Gelişmiş laboratuvarlarda yürütülen nörolojik araştırmalar sürerken, yayımlanan son vaka raporu Alzheimer ve demans tedavisi için bilim insanlarına tamamen yeni bir çalışma alanı açtı. Yıllardır tam zamanlı bakıma muhtaç olan bir hastanın gösterdiği ani klinik değişim, tıp çevrelerinde geniş yankı uyandırdı.

TEK KELİMEYLE İLETİŞİM KURAN HASTADA ANİ DEĞİŞİM

Rapor edilen vaka, yaklaşık 10 yıldır ileri derece Alzheimer hastalığı ile mücadele eden 80 yaşındaki Japon-Amerikalı bir kadına ait. Hastalık nedeniyle konuşma yetisini neredeyse tamamen kaybeden ve çevresiyle sadece tek kelimelerle iletişim kurabilen hastaya yüksek dozda psilosibin maddesi verildi.

Türkiye'nin tarım arazilerinden sevindiren haber: TMO raporunda tarihi rekor beklentisi
Türkiye'nin tarım arazilerinden sevindiren haber: TMO raporunda tarihi rekor beklentisi
İçeriği Görüntüle

Bileşenin vücuda girmesinin ardından hasta ilk olarak uyku benzeri bir faza geçti. Asıl şaşırtıcı klinik tablo ise bu süreçten tam 20 saat sonra laboratuvar ortamında gözlemlenmeye başladı.

20 SAAT SONRA GELEN KLİNİK TOPARLANMA

Maddenin etkisini göstermesiyle birlikte, hastanın motor becerilerinde ve konuşma yetisinde daha önce görülmemiş bir artış kaydedildi. Yıllardır bağımsız hareket edemeyen hastanın kendi başına giyinebildiği, idrar kontrolünü yeniden kazandığı ve etrafındaki insanlarla sosyal etkileşime girdiği rapor edildi. Uzmanlar, hastanın yüz ifadelerinde ve iletişim kurma arzusunda günler ve haftalar boyu süren kısmi bir toparlanma evresi tespit etti.

BİLİM İNSANLARINDAN GEÇİCİ ETKİ UYARISI

Elde edilen bulgular heyecan yaratsa da araştırmayı yürüten tıp doktorları ve bilim insanları hızlıca bir uyarı yayınladı. Söz konusu psikoaktif maddenin Alzheimer hastalığını tamamen ortadan kaldırdığı ya da biyolojik olarak tersine döndürdüğü fikrinin şu an için gerçeği yansıtmadığı vurgulandı.

Uzmanlar, psilosibin maddesinin sadece beyindeki bazı bilişsel yolları geçici olarak erişilebilir kılmış olabileceğini, ancak hastalığın temel patolojik seyrini değiştirdiğine dair henüz somut bir kanıt bulunmadığını belirtti.

KLİNİK ARAŞTIRMALAR İÇİN YENİ BİR HİPOTEZ KAPIDA

Son yıllarda özellikle dirençli depresyon ve ağır nörolojik vakalar üzerinde denenen psilosibin maddesi, zihinsel esneklik ile beyindeki sinaptik ağ bağlantılarını yeniden yapılandırma potansiyeliyle biliniyor.

Uzmanlar, bu çalışmanın yalnızca tek bir kişiyi kapsayan gözlemsel bir vaka raporu olduğunu hatırlatarak, laboratuvar ortamında çok daha geniş kapsamlı klinik araştırmaların yapılması gerektiğinin altını çizdi. Ortaya konan bulgular, gelecekteki resmi ilaç sektörü çalışmaları için kritik bir hipotez basamağı oluşturacak.

Kaynak: HABER MERKEZİ