Kıvanç Uğur

Kıvanç Uğur

PLAJDA SOSYAL MESAFE HAYAL OLMASIN

Türkiye, 11 Mart'tan beri yeni tip koronavirüsle (Kovid – 19) mücadelesini etkin bir biçimde sürdürüyor. Geride bıraktığımız yaklaşık 5 aylık mücadele döneminde günlük vefat sayısının 200'leri aştığı günleri hep birlikte yaşadık. Günlük vaka sayısının binin altına indirilmesi için çok ciddi mücadeleler verildi. Gün oldu, günlük vaka sayısı 700'lere kadar düştü. Sonrasında ise tekrar binin üzerine çıktı. Şimdilerdeyse günlük vaka sayısı tekrar binin altında, 900'lerde seyretmeye devam ediyor.

Yeni tip koronavirüsle mücadelede yalnızca ülkemiz değil, tüm dünya önemli bir sınavdan geçiyor. Pek çok Batı ülkesinde vaka ve vefat sayılarının oldukça fazla olduğunu takip etmekteyiz. Oralara kıyasla iyi durumda olduğumuz su götürmez bir gerçek. Ancak 'bazı ülkelere göre iyi durumdayız' deyip rahatlığa kapılmamak da son derece önemli. Maske, sosyal mesafe ve hijyen kuralları eksiksiz uygulanmaya devam edilmeli. Uzmanlar, her fırsatta bu uyarıyı yineliyor. Bizler de kitle iletişim araçları kanalıyla bu konuyu işlemeye devam ediyoruz.

İçinde bulunduğumuz yaz mevsimi, yılın en sıcak günlerini yaşamımıza neden oluyor. Kuşadası ve Didim, yerli ve yabancı turistlerin akınına uğramış durumda. Yazlık evler büyük ölçüde dolu. Otel ve pansiyon gibi turistik tesislerde de yoğunluk yaşandığını söylemek mümkün.

Ancak gözlemlediğim kadarıyla sahil bandında, plajlarda maske ve sosyal mesafe kuralına yeterince özen gösterilmediği kanaatindeyim.

Bilim insanlarının her fırsatta denize girerken sosyal mesafenin korunmasına yönelik uyarılarına karşın bazı tatilciler, sosyal mesafeyi falan umursamadan, adeta 'kümelenerek' denize girmekte ısrarcı. 'Bana bir şey olmaz' vurdumduymazlığıyla hareket eden bu kişiler, yalnızca kendi sağlıklarını değil, çevresindekilerin dolayısıyla toplumun sağlığını tehlikeye atıyor. Bilmem haberleri var mı?

Benzer manzaralar deniz kenarında güneşlenirken de ortaya çıkıyor ne yazık ki. Bir toplumda her bireyin başına polis veya görevli dikilemeyeceğine göre, burada vatandaşların otokontrol mekanizması devreye girmeli diye düşünüyorum. Kritik günlerden geçtiğimiz bu dönemde elbette ki tatil yapıp, senenin yorgunluğunu atalım ama sefayı cefaya döndürmemek için, yarın bir gün 'ah – vah' etmemek için lütfen ama lütfen kurallara uyalım.

Normal zamanda 50 – 100 bin olan turistik ilçelerin nüfusu yaz ortasında birkaç yüz binlere ulaşıyor. Önümüzde bir bayram tatili olduğunu da düşünürsek bu aylarda turizm merkezlerinde insan yoğunluğunun bir hayli fazla olacağını söylemek mümkün. Hal böyle olunca 7'den 70'e tüm bireylere düşen görev, Kovid – 19 tedbirlerini ödünsüz biçimde yaşama geçirmektir. Bu yapılmadığı takdirde sıkıntıyı yine bizlerin çekeceğini kesinlikle unutmayalım.

Sağlıklı, güzel günlere…