Zeybeklerde Tehlike Çanları çalıyor

Hey gidi günler hey! Neydi o eski günlerdeki Adnan Menderes stadındaki coşku ve heyecan. Maçın başlamasına saatler kala, stadımız dolup, taşardı. Taraftar heyecanla maçı ve Pazar gününü dört gözle beklerlerdi. İnsanlar hafta içinde maçla yatıp, maçla kalkarlardı. Şimdi ne arayan var, ne de soran. Öksüz takım olduk. Ah be Aydın. Nereden nereye geldik.

Bir kere düşmeye gör, neler gelir başına. Her iş de böyle değil midir? Bir işte hedef, amaç, başarma hırsı ve azim yoksa, o işten zevk de almıyorsak, başarı nasıl gelecek? İstikrarı nasıl sağlayacağız? Ligde nasıl kalıp, bir üst lige çıkacağız?

Bu ligde olmayı içime sizler gibi, hiç sindiremiyorum. Sezon sonu itibariyle bu ligi de arar hale geleceğiz. Koskoca kentimizin takımının düştüğü duruma bak. Hey gidi günler, hey!

Sahada 500’e yakın taraftar grubu ve Asi Kankalar skoru değiştirmek için müthiş destek verdiler ancak skor değişmedi. “Bindik alâmete, gidiyoruz kıyamete.

”Bu sezon tehlike çanları sezon başında çalmaya başladı. 7.haftada tavan yaptı. Geçen sezonda ligin ilk maçlarında da yazdım. Yazmaya devam ediyorum. “Bu takımda ne ses var, ne de görüntü” dedik. Bir zamanlar rakiplerin korkulu rüyası olan Adnan Menderes stadında, daha 7. haftada rakiplere itici güç olduk. Göz göre göre, bağıra bağıra, kentimizin takımı Aydınspor 1923 için, taraflı tarafsız herkesin yorumları ile Bölgesel Amatör Ligine (BAL) yol görünüyor. Ligin 7.haftasında iç sahada kayıp puan 8 oldu.

Ligin namağlup takımı Çorum Belediyespor her iki yarıda bulduğu gollerle ve oynadığı futbolla ligin iddialı takımı olduğunu gösterdi. Ligde 13 puanla 3.sıraya yerleşti. Zeybekler de “Demir attım yalnızlığa“ der gibi, 5 puanla 17. sırada yerini aldı. Ligden düşecek 3 takım arasına girdi.

Maça gelince; Siyah-beyazlı takımda defans oyuncusu Ömer’in hatasında, orta sahada topu kapan Doğancan bomboş pozisyonda topu götürdü, 26.dakikada Kaleci Ulaş’a rağmen topu filelere gönderdi. İlk yarının skorunu belirledi.(0-1) İlk yarının ilk 10 dakikasında, rakip takım kalecisine top gelmedi. Bu durum da zaten maçı özetliyor.

İkinci yarıda Zeybeklerden 51.dakikada İsmail ve 68.dakikada Çorum Belediyespor’dan Mert “kırmızı kart”la oyun dışı kaldı. Çorum Belediyespor oyun olarak, her yönüyle üstün bir futbol ortaya koydu. Adnan Menderes stadında maçı “antreman maçı” havasına çevirdiler. Hele 79.dakikada Yakup duran top da,30 metreden nefis vurdu, skoru 2-0’a taşıdı. Bu gol jeneriklik bir goldü. Kaleci Ulaş’a topu filelerden çıkarmak kaldı. Bu golü Ulaş’a yakıştıramazsak da, Kaptan Ulaş maçta en iyi oyuncu idi.

Ligin 7.haftasında oynanan futbol iç açıcı değil. Yapılan transferlerin yetersiz olduğunu bir kez daha gördük. Yavuz Hoca da “Takımın geç kurulduğunu” her maçta dile getiriyor. Onun için nedenler hazır. Ama burası Aydın. Mazeret ve bahaneleri kaldıramaz. Taraftarın “Yavuz Hoca, İstifa!” sloganları duyduk. Sonucunu bekleyip, görelim. Maçı izleyenler arasında Akif Hoca’nın da bulunduğunu duyduk.

Yapılan transferler yetersiz olunca, fatura Hocalara kesiliyor. Yöneticilerimiz ellerinden geldiğince gayret ediyorlar ancak, transferleri yapanlar “iyi transfer nasıl yapılır” bilmeliler. Transferler tribünlere de hitap edebilmeli. Transferlerin önü açıldı ama, gerekli transferler yapılamadı. Transfer yasağının kaldırılması da yeterli olmuyor. Geçen sezon olduğu gibi, bu sezon da objektif olarak, doğru bildiklerimi yazmaya çalıştım. Bu konuda alınganlık gösterdiklerini düşündüğüm bazı arkadaşlarım da oldu.

Her maçtan sonra Aydınspor 1923 için, “çile “yazıyoruz. Göz göre göre “düşüş”ü kent olarak, seyrediyoruz. Sezon başından bu yana, gözlerimize hitap eden bir futbol göremedik. Yavuz Hoca’nın skoru değiştirmek için, yaptığı değişiklikler de işe yaramadı. Elini kolunu bağlayarak o da bizler gibi maçı izledi.

Hafta içinde yapılan basın toplantısında, “Hocamız sezon sonuna kadar bizimle” açıklaması yapan arkadaşımız çok duygusal davranmış. Oysa ki futbolda duygusallığa yer yok. Her zaman her şey değişebilir. Geçen sezon 5.hoca değişikliği ile ligi tamamladık, buralara düştük. 7.haftada “Hoca, İstifa!” söylemleri başladı.

Bu maçtaki futbol, iç sahada kaybedilen Kocaelispor maçındaki oyun gibiydi. Ne istek, ne hız, ne de kollektif oyun vardı. İkili mücadele yoktu. Defansın uzaklaştırdığı toplar rakibe gitti. Kanatların kanadı kırık, şişirme toplarla, oluşturulan ataklar sonuçsuzdu. Maalesef bu araba bu kadar gidiyor. Bu sezonda Mehter takımı gibi olduk. Daha fazla eleştiri yapmak istemiyorum.

Maç sonrası, yolda soran sorana. “Bizim bu düşen armamız, ne zaman yerden kalkacak? Yoksa bu sene de armamız dip mi yapacak?” diye, endişelerini dile getirenler de vardı. Bu takımdan çok fazla beklenti içine girmemek gerekir. Umarım yanılırım. Her ne olursa olsun, takımımız bu ligde kalarak, bir üst lige çıkmalıdır.

Hedefimiz bu haftaki Elaziz deplâsmanından, puan ya da puanlarla dönmek olmalı.

Güzel günlere. Kalın sağlıcakla.