DSP Genel Başkanı Aksakal: Bülent Ecevit'in benimsediği 'demokratik sol' çağımızın gerçekçi hümanizmidir

DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, “Bir dünya görüşü olarak benimsediği 'demokratik sol' çağımızın aktif ve gerçekçi hümanizmidir. Çoğulcu ve özgürlükçü yaklaşımlar içeren 'ortanın solu' politikalarını savunarak başarıya ulaşmıştır." dedi.

Aksakal, AA muhabirine, DSP'nin onursal Genel Başkanı ve eski Başbakanlardan Bülent Ecevit'in ölümünün 14'üncü yılı dolayısıyla açıklamalarda bulundu.

Bülent Ecevit'in Türkiye'nin yarım asırlık dönemine damga vurduğunu söyleyen Aksakal, Ecevit'in dürüst, halkçı, vatansever ve milliyetçi bir solcu olduğunu ifade etti.

Ecevit'in Türk siyaset tarihine getirdiği yenilikler ve devlet yönetimindeki kararlı duruşunun onu dünya milletlerinin gözünde de büyüttüğünü belirten Aksakal, şu ifadeleri kullandı:

"İç ve dış politikada başarılı stratejileri, onun Türkiye'nin gerçek liderliğini yüklenebilecek niteliklere sahip olduğunu göstermiştir. Onun politikasını yönlendiren ana özelliklerinden birisi gerçek insan sevgisidir. Bir dünya görüşü olarak benimsediği 'demokratik sol' çağımızın aktif ve gerçekçi hümanizmidir. Çoğulcu ve özgürlükçü yaklaşımlar içeren 'ortanın solu' politikalarını savunarak başarıya ulaşmıştır. Ecevit, 'Öyle bir düzen olmalıdır ki, bu halkı yoksullaştırarak değil zenginleştirerek, yatırım ve kalkınma için gerekli kaynaklar ve tasarruflar sağlansın' diyordu."

Ecevit'in alçak gönüllülü, dürüst ve kitlelere hitap etmede doğal bir beceriye sahip olduğunu vurgulayan Aksakal, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ecevit, yumuşak ve nazik bir müzakereciydi. Nezaketten ayrıldığı hemen hemen hiç görülmemiştir. Ama yumuşaklığı sınırlıdır, veremeyeceği tavizlere zorlandığı zaman sertleşir. İç politikada tanık olduğumuz bu özelliği dış politikada da görülür. ABD'nin Türkiye'ye dayattığı haşhaş ekimi yasağına karşı kişilikli, haysiyetli, aktif bir dış politika izleyerek emperyalistlere karşı çıktı. Kıbrıs Barış Harekatı'nda gösterdiği kararlılık ve başarısıyla uluslararası alanda da dikkatleri üzerinde toplamayı başarmıştı."

Bülent Ecevit'in bir Cumhuriyet aydını olduğuna işaret eden Aksakal, "En büyük tutkusu şiir yazmak ve çay içmekti." diye konuştu.

Aksakal, Ecevit'in 1994'te DSP'nin 3. Olağan Kurultayı'nda yaptığı konuşmada, KKTC için özerklik görüşmelerine geçilmesi gerektiğini, aksi takdirde Rum kesiminin Avrupa Birliğine kabul edilerek Türkiye'nin zor duruma düşebileceğini görecek kadar ileri görüşlü bir lider olduğunu ifade etti.

Ecevit'in DSP Genel Başkanlığı yaptığı dönemde partinin Aydın İl Başkanı olduğunu aktaran Önder Aksakal, şöyle konuştu:

"Her buluşmamızda önce Ege bölgesindeki köylü ve çiftçinin durumunu, tarımsal üretimin sonuçlarını merak ederdi. Üreticinin ve hayvancılığın durumunu konuşur ve değerlendirmeler yapardık. Türkiye'nin dünya milletleri arasında saygın ve güçlü bir ülke olabilmesi için ekonomik olarak kalkınmasını önemserdi. Bunun yolunun da önce köylerin ve köylünün kalkınmasından geçtiğine inanırdı. Görevi bıraktığı kurultayda, bizlere bu konuda önerilerde bulunmuştu. 'Ben köylere giderek, köylüleri önemseyerek bu başarıları elde ettim. Bugün köyleri ve köylüleri bitiriyorlar, mutlaka köylere gidin' demişti."

2004'teki yerel seçim sürecinde Aydın'da düzenledikleri miting sonrası Rahşan ve Bülent Ecevit çiftinin onuruna yemek organizasyonu düzenlediklerini anlatan Aksakal, şunları kaydetti:

"Yemeğin finansmanına katkı sağlaması için partimizin logosu olan güvercinin altından rozetlerini yapıp satışa çıkarmıştık. Bülent Ecevit'e bu rozetten hatıra olarak takdim ettiğimizde rozetin bedelini ısrarla bize takdim etmişlerdi. Yemekte Bülent Bey'in en çok sevdiği 'Yemen Türküsü' ve Rahşan Hanım'ın sevdiği 'Sarı Gelin' türküsünü bağlamayla çalıp söylemiştim. Çok mutlu olmuşlardı. Sonrasında Ankara'da her buluşmamızda 'Önder Bey bir daha ne zaman türkü söyleyeceğiz' diye sorardı, ama bir daha öyle bir fırsatı da maalesef bulamadık."