Yorgancılar çırak bulamıyor

Bir zamanların en değerli mesleklerinden olan yorgancılık, çırak yetişmemesi nedeniyle son demlerini yaşıyor. Aydın’da yaşayan 45 yıllık yorgancı Yüksel Deveci, “Ustaların çoğu 50 yaşın üzerinde. Bu gidişle 10 yıl sonra bu meslek biteceğe benziyor” dedi

Yorgancılık da unutulmaya yüz tutan diğer zanaatlar gibi ‘çırak yetişmemesi’ sorunuyla karşı karşıya. Efeler’deki atölyesinde yorgancılık mesleğini icra eden 61 yaşındaki Yüksel Deveci de bu zanaatı özveri ve sabırla yaşatmaya çalışan ustalardan. Yorgancılığa, ortaokulu bitirmesinin ardından çırak olarak başlayan Deveci, askere gidip geldikten sonra ‘Özenir Yorgan Dikimevi’ adıyla kendi dükkanını açtığını anlattı. Yorgancılığın o yıllarda rağbet gören bir meslek olduğunu vurgulayan Deveci, “Hazır yorganların piyasaya çıkmasıyla beraber bizim mesleğe de ilgi azaldı. Eski insanların el işi yorganlara gösterdiği özeni ve ilgiyi maalesef şimdiki insanlar göstermiyor. Bu da her geçen gün mesleğimizin körelmesine neden oluyor. Şu anki duruma bakacak olursak, hiçbir ustamızın yanında çırak yok. Ustaların yaşları hep 50’nin üzerinde. Böyle giderse 10 yıl sonra bu meslek biteceğe benziyor. Yaşamasını çok istiyoruz ancak hayat şartları bu noktaya getirdi” dedi.

“İĞNEYLE KUZU KAZMAYA BENZİYOR”

Eski insanların yorganı ‘evin aynası’ olarak gördüğünü dile getiren Deveci, “Bu işte sabır, emek ve özveri çok önemli. Yorgancılık, iğneyle kuyu kazmaya benzer bir iş. Çeyizlik bir yorgan üzerinde en az iki gün mesai harcıyorum. Elde dikilen yorganlara ilgi azalınca, şilte, divan ve koltuk kılıfı gibi işlere de yöneldik. El işi yorgan diktirmek isteyen vatandaşlarımıza da elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorum. El işi yorgan elyaf yorganlara göre daha sağlıklı. Yün ve pamuk her şeyin en iyisi. Sağlıklı olmasının yanı sıra kullanımı rahat. Tek dezavantajı yıkamaya uygun olmaması” diye konuştu.