Ali İhsan Özçakır

Ali İhsan Özçakır

24 Kasım “Bilim ve Kültür Ordusunun Günü.”

İngilizce Öğretmenliğine ilk başladığım 1969 yılının Kasım ayının24’ ünde yoktu Öğretmenler Günü. 12 yıl süresince, hediyelerle, çiçeklerlekutlamaya gelenimiz de olmadı hiç. Emekli bir eğitimci olarak, geçen yıllardaöğretmenlerimizin toplumdaki saygınlığını hiç unutmadım. Hep gurur duydum. “İyiki Öğretmen oldum” diye. Bundan sonra da, bu kutsal mesleğin bir üyesi olarakhep gurur duyacağım.

Önderimiz Gazi Mustafa KemalAtatürk'ün 100. doğum yıl dönümü olan 1981 yılında, 24 Kasım’ın her yılÖğretmenler Günü olarak kutlanması kararlaştırıldığında, genç bir öğretmenolarak çok sevinmiştim. Bizim de bir günümüz vardı artık. Önemsenecek,gelecekte dertlerimize çareler bulunacak, toplumda saygın bir yerimiz olacaktı,“1 gün de olsa bile”.

24 Kasım Atatürk'ün Millet Mektepleri Başöğretmenliğini kabul ettiğigündür.

1 Kasım 1928 tarihinde çıkarılan 1353 sayılı kanunla, Arap alfabesiyerine Latin alfabesinin kabulünden sonra, Bakanlar kurulu 11.11.1928 günüyaptığı toplantıda Atatürk’e Millet Mektepleri Başöğretmenliği unvanınıvermiştir.

Önderimiz Atatürk niçin "Milletleri kurtaracak olan yalnız veancak öğretmenlerdir." demiştir? Yanıtını O’nun şu sözlerinde bulabiliriz.

“Muallimler, Cumhuriyet; fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli veyüksek seciyeli muhafızlar ister. Yeni nesli, bu evsaf ve kabiliyette yetiştirmeksizin elinizdedir."

Bu nedenle Atatürk'ün manevî mirasına en fazla sahip çıkması gerekenkesim, öğretmenlerdir.

Ancak, öğretmen yetiştiren kurumların da, kaliteli bir eğitimigerçekleştirebilecek şekilde teknolojik araç ve gereçlerle donatılmalarınınyanı sıra, “İnsan Mühendisi” olan öğretmenlerin de, insanca yaşamalarının,mesai dışında ek işler yapmak zorunda bırakılmamalarının ve en önemlisi de,yıllar önceki saygınlığının kazandırılması için ne gerekiyorsa, bir an öncesağlanması çok yerinde olacaktır.

Acilen çözüm bekleyen çok önemli bir konuyu da yinelemek isterim. 15Temmuz sonrasında, gerçekten haksız yere mağdur edilen, suçu sabit olmadığıhalde görevlerine son verilen, çoluk - çocuğu ile perişan edilenöğretmenlerimiz için bir an önce gereken yapılmalı, onların mağduriyetlerigiderilmelidir.

Günümüz şartlarında, çeşitli nedenlerle – yaşın yanında kurunun dayanması sonucunda - mağdur edilen öğretmenlerin, öğretmenlik ve özlükhaklarının tekrar verilmesi, onların ve çocuklarının daha fazla bu acıyıçekmemelerinin sağlanması, en doğru veakılcı yoldur.

Öğretmenlerimize gereken önem ve değerin verilmesi, sorunlarınınçözümlenmesi, onların kutsal mesleğimize daha sıkı sarılmalarını sağlayacaktır.

Ruhen ve bedenen sağlıklı düşünen öğretmenler, çalışkan, üreten vemilletini seven nesiller yetiştirebilir. Doğruluk, dürüstlük, yardımseverlikgibi evrensel değerlere ulaşmamızı sağlayan, bize gerektiğinde anne, baba vearkadaş olan çok değerli öğretmenlerimizin sorunlarına kalıcı çözümler üretmedikçe,eğitim-öğretim alanındaki amaçladığımız hedeflerimizi de tam olarakgerçekleştiremeyiz.

Gelecek gençlerin, gençler ise öğretmenlerin eseridir. Geleceğingüvencesi eğitime, eğitim ise öğretmene dayalıdır. Toplumların uygarlık düzeyi,öğretmene verdiği değerle ölçülür.

“Dünyanın her yerindeöğretmenler toplumun en özverili ve en saygıdeğer öğeleridir” sözüyle Ata’mız öğretmenlerimizin toplumdakiyerini belirtmiştir.

Çalışkan, dürüst ve insani değerlere sahip insanlar olmamız, sevgidağıtıp içimizi aydınlatan öğretmenlerimize verebileceğimiz en güzelarmağandır.

Bu yıl yine klasik kutlamalar ve konuşmalar yapılacak veöğretmenlerimize övgüler yağdırılacak, özellikle de, ekonomik sıkıntılarınıngiderileceği söylenecektir. Bu arada, öğretmenleri çok tedirgin ve huzursuzeden bir durum da, bazı velilerin veöğrencilerin Alo 147’yi arayarak – isteklerini yerine getirmeyen öğretmenlerişikâyet ettiklerini; beğenilenöğretmenlerde çocuklarını okutmak isteyen velilerin okul yönetiminebaskılarını; öğretmenlerinin ellerini öperek, saygılarını göstermek yerine,öğrencilerin “Öğretmenler Gününüz Kutlu Olsun” mesajlarını Facebook, Instagram ve benzeri “sosyal medyada” yazdıklarını; veli ve öğrencilerinde öğretmenlerini not ile değerlendireceklerini; 24 Kasım’da yine birliktegöreceğiz. Gün geçtikten sonra, yıllardır “Yap-boz Tahtası”na döneneğitimimizde, süregelen belirsizlik ve öğretmenlerimizin yaşamları değişecekmidir?

“24 Kasım Öğretmenler Günü”nde, öğretmenlerimizin spor, tiyatro,koro ve solo konser, resim sergisi ve benzeri etkinliklerini hiç izlediniz mi?İzlemenizi öneririm. Ben yıllarca izledim. Etkinlik sonunda, öğrencilerininonları ayakta alkışlayarak takdir etmesi, her şeye değer. Öğretmenlerimizin “gülümseyen yüzlerini” ben sadece oanlarda gördüm. İzlerseniz, eminim, sizler de göreceksiniz.

Ebediyete intikal etmiş bütün öğretmen ve eğitimcileri rahmetleanıyorum. Değerli meslektaşlarıma, çalışma arkadaşları ve öğrencileriyle dahamutlu ve başarılı, sevenleriyle de sağlıklı ve huzurlu yaşamalarını dilerim.

Şu küçük dizelerle sevgili öğretmenlerimizi bir kez daha saygıylaanıyorum.

“İki kere ikiyi, türlü türlü bilgiyi, öğrendiğim her şeyi, öğretenesaygılar.”

İçimizdeki acı ve buruklukla, saygıdeğer Öğretmenlerimizin“Öğretmenler Gününü” kutlar, sağlık, mutluluk ve başarılar dilerim.

Sevgiyle kalın. Saygılarımla.