JES'lere sıkı denetim çağrısı

Efeler Ziraat Odası Başkanı Mehmet Kendirlioğlu, il genelindeki jeotermal enerji santrallerinin (JES) dünyadaki örnekleri gibi iyi ve sıkı bir şekilde denetlenmesi çağrısında bulundu.

Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu toplantısı, Efeler Ziraat Odası’nda gerçekleştirildi. 16 ilçenin ziraat odası başkanının katılımıyla gerçekleşen toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Efeler Ziraat Odası Başkanı Mehmet Kendirlioğlu, “İlimizde kurulmuş olan veya kurulacak olan JES’ler, dünyadaki örnekleri gibi iyi ve sıkı denetlenmeli, faaliyetlerinin yasa ve yönetmeliklere uygunluğu kesin olarak sağlanmalıdır” dedi.

Jeotermal tartışmalarının geçmişine değinen Kendirlioğlu, “Jeotermal konusu, Aydın’ımızın gündemine Buharkent ilçemizin yakınlarında bulunan ‘Kızıldere’ sondaj çalışmalarından itibaren girmiştir. Buradaki ve bundan sonraki sondajlardan ve hızla artan tesislerden çıkan akışkanın yapılan analizlerinde normalin çok üzerinde bor ve benzeri ağır metallerin çıkması üzerine sorun olarak karşımıza çıkmıştır” diye konuştu.

“Aydın’ımızın toprakları hem tarım, hem de enerji havzası olarak varlığını sürdüremez mi?” sorusunu soran Kendirlioğlu, şöyle devam etti: “Elbette sürdürebilir ve sürdürmelidir de. Ancak ilgili kanun ve yönetmeliklerde günümüz şartlarında düzenlemeler yapılmalı, kanunen öngörülen koruyucu tedbirler eksiksiz uygulanmalı ve görülen ihlaleler halinde ilgili enerji şirketlerine gerekli ve etkili, idari, mali ve cezai yaptırımlar uygulanmalıdır.”

“TEHLİKE ARZ EDİYOR”

Çiftçilerin karşılaştığı sorunlardan söz eden Kendirlioğlu, “Jeotermal akışkanlar, yüksek miktarda bor içerdiğinden Büyük Menderes Nehri’nde jeotermal kaynaklı kirlilik olduğunu söyleyebiliriz. Jeotermal akışkanlıkların içerdiği kimyasalların parametre değerlerinin yüksek çıkması, Büyük Menderes suyunun tarım sulamasında kullanılmaması gerektiğini ifade etmektedir. Doğal çıkışlı sıcak suların aksine jeotermal sistemler bölge ekosistemi açısından tehlike arz etmektedir. Yüksek oranda ve ciddi anlamda bor, çinko, amonyum kirliliği söz konusudur. Kirlenmenin fazla olduğu bölgelerdeki ağaçların meyvelerinde küçük kalma / rozetleşme ve damarlaşma sorunları mevcuttur” görüşlerini aktardı.

“TARIM ALANLARI YOK EDİLMEMELİ”

JES’lerin olumsuz etkilerine karşı çözüm yollarını sıralayan Kendirlioğlu, “Dünya ülkelerinin jeotermal yasaları ve yönetmelikleri karşılaştırılarak, mevcut yasaların tekrar güncellenerek düzenlenmesi ve bu yasal düzenlemeler yapılırken halk enerjinin tarım ürünlerimiz, hayvanlar ve insan sağlığı üzerindeki oluşabilecek olumsuz etkileri dikkate alınmalıdır. İlimizde kurulmuş olan veya kurulacak olan JES’ler dünyadaki örnekleri gibi yerleşim yerlerinden yaşamı engellemeyecek / zarar vermeyecek kadar uzaklıktaki mesafelere kurulmalıdır. Üretim kuyusu açmak, iletim borusu inşa etmek için zeytin, incir, pamuk, üzüm ve benzeri diğer tarım alanları yok edilmemelidir. Jeotermal sistem çevresinde yaşayan halkın göç edecek başka yurdu olmadığı kabul edilmelidir. Mevcutları yeter, yeni santraller istemiyoruz” değerlendirmesinde bulundu.