Mehmet Özçakır

Mehmet Özçakır

GENÇLER DÜŞÜNEBİLSE YAŞLILAR YAPABİLSE

Yakından tanıyanlar bürokrasiden emekli olduğumu hatırlayacaklardır.

21 yaşında genç bir mühendis olarak mezun olduğum bugünkü değişen adıyla İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesinden sonra tam 28 yıl öncelikle babam rahmetli Bacanak Lütfi olmak üzere, beni ücretsiz okutan devletime 28 yıl canla başla hizmet ettikten sonra 2008 yılında emekli oldum.

Gerek yaşamım gerekse devlet hizmetim süresince , “ sorunun değil, çözümün bir parçası olmaya “ çalıştığımdan , 1989 yılında Aydın da Valilik yapan rahmetli Recep Yazıcıoğlu ile beraber çözüme endeksli projeler ve çalışmalarda bulundum.

Her ne kadar devlet değişen iktidarlar ve ağzınla kuş tutsan yaranılmayan yıllardan sonra “ hiçbir iyiliğin cezasız kalmadığı” sözünü doğrular bir şekilde 2008 de liyakatsız idarecilerin hışmına da uğradım.

bunun ödülünü de emeklilik sonrası devletten değil ama, çalışanlardan ve iş arkadaşlarımdan aldığımı gördüm.

Çok çalışan , çözüm üretenin yeri gerek siyasette, gerekse kamu yönetiminde pek sıcak bakılmayan bir liyakattan uzak sistemle yönetiliyoruz maalesef.

Çok çalışan elbette ara sıra hata da yapandır.Ama bunu inceleyenlerin hışmına uğramaktan da kurtulamazsınız..!

Sizin ne yapmak istediğiniz ile değil , neden yanlış yaptığınız ile ilgilenirler.

99 kez yaptığınız faydalı ve iyiliğiniz bir yanlışınız ile hepsi kabahat'a dönüşür.

Kimse sizin kaptan olarak denizde uğradığınız dalgalar ile nasıl boğuştuğunuza bakmaz , sadece gemiyi limana sağ salim getirip getiremediğiniz ile

ilgilenir.

Ama yine de kırılsa da kalbiniz, değişemezsiniz.

İyilik yap balık bilmezse halik bilir misali.

Dün başımdan geçen bir gerçek olayla bu konuyu ilişkilendirmek istedim.

Dün sabah rutin kullandığım ilacım tükendiğinden , yazdırmak için aile hekimliğine gittim.

Rapora bağlı ilaçlar malum katkı payı ödenmiyor.

Ancak raporumun süresi bittiğinden nasıl yazdırabileceğimi çalışanlara sorarken bir uzman hekim 'in yazması gereken ilaç raporu için , bir başka bayan aile hekiminin kapısını çaldım.

Aldığım cevap “ancak kendi hastalarının raporlarını yazabileceğini “ söyleyince “peki nerde yazdırabileceğim raporu “ diye tekrar sorduğumda, ilacı yazan ilk doktor'a yönlendirdi ve ardından aynı aile hekimliğinde bir başka uzman doktor'a gidebileceğimi söyledi.

diğer erkek uzman doktora durumu anlattığımda , sağolsun , işlemi yaparak devamlı kullanım gerektiren raporu iki yıl daha uzatan raporu düzenleyerek verdi.

İlacı aldığım eczaneye sordum.

Nedir bu olayın aslı astarı.

Tebessüm ederek , aslında ilaç raporlarını her uzman doktor'un yazabileceğini açıklayınca, bürokratlık günlerim geldi aklıma.

Bir vatandaş olarak ,Aile hekimlerinin uzman olanlarıyla değiştirmek mi gerekiyor rapor yazma yetkileri olduğu için..?

Nerde kaldı o vakit diğer uzman olmayan pratisyen hekimlerin değerleri..?

demek ki,

Bazıları hala sorunun bir parçası olmaya devam ederken , sağolsun benim gibi düşünen ve çözümün bir parçası olanlar, ne güzel ki hala var..!

Dün 15 Ekim , benim doğum günümdü.

Bu gün vesilesi ile , sosyal medyadan , telefon ve mesaj ile ulaşarak yeni yaşımı kutlayan herkese , eş ve dostlarıma buradan bir kez daha teşekkür ediyorum.

Şairin dediği gibi, “yaş otuz beş dante gibi ortasını geçtik “ nerdeyse ikinci 35 de bitecek bu gidişle .

Kadınların yaşı , erkeklerin maaşı sorulmazmış.

Demek ki , 63 ün bittiğini , bugün sabah itibariyle 64 olduğumuzu saklamanın lüzumu yok.

Ama beden yaşınız bu kadar hızlı ilerlerken , iken gönül ve gerçek hissettiğiniz yaşınızın arkadan takip etmesi , sizi genç kılan özelliğinizdir.

Hissettiğiniz yaştır esas olan, yaşadığınız değil.

Hepimiz sağlıkla ve huzurla dolu bir yaşam diliyorum.

SÖZÜN ÖZÜ :

YAŞINIZ SADECE BİR SAYIDIR, YAŞADIKLARINIZ İSE TERCİHİNİZ.

MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

P.K:110 EFELER – AYDIN

GSM : 0.542.7608691