Türk Sağlık - Sen'den 'ağır yaptırım' çağrısı

İstanbul’da Psikiyatri Uzmanı Fikret Hacıosman’ın bir hastası tarafından öldürülmesine ilişkin açıklama yapan Türk Sağlık Sen Aydın Şube Başkanı Ahmet Bozkurt, sağlık çalışanlarına şiddetin önlenmesi için ağır yaptırımlar uygulanması çağrısında bulundu

Türk Sağlık Sen Aydın Şube Başkanı Ahmet Bozkurt, Psikiyatri Uzmanı Fikret Hacıosman’ın, İstanbul’da bir hastası tarafından öldürülmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Sendika olarak sağlık çalışanlarına şiddete ve işlenen cinayetlere karşı defalarca önlem alınması çağrısında bulunduklarını hatırlatan Bozkurt, “Ne yazık ki uyarılarımız dikkate alınmadığı gibi geçmişte yaşanan vahşetler de birkaç gün kınama ve taziye mesajları ile geçiştirilip unutulanlar kervanına katıldı. İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın sözü siyasilerin işlerine geldikleri zaman kullandıkları bir cümle olmaktan çıkıp, gerekenler yapılsaydı bugün bunlar yaşanmayabilirdi. Sağlık çalışanlarına uygulanan şiddet sadece televizyonlarda verildiği zaman saldırganların tutuklandığı tuhaf bir adalet anlayışı hakim olmasaydı bugün başka şeyleri konuşuyor olabilirdik. Fakat bunların hiçbiri olmadı. Bir doktorumuz daha bir cinayete kurban verdik” değerlendirmesinde bulundu.

“HAYATIMIZDAN ENDİŞE DUYMAKTAN YORULDUK”

İstanbul’da işlenen cinayetin ilk olmadığını, bu gidişle son da olmayacağını kaydeden Bozkurt, şu görüşleri aktardı:

“Bu vahşet düzeni gerekli önlemler ve ağır yaptırımlar olmaz ise sürüp gidecek Çözüm için geç kalınmıştır. Bu doğrudur fakat yanlışın neresinden olursa olsun dönmeyi bilmekte bir erdemdir.Yeni dönem diyoruz ama sürekli eski sorunlarla boğuşuyoruz. Artık bir şeyler yapılsın. İyi dilekler, temenniler bir kenara bırakılsın. Çalışana sevgi içeren cümleler kurmak yerine onların sorunlarını çözen adımlar atılsın. Gelin şiddeti; el birliği ile çözelim, en aza indirelim. Biz buna hazırız. Bakanlık, STK’lar ve diğer tüm paydaşlar bir araya gelelim, Ne yapabilirizi tartışalım, karara bağlayalım. Çünkü sağlık çalışanları sadece güvenli çalışmak ve akşam olunca sağ salim ailesine kavuşmak istiyor. Hastanelerin savaş meydanlarını andırdığı, çalışanın her saniye şiddete uğrama endişesi ile yaşadığı bir ortam olarak kalmasını istemiyor

Şifa veren eller kendi hayatlarından her gün endişe duymaktan yoruldular. Bunun düzeltilmesini istiyorlar. Bizde onların sesi oluyor ve bu çağrıya kulak verin diyoruz.”