Serdar Şenol

Serdar Şenol

UCUZ YAŞAMLAR

Kimilerinin bir eli yağda diğer eli balda yaşıyorken, diğerleri de bugün karnımı nasıl doyuracağımın düşünceleriyle boğuşuyor. Bu sorun tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaşanıyor maalesef. Kimileri bir gecede binlerce lirayı lüks restoranlarda ya da eğlence mekanlarında harcarken kimileri de bir ay boyunca çalışarak hayatını sürdürmeye çalışıyor.

İnsanoğlu niçin yaşar? Başını sokacağı bir çatısı olsun bir de karnını doyuracak yemeği olsun diye değil mi? Ancak şartlar o kadar ağır ve zorlayıcı ki bazılarının ne bir işi ne de sofrasında aşı var.

Hayatın acımasız çarkları arasında adeta savaş veren bu insanlar için geleceği düşünmek bile ürkütücü oluyor. Bazı ülkelerde yaşanan iç savaşlar insanların günlük ekmeklerini bile bulmalarına engel oluyor. Bu ülkelerde dış yardımlar gelse bile tam olarak karınlarını doyuramamanın acısını yaşıyor.

Ülkemizdeyse durum pek farklı değil, iş sorunu aş sorunuyla birleşince hayat adeta yaşanmaz oluyor. Asgari ücretle geçinmeye çalışan milyonlarca kişi artan enflasyonun karşısında ellerine geçen parayla ne yapacağını bilmez durumda yaşıyor.

Afrika ve Asya'nın geri kalmış ülkelerinde yaşayan milyarlarca insan günde kazandıkları 1 doların bile altında olan parayla yaşamlarını sürdürme savaşı veriyor. Açlık ve yoksulluk beraberinde hastalıkları, iç savaşları ve mülteci olarak başka ülkelere gitme sorununu meydana getiriyor. Kendi ülkelerinden kaçarak başka ülkelere giden bu insanlar şanslıysa yeni bir hayata merhaba derken, diğerleri de yaşamlarını kaybediyor uzak ülkelerde. Ucuz yaşamlar her yerde aynı senaryoyu yaşıyor maalesef, bitmişlik, açlık, köle misali çalıştırılmak, organ mafyalarının eline düşmek, kadın ve uyuşturucu tacirlerinin tuzaklarına çekilmek gibi sorunlarla savaşmak zorunda kalıyorlar.

Allah herkesin yardımcısı olsun demekten başka bir şey gelmiyor elimizden…