Menderes Akdağ

Menderes Akdağ

KARŞI PROPAGANDA - SANSÜR – TELEVİZYON (KAMUOYU KAVRAMININ YAPISAL DÖNÜŞÜMÜ)

Sansür, karşı propagandayı etkisizleştirilmesidir. Kitaplar,özellikle elektronik iletişim öncesinde oldukça etkili propagandamalzemeleridir. Bazen devlet, kaba kuvvet aracığıyla kitapları yasaklayarakbilgi akışını engellemeye çalışmıştır. Bilginin akışını engellemek ise karşıpropagandanın güç veya taraftar kazanmasının engellenmesidir. Çin’deKonfüçyüs’ün “Analitik” adlı eseri İmparator Chi Huang Ti’nin talimatıylaortadan kaldırılmıştır. Ars Amatoria adlı eserinin sistem adına yarattığırahatsızlıktan dolayı Roma İmparatoru Agust, Ovid’in tüm eserlerinin okunmasıve okutulmasını yasaklamıştı. Modern düşüncenin temeli kabul edilen EskiYunanlılarda dahi kitap yakmalar görülmüştür. Protagoras adlı filozof birkitabında Yaratıcının varlığından şüphe duyduğunu söyleyince hışımdan kendinikurtaramamış, kitapları yakılmıştır. Matbaanın icadıyla her türlü kitabın veneşriyatın yapılabileceği veya buna izin verileceğini, verildiğini inanmakmümkün değildir. Yazıya dökülmüş bir düşünce eğer tehlike kabul edilirse budüşüncenin basılı bir materyale dönüştüğünü düşünmek de yüz kat dahatehlikelidir. İngiliz kralı VIII. Henry, Star Chamber adlı mahkemeyi aykırıkitapları toplatmak için yetkilendirmiştir. Matbaa, barut çağının bir icadıdır.Buradan yola çıkarak matbaanın egemen olduğu bir çağda bilgi zihnin birbarutudur. O günkü monarşilerin ve diğer egemen güçlerin de sansür yoluylaamacı bu barutun yersiz şekilde patlamasını önlemekti(Postman, TelevizyonÖldüren Eğlence, 2010, s.155.). Amerikankolonileri, İngiltere’den bağımsızlıklarını elde ederken belki hükümetlerinintiranca uygulamaya girmesinden çekindiler. Yayımladıkları “Haklar Bildirgesi”hükümetlerinin bilgi akışını kısıtlamaya dönük faaliyetlerini engelleme amacıda taşımaktadır. O gün ulaşım yaygın olmadığı için kitaplar, yerel gazeteleroldukça önemliydi. Haberler ya da fikirler tek bir merkezden çıkmamaktaydı.Onlarca görüş, onlarca renk mevcuttu. Ancak gösteri çağı dediğimiz Televizyon gibi kitle iletişim araçlarınınolduğu günümüzde bilgi akışı kavramı tamamen maniple edilmiştir. Bilgiçağındayız, haber alma özgürlüğü, bütün bunlar sunulan kavramlardır. Oysakitekelleşmiş medya kanalıyla biz aslında dayatılan bilgiye maruz kalıyoruz. Prof. Gerbner : “Özgürlük televizyonukapatarak elde edilemez. Televizyon, çoğu insanın gece ya da gündüz en çokhoşlandığı şeydir. Biz ezici çoğunluğun düğmeyi kapatmayacağı bir dünyadayaşıyoruz. Mesajı bu kutudan almasak dahi başka inşalardan nasılsaalırız.(Postman, s.156.)” Günümüzde kamuoyu kavramı yapısal dönüşüme uğramıştır.Kişiler, medyanın kendilerine zerk ettiği düşünceleri kendi düşünceleriymişifade etmektedir. Günümüzde de sansür uygulamalarının eskisine oranla sıkgörülmemesinin nedenlerin bir tanesi toplumun demokratikleşmesinden daha ziyadeböyle bir uygulamaya televizyon etkisiyle gerek kalmamasında aramak gerekir.Zaten bu, televizyonun doğasında vardır. Televizyon bizim özgürlüklerimizikısıtlar ve bunu masumca yapar. Bir öğrencinin kitap okuma özgürlüğütelevizyonlar tarafından elinden alınıverir. “Televizyon, kitapları yasaklamaz,sadece onların yerine geçer.” (Postman, s157) Roma İmparatorluğu’nda eğlenceninkitleleri meşgul edecek bir silah olduğunu anlayan imparatorlar oldu. Roma’danbugüne tüm tiranlar, diktatörler, imparatorlar halkın eğlenceli olmayan şeylerepek rağbet etmeyeceklerini bilselerdi sansür silahına sarılmadan meselelerikendileri açıdan hallederlerdi. Eğlenceyle sansüre gerek kalmayacağını bilmekonlar için ne büyük bir sevinç kaynağı olurdu. Televizyon bir eğlence aracıdır.Bu nedenle bilgi basitleştirilmiş, tarihi temellerden yoksun, özün koparılmışolarak verilir(Postman, s.157-158.) Haberlerin dahi bir müzikli jeneriklebaşlaması televizyonun bir eğlence kaynağı olduğunu açıkça ortaya koyar.Televizyon çağında sansüre lüzum kalmamıştır. Youtube “hortum gören teyze” adlıvideonun binlerce tık almasını bu açıdan ele almak da fayda vardır.