Mehmet Özçakır

Mehmet Özçakır

BİR KOVİTLİNİN GÜNLÜĞÜNDEN Daha önce de yazımın başlığıydı, ÇEMBER DARALIYOR.

Artık sokağa çıkma yasaklarını geri getirecek noktada , köşeye sıkıştık.

Maske mesafe de etkili olmuyor sanırım. Kovit, komşumuza, akrabalarımıza , hatta evlerimizin içine girdi. Geçenlerde uzun zamandır ulaşamadığımız , cep telefonları da kapalı yalnız yaşayan bir arkadaşımızı merak ettik , hastanelerden arattırdık, meğer öğrendik ki, Kovit'ten Devlet Hastanesinin yoğun bakımında yatıyormuş..! Artık tekrar söylemeye gerek yok, Maske , ayağımızdaki çorap, gözümüzdeki güneş gözlüğü, başımızdaki şapka , elimizdeki eldiven gibi bir parçamız oldu.

Aslında sadece virüs için taktığımız maskeler , sağlığımız içinde bu kış iyi bir korunma yolu .

Kanaatim odur ki, maskeler bizi bir çok diğer hastalıklardan , mikrop , bakteri ve virüslerden koruyacağı açık olduğundan, bu kış hastalıklardan ari olacağız. Bu da iyi tarafı. Burun ve ağız muhafazalı olduğundan , üşüme nedeniyle burun tahrişi, nezle , soğuk algınlıkları sayısı çok düşecektir. Bu nedenle yarısı dolu bardağın, boş kısmını eleştireceğimize , dolu tarafı ile sevinmeliyiz.

Bu kovit virüsünün, her gün yeni bir şeylerini öğrenerek tanıyoruz. Bilinen bir gerçek de , hastalık herkes de aynı tabloda seyretmiyor. Gençlerde güçlü bağışıklık , yaşlılarda ölüm oranı yüksekliği pek de geçerli bir sabite değil. Hiçbir kronik hastalığı olmayan gençlerde ölümler olduğu gibi, 103 yaşında kadın da kovit'i 3. Kez geçiriyor , sapasağlam. Hastalığın kimi vuracağı belli değil. Bana gelmez demeyin, Benimde çok yakınım , yeğenim bu illetle boğuşuyor. Kovit e yakalandıktan sonra kendisiyle konuştum. Genel benzer şikayetler, koku alamama, tüm beden de kırgınlık, yüksek ateş.

Hatta evde keskin kokulu , parfüm ve şampuan ile çayın dahi tadını ve kokusunu alamayacak derecede bir farklılık görünce, soluğu hastanenin yolunda alıyorlar. ADÜ Kovit polikliniğinde hemen yapılan test sonucu, ekrana düşen sonuç gece 12 de enabız'dan POZİTİF olduğu öğreniliyor.

Gecenin o saatinde , eve gelen EFELER İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ doktoru “Favipirair “ ilacından ilk gün 8 tane ikinci gün 4 tane olmak üzere hemen antiviral tedaviye başlanıyor.

Amaç virüsün akciğerlerde tutulmasının önüne geçmek, yoğun bakım ve entübe'yi önlemek.

Diğer kentlerdeki tabloyu duyuyoruz , kimsenin ilgilenmediği, hastane , hastane gezildiği anlatılıyor,

Aydın da sağolsun doktor hemen filyasyon ekibiyle eve geliyor anında. Ama eskiden olsa hemen hastanede tedavi edilmek üzere yatış verilirken , Artık yatakların doluluğu nedeniyle evde ön tedavi ile ilaç uygulamasına başlanıyor. Gerçi durumu , ağırlaşırsa hemen 112 , hastanelerin acil servislerine ve gerekirse, yoğun bakıma veya servislere alınıyor. Kim bilir moral açısından , ön tedavinin evde yapılması daha yerinde bir uygulamadır. Çünkü hastane şartlarında “beyaz önlük “ sendromu ile hasta , daha çok fazla hastalanıyor. Benim önerim bir maske değil , artık iki maske ile çıkın dışarıya. Başkalarının takmayarak neden olduğu tehlikeye karşı , siz maskenizi arttırın .

Kalabalık ortamlarda , banka , postane, işyeri gibi kalabalık yerlerde işinizi hemen görüp açık alana atın kendinizi.

Böylece size hastalık yapacak derecede , yoğun virüs temasından uzak durun.

En büyük tehlikede evlerde maskesiz gezmek..! Sürekli sokakla temas halindeki bir aile bireyi, akşam eve geldiğinde , diğerlerine , eşine , anasına , babasına , çocuklarına kolayca bulaştırabiliyor.

Çünkü hiç farkında olmadan geçirdiği Kovit , kendisinde belirti yapmasa da, bulaştırıcı etkisiyle diğerlerini kolayca bulaştırıp, evdekileri yatağa düşürüyor.

Havlu, saç ve diş fırçasını ayırmak , ortak alanda salonda dahi maske kullanmak, aynı odalarda yatmamak, biraz daha katlanacağımız geçici ayrılıklar. Bu hastalık önlemini almazsak, zengin fakir, yaşlı genç dinlemiyor, Zengin de olsanız , paranızla hastalığı bir başkasına devredebilirmisiniz? Adam tutup , parasıyla “benim hastalığımı sen çek “ diyebilirmisiniz ? Ya da paranızla “benim yerime sen yat hastaneye “ , allah korusun , “sen gir mezara “ diyebilirmisiniz.? Bu hastalık hiç bitmeyecek, az da olsa diğer virüsler gibi gezinecek, bizi tedbirsiz olduğu muz bir zaman gene yakalayacak. Bu davetsiz misafirden , kapılarımızı ve pencerelerimizi , en önemlisi de ağız ve burnumuzu kapatarak , kurtulabiliriz.

Savaş sürüyor. Asla pes etmeyelim, Telaş ve panik yapmadan , bu illetle yaşamayı öğrenelim.

Maske , mesafe , bağışıklık ve Temizlik, Hepsini uygularsak kapı dışarı Kovit. Unutmayın , HASTALIK HİSSEDİLİR , AMA SAĞLIK HİSSEDİLMEZ, Onun içindir ki, sağlıklı iken sağlığımıza değer verilmez.

Kalın sağlıcakla,

SÖZÜN ÖZÜ :

İNSANLAR ÖNCE PARA KAZANMAK İÇİN ÖNCE SAĞLIKLARINI , SONRA DA, SAĞLIKLARINI GERİ KAZANMAK İÇİN , KAZANDIKLARI PARALARINI HARCARLAR.

MEHMET ÖZÇAKIR mehmetozcakir@hotmail.com

PK:110 EFELER – AYDIN

GSM : 0.542.7608691