Alper Uzungüngör

Alper Uzungüngör

PADİŞAH KORUMASI SOLAKLAR VE ZUHAFLAR

Osmanlı devlet idaresinin en temel, en gösterişli, en uzun ömürlü kurumlarından birisi de muhafız birlikleriydi.

Padişahın can güvenliğinden ve tören hizmetlerinden sorumlu ilk birlik, Yıldırım Bayezid zamanında Bursa'da kurulmuş ve Bey Sarayında konuşlanmıştı.

Birliğin tam anlamıyla şekillenmesi, Fatih kanunnamesinden sonra hazırlanan tüzüklerle gerçekleşmiştir.

Diğer bir ifadeyle Yeniçeri Ocağından padişah korumasına ayrılacak askerlerin niteliği, sayısı, donanımı, günlük kazançları gibi her husus kayıt altındaydı ve kimseye ayrıcalık tanınmazdı.

Bazılarımızın doğuştan sahip olduğu bir takım özellikler de genel şartlar arasındaydı.

Örneğin koruma askerlerinin solaklığı, yani sağ el yerine sol ellerini kullanması zorunluydu.

Bu askerlerden “solaklar” veya “rikab solağı”, birliklerinden ise “Solakani Hassa” ifadesiyle bahsedilmesinin sebebi de bu kuraldır.

Solak askerleri acemi bölüğünde okuma-yazma ve temel bilgileri öğrenir, Yeniçeri Ocağı ortasında yirmi beş yaşına kadar silah dâhil alan eğitimleri alırlardı.

Solaklar, uzun boylu ve gösterişli, çok iyi silah kullanan, saldırı ve savunma tekniklerine hâkim, cesur, kuvvetli, tecrübeli, sezgi sahibi, düşmanı tanıyan, hitabeti düzgün Yeniçeri askerleriydi.

Solakbaşılar tarafından seçilirler, sarayın üç numaralı ismi Darüssaade ağası tarafından kontrol edilerek tayinleri yapılırdı.

Mavi ve yeşil gözlüler, sarı saçlılar, köseler ve kısa boylular solak bölüklerine giremezdi.

Solaklar, saray içinde padişahın en yakınında silahlı nöbet tutardı. Saray dışında ise silahlarını kavramış vaziyette padişahın önünde, iki yanında ve arkasında yürürlerdi.

Diğer solak bölükleri de padişahın etrafında bir çember oluşturarak ilerlerdi. Solakbaşlarıyla beraber dış koruma çemberindeki solakların sayısı dört yüzü bulurdu.

Solaklar, gösterişli üniformaları, sorguçlu başlıkları, göz alıcı silahlarıyla çok dikkat çekerlerdi.

Solakların geliştirdiği kişi koruma yöntem ve tekniklerinden bir kısmı günümüz VIP koruma hizmetlerinde halen kullanılmaktadır.

Bu askerlerin görev yaptığı zamanlarda öldürülen padişah görülmemiştir. İki padişahın zehirlenerek öldürüldüğü iddiasını bir tarafa bırakırsak ölümlerin tamamı hastalık sonucudur.[1]

Ancak tahtan indirildikten sonra intihar, boğulma, zehirlenme, saldırıya uğrama ve kaza gibi vakalarda hayatlarını kaybeden padişahlar bulunmaktadır.

19. yüzyılın başlarında önemini yavaş yavaş kaybetmeye başlayan Solakani Hassa birliği, Yeniçeri Ocağı ile birlikte 1826'da kapatılmıştır.

Solakların görevleri önce Rikabı Hümayun'a, Tanzimat Fermanından sonra kurulan

Zaptiye teşkilatına ve daha sonra da 1846'da kurulan Zaptiye Müşirliğine verilmiştir.[2]

II. Abdülhamit'in taht döneminde (1876-1909) ise saraydan çıkarılan zaptiyelerin yerine yeni kurulan alay askerleri görev almıştır.

Yıldız Sarayının koruması Zuhaf Alayına, padişahın yakın koruması Silahlı Maiyet Bölüğü'ne verilmiştir.

Zuhaf Alayı, sarıklı ve fesli diye ikiye ayrılırdı. Fes takan zuhaflar Arnavut, sarık takan zuhaflar ise Arap birliklerinden seçilmiştir.

Silahlı Maiyet Bölüğü'nün askerleri ise Karakeçili Türkmenlerin oluşturduğu Ertuğrul Alayı ile Dağıstan Süvari Bölüğü askerleri arasından alınırdı.

1909'da patlak veren 31 Mart isyanının bastırılmasından sonra Meclis kararı ile tahtan indirilen II. Abdülhamit'in kurduğu özel alaylar kapatılmış, Zaptiye Müşirliği de kaldırılmıştır.

Meşrutiyet ortamında hemen her alanda gerçekleştirilen yenileşme atılımlarıyla önemli değişimler yaşanmıştır.

Bu gelişmelerden birisi de padişahı koruma hizmetinin İçişleri Bakanlığına verilmesi, İstanbul Vilayeti ve Emniyeti Umumiye Müdüriyeti kurulmasıdır.

1920'de Ankara'da TBMM'nin açılışından iki ay sonra bugünkü Emniyet Genel Müdürlüğünün temelleri atılmış ve koruma hizmetlerinde yeni bir dönem başlamıştır.

***

Kaynakça:

(i) Hakan Karateke, Padişahım Çok Yaşa, İş Bankası Kültür Yayınları, 2017. (ii) Zeynep Tarım Ertuğ, Osmanlılar'da Padişah Muhafızlığı Yapan Askeri Zümre: Solak, Erişim Tarihi: Ocak 28, 2021. (https://islamansiklopedisi.org.tr/solak)

Dipnotlar:

[1] I. Murat, 1389'da Kosova'da savaş meydanında şehit edildiğinde solak teşkilatı kurulmamıştı. II. Sofu Bayezid ve Fatih Sultan Mehmet'in ise zehirlenerek öldürüldüğünü bazı tarihçiler belirtmektedir.

[2] Rikabı Hümayun, Padişahların saraydan ayrıldıklarında sarayın bütün işlerini üstlenen vezirlik makamıdır.

[3] Dağıstan Alayı, Şeyh Şamil'in akrabası Avarlı kabilelerden kurulmuştur.