Serdar Şenol

Serdar Şenol

İKLİM KRİZİNDE TEHLİKELİ EŞİKTEYİZ

Bilim adamları son elli yıldır yaptıkları ayrıntılı incelemeler neticesinde küresel iklim değişikliği ve onun getireceği felaketleri anlatıyor, ülke ülke dolaşarak seminerler düzenleyerek. Ancak birkaç zengin ülke ağır sanayilerinde kullandıkları fosil yakıtlar yüzünden Paris ve Kyoto iklim antlaşmalarına fiilen katılmayarak atmosferimizin hızla kirlenmesine ve kutup buzullarının erimesine, dünya hava sıcaklıklarının aşırı artış göstermesine seyirci kalmaya devam ediyor.

***

Geçtiğimiz günlerde bir açıklama yapan Dünya Meteoroloji Örgütü dünya genelinde yirmi yıl içinde hava sıcaklığının beklenen sıcaklık artış değerini aşarak iki katına ulaşacağını söyledi. Yani önceden açıklanan 1,5 derecelik artışında üzerine çıkılacağı iki katı artışla 3 derecelik sıcaklık artışları yaşanacağı öngörülüyor. En kötü senaryo ise bu artışların her on yılda artarak kritik seviyelere ulaşacağı dillendiriliyor. Böyle yaşanması olası durumlar karşısında insanların tamamı etkilenecek. İçme ve kullanma su kaynakları kuruyacak, su olmayınca da tarım yapılamayacak. İnsanlığı zor ve ürkütücü yıllar bekliyor bu verilere göre…

***

Hollywood sineması yıllardır iklim krizini ve yıkıcı etkilerini anlatan sayısız filme imza attı. Öyle ki bazı filmler şimdilerde yaşanan küresel yıkıcı hava olaylarını o zamanlarda sahnelemişti. Tornado denilen devasa hortumlar, şiddetli dolu ve kar yağışları, aşırı sıcak hava dalgaları, kuraklıklar, kıtlıklar şimdilerde tüm dünyada yaşanıyor. Öte yandan bu felaketlere bir de haftalarca söndürülemeyen orman yangınları da eklendi. En korkutucu olanı da orman yangınları zira insanlar yaşamak için oksijene muhtaç ve en fazla oksijen üreten yerler de ormanlar. Ayrıca bu orman yangınlarında endemik bitki türleri ve yaban hayvanlarının yaşama ve yiyecek alanları da yok oluyor maalesef.

***

Bilim insanları konunun hassasiyetini her platformda anlatmaya devam ediyor. Ancak yeterli girişimlerde bulunulmaması ve her geçen günün bir gün öncesinden vahim olaylar yaşatması da endişeyi daha da büyütüyor. Bu gidişle yakın gelecekte yiyecek ekmek ve bir bardak su bulmamız çok zor olacak. Temenni ediyorum ki zararın neresinden dönersek karımız o olacak, acil adımlar atmalı ve kritik eşikten geri dönmeliyiz…