Mehmet Özçakır

Mehmet Özçakır

GENÇLERİMİZ BİZİM GELECEĞİMİZDİR, BUGÜN İÇİN DEĞİL YARIN İÇİN ÖĞRENMELİYİZ

Koca bir yılın 7 ayını geride bıraktık.

2020 yılının Temmuz ayı da bu hafta sonu Kurban bayramı ile bitti bitiyor.

Göz açıp kapanarak devrilen güneşin , ardımızda bıraktığı geceden sonra, sağ olanlara ve uyanabilenlere , yeni bir gün tekrar başlıyor.

Aslında hayat 50 sinden sonra öyle hızlı geçiyor ki..!

Dün ve önceki gün sayıları milyonları geçen yüzbinlerce genç hayatlarının dönüm noktasında basamaklardan birini daha aşmak için ÜNİVERSİTE sınavlarının sonuçlarına kavuştu.

Kimileri hayallerine , kimileri de umutsuzluğa kavuştu.

Gelecek ümidinin kimilerinde yeşerdiği, kiminde ise umutların yok olduğu bu öğrenci seçme işlemi, pek de adil olmasa da, henüz daha iyi bir başka yolu da yok.

Gençlik hayatın en güzel dönem

Umutların , yaşam sevincinin , emellerin tavan yaptığı tozpembe güzel günler.

Ama Üniversite sınavları gibi hayal kırıkları asla sizi yolunuzdan ayırmasın.

Orson Welles'in o ünlü şarkısındaki gibi,

“I know what is it to be young, but you don't know , what is it to be old”

Yani Türkçesiyle ,

“siz yaşlılığın ne olduğunu bilmezsiniz ama, ben gençliğin ne olduğunu biliyorum “

Çünkü herkes asla, bir daha şu an yaşadığından daha genç olmayacaktır.

Sizin yaşadığınız gençliğin ne olduğunu bilenlerden ama yaşlılığın ne olduğunu bilmeyen sizlere bir iki önerim olacak.

Tavsiye ve öğüt pek sıkıcı gelse de, hayatın demi'dir yaşananlar, yaşanmış deneyimlerdir, geleceğe rehber ve önderdir.

Öncelikle okumak her şeyi okumak en başta gelir.

“Yaratan Rabbinin adıyla OKU!” emreden İkra Suresi'nin 1. Ayetinde yer aldığı üzere,

Öyleyse okumak, daha çok okumak, kendimizi, bu dünyayı ve kâinatı okumak için daha da çok okumak gerekir.

Ama bugünü okumak ve öğrenmek değil, çocukların geleceğindeki şartlara göre eğitim ve öğretim yapmak , okumak esas olmalıdır.

Sözlerin deminden süzülen yaşam deneyimlerimi ,

Son haftalarda sıkça gündeme gelen “Z kuşağımız “ ile paylaşmak istiyorum .

Her şeyin bir şeyini, ama bir şeyin , her şeyini bilmek sizi genel kültür zengini ve uzman kişi yapar.

Evinizde , yemek arasında, hatta Tuvalette, okumak için bir fırsat yaratın.

Roman ,şiir edebiyatın yanı sıra, Genel kültür, teknoloji bilim ve teknik ilgi alanlarınıza göre , beğenizi çeken her şeyi okuyun.

Meraklı olun, kendime rehber edindiğim Einstein (Aynaştayn) “benim başarım , merakımdandır “der.

Z kuşağının çok sık uyguladığı gibi Neden , nasıl sorularını çokça sorun,

Çünkü bilim ulaşmak ancak bu soruların cevaplarındadır.

hayatın nedenlerini , niçin'lerini sorgulayın.

Öğrenmenin temelini bu sorular oluşturur.

Hayal kurun, başarmanın şartıdır hayal etmek.

Hayal projenin aabece' si ve başlangıcıdır.

Sonrası onu bir şekilde gerçekleştirmektir.

Sosyal ilişkilerinizi çevrenizi genişletin.

Dünya artık global bir şehir,

Her kişi , bir diğerinin tamamlayıcısıdır.

Tüm bunlardan önce “insan olun “.

Kendi acısını hissedenler canlıdır. Başkalarının acısını hissedenler ise insandır.

Başkalarını da düşünün, Empati yapın.

Başkalarının da fikrini alın, eleştiriye de açık olun ,

Özür dilerim demesi size zor gelmesin.

Toplum için karşılıksız hizmetlere katılın.

Bunun sizin öz güveninizi ve insan olma bilincinizi arttırdığını göreceksiniz.

Her olayda ve gelişmede pozitif olun.

Pesimist yani karamsar kötümser düşünmek eninde sonunda sizi oraya götürür.

Başarmanın önündeki engelleri birer basamak olarak görün .

Her basamakta daha yukarı çıkılacağını ve zirvenin önündeki engellerin çıkılması gereken birer basamak olarak görün.

Her başarısızlık bir öğrenmedir.

Pes etmeyin, ocağa bir çay koyup yine deneyin..!

Size verilen aklı, zekayı sonuna dek kullanın.

“En sevdiğiniz işi yapın hiç yorulmazsınız” der bir özdeyiş.

Ne kadar doğru bir söz ..?

Keyif aldığınız işi yapmak hobi gibidir. Yaptıkça keyif alır ve bu keyif sizi daha da çok iş yaptırır..!

Onun içindir ki meslek ve eş seçimi çok ama çok önemlidir.

Aman siz siz olun, eğer yanlış olan şeylere katlanamıyorsanız iş ve eş seçiminde , geç kalın ve acele etmeyin..!

“Akıl ve bilim benim rehberimdir “diyen Atatürk'ün veciz sözünü sakın unutmayın.

Her işinizde bu sözün rehber edinin...!

Öğrenmenin yaşı yoktur.Her organ gibi, beyin de alıştırma yapmak , kendini geliştirmek zorundadır unutmamak için ,

Alzaynır 'ın çaresidir beyni çalıştırmak, aksi takdir de içine buğday atılmayan bir değirmen gibi beyin kendi kendini öğütür..!

Bu köşe yazarı kardeşiniz gibi , asıl mesleği olan Üniversite mezuniyetinden sonra Açık öğretim gibi devam mecburiyeti olmayan 2. hatta 3. Üniversiteye devam edin.

Bana söyledikleri gibi “ ne işimize yarayacak bu yaştan sonra okumak “ diye burun kıvıranlara da, en azından alzaymır ve yaşlılığa bağlı demans'a en iyi çare olduğunu biline ve bu cevabı verin.

Kahvehanelerde zaman öldürme yerine , beyninizi genç tutmaya çalışın.

Bu nedenle Açık Öğretim fakültesinin öğrenci kabul eden onlarca bölümünden sevdiğiniz bir bölüme katılın.

Daha önce bir Üniversite bitirenlere sadece diplomalarını ibraz etmekle sınavsız girebilecekleri ikinci üniversite bitirme imkanından yararlanın.

Efeler ilçemizde , Kozdibi meydanındaki Anadolu Üniversitesi (AÖF ) Açık Öğretim fakültesine müracaat edin.

Artık en çok ilginize göre, aşağıdaki 37 adet iki yıllık 18 adet 4 yıllık bölümlerden hangisini tercih ederseniz

Eylül ayında başlayacak olan kayıtlarda tercih size kalmış.

SÖZÜN ÖZÜ:

MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

P.K:110 EFELER – AYDIN

GSM : 0.505.8077828