, son günlerdeki yağmurlarla eski günlerine dönmeye başladı. Temizlenen gölde çok sayıda kuş türünün yanı sıra flamingolar da görüntülendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Balıkçılar da Gölyaka ve Kapıkırı kıyılarından teknelerle avlanmak için açıldı.</p>

<p>Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) İnşaat Mühendisliği Bölümü Su Kaynakları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ceyhun Özçelik, AA muhabirine, körfezin ağzının, Büyük Menderes'in getirdiği alüvyonlarla zamanla kapandığını ve Bafa Gölü'nün oluştuğunu anlattı.</p>

<p>Batı Akdeniz havzasında geçen yıl gözlenen şiddetli kuraklık neticesinde rezervuarların büyük oranda kuruduğunu, Ege Bölgesi'nin en büyük doğal gölü olan Bafa Gölü’nde de su seviyesinin metrelerce çekildiğini belirten Özçelik, gölde oksijen miktarının düştüğünü, bunun da biyolojik çeşitliliğin azalmasına yol açtığını kaydetti.</p>

<p>Özçelik, gelinen noktada özellikle kasım ayı sonunda ve aralık başında düşen yağışlarla birlikte durumun tersine dönmeye başladığını belirterek, şöyle konuştu:</p>

<p>"Artan yağışlar ve sulama sezonunun sona ermesi Büyük Menderes Nehri'nin debisini arttırmış, böylelikle Bafa Gölü'ne gelen su miktarı da artmıştır. Göldeki su artışıyla bulanıklıktaki azalmayı da gözle görebiliyoruz. Bu da göldeki canlılığı tekrar getirmiş ve balıkçılık faaliyetleri de artış kazanmıştır. Balıkçılarımız gölün her bölümünde avlanabiliyorlar. Ciddi bir artış meydana gelmiş durumda. Diğer taraftan da bölgedeki kuş hareketlerini de bir görsel olarak gözleyebiliyoruz."</p>

<p><strong>Gölde kefal ve levrek bolluğu yaşanıyor</strong></p>

<p>Bafa Gölü'nde balıkçılık yapan Güray Çakır ise yağışlarla gölün dolmaya başladığını ve yaz aylarında görülen kuraklığın ortadan kalktığını söyledi.</p>

<p>Gölün kendini yenilemesiyle Bafa Gölü'nde yılan balığı, kefal ve levreklerin çoğaldığını belirten Çakır, "Şu anda gölde kirlilik yok ve herkes balığa gidiyor. Daha önce kirli olduğu için balık tutamıyorduk. Kirlilik ağların ağızını kapatıyordu ama şu an su temiz olunca balık geçmeye başladı. Bugünlerde her balıkçı 40-50 kilo balık getiriyor." dedi.</p>

<p>Çakır, gölün temizlendiğini ve su seviyesinin yükseldiğini, balıkçıların da özellikle yılan balığı, kefal ve levrek tutmaya başladığını söyledi.</p>

<p>Bafa Gölü'nün şu an çok temiz olduğunu vurgulan Çakır, "Bundan 10 gün önceye kadar gölde hiçbir görüntü yoktu ama şu an pırıl pırıl. 30 metreye kadar rahat görebilirsiniz. Su kirli olmadığı için ağlara bol balık geliyor." diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://yenikiroba.com/son-yagislarla-su-seviyesi-yukselen-kus-cenneti-bafa-golu-eski-manzarasina-kavustu</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 13:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenikirobacom.teimg.com/crop/1280x720/yenikiroba-com/uploads/2023/12/bafa-golu-13.jpg" type="image/jpeg" length="45010"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
