Menderes Akdağ

Menderes Akdağ

HAYDİ, DÜNÜ BUGÜNÜ KARMAŞIK DÜZLEMDE KARŞILAŞTIR

1994 yılı öncesinde Recep Tayyip Erdoğan, Refah Partisi İstanbul il başkanıdır. Erdoğan, burada teşkilatında uyguladığı iletişim yöntemiyle dikkati çeker. Yüz yüze iletişimi devreye sokar. Teşkilatına, partisinin fikirlerinin meyhanedeki insanlara varıncaya kadar anlatılması talimatını verir. Kadın kolları ise İstanbul'da ev ev dolaşacak, çalınmayacak kapı bırakmayacaktır. Bu yöntem, aynı partinin başka il teşkilatlarınca örnek alınacaktır . Erdoğan, 27 Mart 1994'te yapılan mahalli idareler seçiminde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilir. 24 Aralık 1995'te yapılan genel seçimler sonucunda Refah Partisi %21,38 oyla birinci parti olur. Benzer iletişim yöntemini merkez sağda Adalet Partisi ve Doğruyol Partisi dönemlerinde partilerin kimi önde gelenleri uygulamaktaydı . Köksal Toptan, o yıllarda seçim bölgesinde gidilmedik köy, temas edilmedik insan bırakılmadığını anlatır . Doğrudan temas, insanın doğasında olan bir metottur. Bütün bunlardan eski çağlardaki gelişmelerin bir kısmını ilkellikten öte başlangıç olarak nitelendirmek faydalıdır.

Paleolitik Çağ'da iletişimin en temel prensipleri uygulanmıştır denebilir. Paleolitik Dönem toplumlarında açlık güdüsüyle avcılık faaliyetinin başarılı bir şekilde sonlanması veya sürdürülebilmesi için gerekli organizasyonu sağlayacak iletişim becerileri geliştirilmiştir. Bu çağda medya ve dış dünya ile temas yoktur. Topluluklar küçük olduğu için birebir, yüz yüze iletişim söz konusudur. İletişim, merkezidir ve basittir. Bu nedenle Paleolitik Çağ'da gerçek iletişimden söz edilebilir. Gerçek iletişim denildiğinde; manipülasyonun olmadığı, gizli veya örtük hiçbir siyasi amacın güdülmediği bir iletişim tarzı akla gelmelidir. Aslında insanoğlunun ilk iletişim şekli olan bu unsurlar, iletişimin temellerini oluşturur. Bu iletişim şekli, insan tabiatına en uygunudur.

Teknoloji gelişir, buna bağlı olarak yeni yeni iletişim araçları hızla devreye girer. Bunu anlamak mümkündür. Ancak iletişim araçları yüz yüze iletişimi

ortadan kaldırmışsa burada sorun vardır. Teknoloji insan tarafından doğru kullanılmıyor demektir. Okyanus ötesi sıradan olaylara merak saran bir kişi yakın çevresini, çocuğunu, anne-babasını, eşini vb. ihmal ediyorsa iletişimde merkez-çevre ilişkisi bozulmuş anlamına gelmektedir. İnsanlar, kendi çocuklarıyla konuşmak varken akşam internetle uğraşıyorsa bu çocuğunu kurban etmek anlamına gelir. Bu bakımdan insanoğlu Paleolitik çağın gerisine düşmüştür denebilir.

Hz. İbrahim'in oğlu Hz. İsmail'i Allah'a kurban etmek isteyişi bilinen bir konudur. İnanışa göre burada kendisine kurban edilmek istenen hayatı bizatihi kuluna bahşetmiş olan Yaratıcıdır. Hâl böyleyken Yaratıcı bu duruma razı olmaz. Bu durumu anlamakta güçlük çeken insanoğlu günümüzde medya araçlarına kendi çocuğunu kurban eder hâle gelmiştir. Kendi rahatı için çareyi çocuğunun eline tablet vermekte bulan ebeveyn çocuklarına kendi elleriyle medya bağımlısı hâline getirmektedir. İşe bir de buradan bakıldığında modern insan Hz. İbrahim döneminin gerisine düşmüştür denebilir.