Birsel Oğuz

Birsel Oğuz

ZAMAN ÖĞRETİR Mİ?

Kendi ile zaman zaman yüzleşen, kendi ile hesaplaşan insanın, yaşanmışlıktan edindiği deneyimden ve farkındalıktan çıkarımlarının bir kısmıdır sorunun yanıtları…

“Zaman ne öğretti?”

En yakın çevren için bile, ne kadar çabalarsan çabala yolunun yalnızca kendine özgü olduğu ve yalnızca ama yalnızca senin bu yolda değişip, yenilenebildiğini…

Hayal kırıklığı denilen lanetin, eğer sen izin verirsen senin kanını emerek ömür boyu başucundan ayrılmayacağını ve onu yüreğinden, benliğinden söküp atmanın gerekliliğini…

Mumun dibini de aydınlatmasının zor olduğu gerçeğini sözün eyleme dönüşmesindeki güçlüğü ve onu yenmek için amansızca verilen savaşımın sonucu ulaşılan yeni farkındalık düzeyinin hazzını…

“Zaman ne öğretti?”

Bilinçli, kişilikli bireyin farklı, hür ve kendine özgü yolunda yürümesinin verdiği mutluluğu ve bu ince, dar, asla ve asla sıradan ve sürüden olmayan, sıkıntı verici, zor yolda yürüyebilmenin güçlüğünü…

Kitle ile birlikte iyi, doğru ve güzele doğru yürümenin hazzı ile gerektiğinde onların tamamını karşısına alacak şekilde onlara çirkin yönlerini gösterebilme cesaretinin dengesini…

Asla! Ki bu asla demektir; halk dalkavukluğu olmamayı, bunu yapanların acınası hallerini…

Günü kurtarmacının, felsefesizliğinin, acizliğin, her devrin adamlığının kişiyi acınası derecede küçülttüğünü…

Saygının kazanılan bir değer olduğunu, o saygı için emek harcayıp onu kazanması gerekliliğini…

Onaylanma, beğenilme güdüsü ile başkalarının kişiyi değerlendirdikleri ölçütler uğruna yaşamını alt üst etmenin ne kadar genel olduğunu…

“Benim ondan neyim eksikçi” her zaman yarışmacı “ben de, ben de” söylemine sahip kişilerden mümkün olduğunca uzak durulması gerekliliğini…

Seçmenin, kendi yaşamının iplerini elinde bulundurmanın önemini, “fark etmezci”nin sıradan bir kitledeki herhangi biri gibi hiçbir zaman fark edilemeyeceğini…

Yaşamın insan gibi insanın kendini gerçekleştirebilmesi için bir fırsat olduğunu ve bu yolda zamanın çok ama çok değerli olduğunu…

“Kalabalığa karışmak için

Hiçbir özellik gerekmez ama

Yalnız ve dik durmak için

Gerçekten çok şey gerekir” Bukowski