Mehmet Özçakır

Mehmet Özçakır

BİR ELİN NESİ, NE KENDİSİ NE DE SESİ

Ata sözlerimizin her biri başlı başına bir kitap gibi.

Bir elin nesi var , iki elin sesi.

Birlikte olmazsak , tek başımıza hiçbir şeyiz demek ki..!

Aydın’ın sekiz vekilini düşünürseniz ,

ne demek istediğimi anlamışsınızdır.

Aydın batının en ucunda , merkez ilçesinde denizi olmasa da,

Çok değil yarım saatte ulaşılan bir kıyısı,

Daha ötesi Ege denizi ve Avrupa ile sınırı,

Muasır Medeniyete denizden komşuyuz

hatta Sisam adasına ve dolayısıyla AB’ ye , bir botla geçecek kadar yakınız.

gel gör ki , sözde bu Avrupa’nın en yakın komşuyuz,

ama, hep söylerler ya,

Avrupa’nın iyi şeylerini yüzyıllardır bir türlü alamamışız..!

Ama şimdi Çinhindi'den aşıyı getiriyoruz.

Kendi aşı enstitümüzü kapattıktan sonra..!

Oysa batı’ya en uzak , medeniyetin feyzine uzak orta Anadolu ve doğu illerimiz,Kayseri,Gaziantep,Malatya kentlerinin bir sorununu çözmek için tüm vekiller kenetlenmiş bir arada..!

Birlik ve beraberlik içinde.

Doğu mu batı olmuş , yoksa batı mı doğu da gelişmişlikte önde ,kafalar iyice karışık..?

Siyasetçiler , medya da , fotoğrafta , basında ver yansın ,

Ankara’ da mecliste ise hep bir arada , ne şiş yansın ,ne de kebap !

Benim anlamadığım Doğu illerinin vekilleri ,

nasıl da savunuyorlar, ortak paydaları olan kentlerini,

Ortak sorunda nasıl da sarılıyorlar birbirlerini..!

Gelgelelim Aydın’a,

Bırakın farklı siyasi rakipleri,

Aynı parti içinde ayaklara çelme takan kimileri..!

Ankara’da partisinden atılan vekil neyse,

Aydın da da aynı partili siyasetçiler kaşıkçı kavgası aynı kaşığın sapı, aynı küreğin sopası.

Aydın kavga , gürültü, hır gür den çok çekti.

Artık bu kentte birbirinizi ötekileştirmeyin.

Kamuoyu çok yakından izliyor bu filmi,

Bir yeri ile gülüyor , olan bitenleri,

Artık birleştirici , kucaklayıcı olma zaman geldi geçti.

Deve güreşlerindeki gibi , çelme atma, ayak oyunları bitmeli.

Bu ara salgın nedeniyle de , Milletçe ruh sağlığımız bozulduğundan,

Bozulan ruh sağlığımız ancak hoşgörü, empati, ile düzeltilebilir.

Nedir o vakit bunun reçetesi ve ilacı,

Toplumsal uzlaşma, anlama , katlanma , ve demokrasi..’

Dikkatimi çeken bir tespite hayıflanmamak elde değil..!

Aydın’da yapılan iyi şeylere , birilerince hemen bir kulp takmak ,

Neredeyse bir Aydın geleneği.

Kim yaparsa yapsın ,

Hatta hiç sevmediğiniz biri bile yapsa,

iyi şeyleri alkışlayacağımız yerde ,

Gündemdeki siyasetle özdeşleştirmek,

Arkasında neler olup bittiğine, kimin durduğuna şüphe ile bakmak,

Kimin arka bahçesi olduğunu dedikodu etmek,

en çirkini ise acaba ardında ne çıkar var ,kuşkulanmak..!

hani çok bilinen bir fıkradır.

Cehennemdeki gayya kuyularının başındaki zebani” fıkrası,!

Her ateş kuyusunun başında bir zebani durur ve kuyudan çıkmak isteyenlerin başına bir tokmakla vurup , cezasını çekmek üzere ateşin içine tekrar geri gönderirmiş.

bir tek Türkler ’in cehennem çukurunda zebani yokmuş, diğerleri sorunca , zebani cevaplamış,

- “gerek yok ki, onlardan biri yukarı çıkmak istese, diğerleri zaten ayaklarından çekip ateşin içine çekerler”

İşte biz Aydın’lılar birbirlerini böyle karalayıp, hem kendini hemde karşısındakini yıpratıp, bitirince, düşmana ne hacet.!

Aydın’a kentimize ,İlçelerimize, semtimize, gerek seçtiklerimiz , gerekse atanmışlarımız,

Bugün yakındığımız hali pür melalimizin birinci derece sorumluları ise, ikinci derece sorumlusu da bizleriz..!

Bu topraklarda, bizden sonra , çocuklarımız , torunlarımız , onlarında çocukları ve torunları da , bu kentte yaşayacaklar,

Bizim , bizden öncekilerin duyarsızlığından yakındığımız gibi ,

Bizden sonrakilerin de, bizim hakkımızda aynı şeyleri söylememeleri için ,

Kentimize , çevremize , ülkemize sahip çıkalım.

Gönüllü ve Aydın Sevdalısı olalım , size yapılan kötülük de olsa, yine de onları anlamaya çalışalım.

Çünkü “ KÖTÜLÜĞE KÖTÜLÜK HER KİŞİNİN, KÖTÜLÜĞE İYİLİK ER KİŞİNİN “

Bu kentin seçilmişleri atanmışları ,Tüm vatandaşları ,Yerel medyası ,Sivil toplum ve meslek odaları,

Aydın için artık bir araya gelelim,

Artık kamu ve Sivil toplum projelerini bir araya getirerek , daha güzel bir Aydın için ortak akılla bu kenti yönetmelidir.

Çünkü bu kentin DUYGUSAL SAHİPLERİ o kentte yaşayan insanlardır.

Kentin asıl sahiplerini yanınıza almadan , başarılı olamazsınız.

Akıllı insan kendi aklını kullanırken, daha fazla akıllı olanlar başkalarının da aklını kullanırlar.

Çünkü hata yapmak ve başarılı olabilmek için yeterince zamanımız , ömrümüz olmayabilir, başkalarının da hataları ve başarılarını örnek alarak , ders çıkarmalıyız.

Sivil toplum ve yerel dinamikler, demokrasinin kılcal damarlarıdır.

Aynı tespit yerel yönetimler içinde geçerlidir.

Unutmayın bugün kısır çekişmeler,

birbirimiz bir makam ve çıkar uğruna takılan çekmeler, Aydın’ın hayrına olmayan nafile ve anlamsızdır bu işler..!

Çünkü mezardakilerin pişman oldukları şeyler için

Bugün dünyadakiler ,hala birbirlerini yiyorlar.

Öküzün altında buzağı arayacağımıza,

gelin bir kıvılcım da siz yakın ..!

etrafı aydınlatın , Aydın’ı ışıl ışıl yapalım.

Bizden sonrakilere, bugünden daha iyi bir miras ve güzel bir Aydın bırakalım.

Yıllardır bu köşede yazar çizer , siz değerli okurlara seslenir ve yazımın sonuna da elektronik adres, cep telefonumu ve gönderi adresimi bırakırım.

Ama çok az kişi geri dönüş yaptığını da üzülerek izliyorum.

Artık sessiz uzaktan izlemek yerine , sizde tribünlerden inin, daha güzel bir Aydın için katkıda bulunun , beni , eleştirdiğiniz kurumları kişileri arayıp, konuşun.

Kurtarıcı aramayaın ,

Atatürk 'ün en zor zamanlarda dediği gibi,

“Şayet bir gün çaresiz kalırsanız, bir kurtarıcı beklemeyin. Kurtarıcı kendiniz olun.”

Çünkü, "çaresizseniz, çare yine de sizsiniz..!”

SÖZÜN ÖZÜ :

HAYATTA DÜŞTÜĞÜN ZAMAN UMUDUNU ,

YERDEN KALKTIĞIN ZAMANDA KİŞİLİĞİNİ ,

SAKIN KAYBETME..!

MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

P.K:110 EFELER - AYDIN

GSM : 0.542.7608691