Kıvanç Uğur

Kıvanç Uğur

SONBAHARDA PAŞA YAYLASI

Geçen hafta sonu doğa gezintisi için Paşa Yaylası'ndaydım. Yaylaya en son 8 Şubat'ta, kar yağdığında gitmiştim. O tarihlerde virüssüz, salgınsız günler geçirmekteydik. Yayla, kar görmek için gelen vatandaşlarla dolup taşmıştı. Beyaza bürünen çam ormanları, yayla evleri kartpostallık görüntüler oluşturuyordu. Biz de İmam Baba istikametinde, karla kaplı yolda yürüyüş yapmış, yayladaki kar manzarasını fotoğraf makinelerimizle ölümsüzleştirmiştik.

Bu defa, yaylanın sonbahar manzarasını görmek için Paşa Yaylası'ndaydım. Gerçi şimdiye kadar pek yağış düşmediği için sonbahar manzarası tam anlamıyla ortaya çıkmamıştı. Yaylaya bir ay sonra tekrar gitme şansı olursa sonbahar manzarası daha belirgin hale gelecektir diye umuyorum.

Ama şunu söylemem mümkün ki, Paşa Yaylası her mevsim başka güzel. Biliyorsunuz, Aydın kent merkezinin denizden yüksekliği 64 metre. Paşa Yaylası'nın rakımı ise bin 200. Aradaki yükselti farkı, haliyle kendini belli ediyor. Yaylayla il merkezi arasındaki sıcaklık farkı zaman zaman 10 dereceyi buluyor.

Özellikle hafta sonları, piknik yapıp, hoşça vakit geçirmek isteyenlerin uğrak mekânı haline gelen Paşa Yaylası, doğa yürüyüşü yapmak isteyenler için de adeta biçilmiş kaftan. Yaylaya gelenler gerek İmam Baba istikametinde gerekse de Kalfaköy yolu istikametinde yüzlerce yıllık karaçamların, çınarların, kestane ve ceviz ağaçlarının arasında yürüyüş yapabilir, mis gibi dağ havasını teneffüs edebilir. Yaylada 1934 yılında inşa edilen çeşmeden buz gibi su doldurmadan da dönülmemeli elbette.

Yaylada Kalfaköy yoluna doğru yürürken merhum Recep Yazıcıoğlu'nun Aydın Valisi olduğu dönemde İl Özel İdaresi kaynaklarıyla inşa edilen ancak bir süre kullanıldıktan sonra şimdilerde atıl durumda olan Paşa Yaylası Oteli'nin önünden geçtim.

Bu konuda defalarca haber yaptık, köşe yazıları kaleme aldık. Diğer gazete ve haber ajanslarında çalışan meslektaşlarımız da bu durumu haberlerine konu ettiler.

Mezbeleliğe dönen Paşa Yaylası Oteli'nin durumu gerçekten içler acısı. Milli servetin göz göre göre çürümesi hepimizin vicdanını sızlatıyor. Bu nedenle bıkmadan usanmadan bir kez daha bu köşeden yetkililere seslenmek istiyorum.

Lütfen, Paşa Yaylası Oteli'ne el atın. Yaklaşık 30 yıl önce büyük paralar harcanarak inşa edilen bu tesisin kaybolup gitmesine kayıtsız kalmayın. Doğa harikası Paşa Yaylası'nda bu tesisi kim ayağa kaldırırsa biliniz ki, Aydınlıların gönlünde unutulmaz bir yer edinecek, daima iyilikle anımsanacaktır.

'Aydın'ın burnunun dibi' olarak nitelendirebileceğimiz bir mesafede, böylesi mükemmel bir yaylada dört dörtlük bir tesisin hizmet vermesi, yayla turizmi anlamında kentimize ve ekonomiye önemli katkılar sağlayacaktır.

Bu sayede Paşa Yaylası'nın tanınırlığı ve cazibesi de artacaktır.

Sağlıklı, güzel günlere…