Menderes Akdağ

Menderes Akdağ

On Dokuzuncu Yüzyıl Elektrik Çağı ve Telgraf

Telgraf, telefon, fax(belgegeçer), email bunların tamamı elektik akımı sayesinde haberleşmeyi sağlamaktadır. Elektrik akımının haberleşmede kullanılmasının ilk örneği telgraftır. Telgraf, Samuel Morse tarafından 1837 yılında Amerika'da üretilmiş ve patenti alınmıştır. İlk telgraf 11 Ocak 1838 tarihinde, aralarında yaklaşık 3 km bulunan Morristown'dan New Jersey şehrine çekilmiştir. İlk telgraf hattı 1843 yılında Washington, D.C. ile Baltimore, Maryland arasında kurulmuştur. Telgraf, Mors adı verilen bir kodlama gerekmektedir. Hem bu kodlamayı bilmek hem de bu kodu alfabeye çevirmek lazımdır. Telgraf operatörlüğü ciddi bir profesyonellik gerekmektedir. Bu memurlar okuma-yazma bilmektedir. Elektrik akımı sonrası oluşan mors alfabesi olarak bilinen kodlama üzerinde uzmandadırlar. Yukarıdaki nedenlerden dolayı evlere kadar bu teknolojinin yayılma imkânı yoktu. Ancak telgrafın dünyayı dönüştürdüğü kesindi.

Elektriğin devreye girmesiyle haberin katı olarak taşınma zorunluluğu ortadan kalkmıştır. Bu tam anlamıyla bir kopuş anlamı taşımaz ancak müthiş bir hızlanma görülür. Mesaj, artık haberciden önce ulaşmaktadır. Bu gerçekten hareketle Amerikan iç savaşında Abraham Lincoln liderliğinde Kuzey kesimi telgraf hatları üzerindeki hakimiyeti Kuzeyin savaşı kazanmalarının nedenlerinden birisi haline gelir.

Telgraf şöyle işlemektedir. Kişi telgraf bürosuna gelir. Telgrafla gönderilecek mesajını bir kağıda yazar. Üzerine telgrafın kime gideceğini ve bu kişini adresini not eder. Telgraf memuru mesajı mors alfabesine dönüştürür. Bu mesajı ise mesajı alacak kişinin adresine en yakın telgraf bürosuna gönderir. Bu bürodaki telgraf memuru ise bu mesajı yine normal ile çevirdikten sonra bir kağıda yazar. Bu kağıdın üzerine alıcı kişinin adı ve adresi ilave edildikten sonra mesaj içeren kağıt hızla telgraf metni dağıtan kişilerce taraflara ulaştırılır. Bazen telgraf göndermek isteyen kişiler gelen telgraf dağıtıcılarına hazırladıkları mesaj içeren kağıtları verirler. Telgraf ücretlerini de ilgili dağıtıcıya teslim ederler. Bu dağıtıcılar, mesaj gönderen adına telgraf bürolarından mesajın gönderilmesini sağlarlar.

Telgrafta mesaj gönderenler, telgraftaki kelime başına ücret ödemektedir. Telgrafın yıldırım, acele, normal şeklinde türleri mevcuttur. Elbette, bunların içinde kelime başına yıldırım telgrafa en fazla ücret ödenmektedir. Bu türler telgrafın ne kadar çabuk dağıtıma çıkacağıyla ilgili bir durumdur. Değilse bir telin iki ucunda yer alan telgraf elektrik akımı hızında iletilmektedir. Asıl olan, gelen mesajın çözümü ve çözümlenmiş metnin dağıtımıdır.

Sanayi Devriminin vahşi Kapitalizme evirildiği şeklinde iddialar vardır. Sömürgecilik faaliyetlerinin yaygınlaşması bu iddiaları güçlendirmektedir. Bu durumu sadece emperyalist devletlerin Afrika ve diğer geri kalmış bölgelerdeki sömürge faaliyetleriyle ilişkilendirmek pek doğru olmaz. Bu ülkelerde işçilerin düşük ücret aldıkları, uzun süre ve güvencesiz çalıştıkları görülmektedir. Yine kadın ve çocukların emek açısından sömürüldükleri gerçeği de ortaya çıkmaktadır.

Sanayi Devrimi, matbaada seri basımın önünü açar. Montaj hattının devreye girmesiyle üretim hızında akıl almaz bir ilerleme yaşanır. Bu gazetelerin sokaklarda satılma işleminin pek çoğunu çocuklar üstlenir. Çocuklar, çok ucuza çalışmaktadır. Aynı zamanda çok hızlıdırlar. Telgraf, sanayi çağının ürünlerindendir. Buralardaki yapılanma da vahşi kapitalizm minvalinde değerlendirilmelidir. Çocuklar telgraf ofislerinin temizlenmesinde ve telgraf metinlerinin dağıtılmasında çalışırlar. Çocukların telgraf ve basındaki bu rolleri “çocuktan al haberi” sözünün darbı mesel haline gelmesinde etkili olmuştur.

Telgraf dağıtımında ve ofislerde çalışan çocuklar, madenlerde ve fabrikalarda çalışan çocuklara göre durumları oldukça farklıdır. Birincisi bu çocukların üstü başı genelde bakımlı ve temizdir. Telgraf şirketlerinin üniformalarını giymektedirler. Madenlerde ve fabrikalarda çalışan onlarca çocuğun iş kazasına uğradıkları bilinmektedir. Bu nedenle pek çok çocuk ya hayatını kaybetmekte veya kalıcı sakatlık yaşamaktadır. Telgrafçı çocuklar bu açıdan şanslı sayılabilir. Mesaj götürdükleri yerden kimi zaman bahşiş de almaları mümkündür. Aynı zamanda toplumun farklı kesimleriyle iletişim kuran çocuklar güçlü bir şekilde sosyalleşmekteydiler. Fakat bu çocuklar sigara, alkol gibi alışkanlıklara yakalanma riskleri diğerlerine göre daha fazladır.

Amerika'da ilk telgraf hattı Baltimore-Washtington arasında kurulur. Amerikan Senatosu telgraf hatlarının inşasıyla ilgili yatırım bütçesini reddeder. Bu işin karlı bir iş olduğu öngören özel şirketler vasıtasıyla Amerika'da telgraf hatları kurulmaya başlanır. Demiryolları şirketleri; telgraf şirketleriyle işbirliği yaparlar. Demiryollarına paralel telgraf hatlarının çekilmesi maliyeti düşürmektedir. Aynı zamanda çifte güvenlik giderlerini engellemektedir. Buna karşılık tren istasyonlarındaki telgraf şubeleri sayesinde tren kazaları önlenmektedir. Bir istasyondan bir tren çıktığı anda durum karşı ki istasyona iletilir. Böylece aynı hat üzerinde karşılıklı tren hareketinin önüne geçilmeye başlanır.

Osmanlı'da ilk telgraf hattı, 1820'de Mısır'da Mehmet Ali Paşa tarafından İngiliz desteği ile kurulur. Rus yayılması üzerine Akdeniz-Doğu Afrika-Hint-Avusturalya-Yeni Zelanda üzerindeki sömürgelerini veya sömürge yolunu güvenlik altına almak isteyen İngilizler Osmanlıları teknik ve askeri açıdan desteklemeye karar verirler. Bunun üzerine telgraf teknolojisi Osmanlılara transfer edilir. Telgrafın 1853-1856 Kırım Savaşı'nın Osmanlıların kazanmasında ciddi etkisi olur.

Demiryollarının yaygınlaştırılması buna bağlı olarak ticaretin sağlanması ve güvenlik hizmetlerindeki iyileşmeler, zorunlu eğitimin getirilmesi gibi ulus bilinci, aslında çok boyutlu bir etkinin sonucunda ortaya çıkar. Telgraf Ulus devletlerin ile ulus bilincinin ortaya çıkmasında iletişim boyutunu üslenir. Telgraf hatları uzakları yakın ettiği için telgraf hatları ulusal birliğin sembolü olarak algılanmıştır. Günlük haberlerin hızla duyurulması; merkezi emir ve talimatların hızla aktarılması ulusal birliğin pekişmesine katkı sağlamıştır.

Telgraf hatları ulusun kendisi demektir. Bu nedenle bu hatlar üzerinde kontrolün kaybı psikolojik ve sosyolojik bir algı yıkımında neden olabilmekteydi. Bu yüzden İtilaf Devletleri 1918 Mondros'ta Osmanlı'ya ait Anadolu'daki telgraf hatlarının kontrolünü kendilerine bırakılmasını isterler. Aslında yapılan Anadolu'nun işgaline hazırlıktır. İletişimi koparılmış Anadolu'nun işgali daha kolay olacaktı. İşgallere karşı Anadolu insanı işbirliği yapamayacak. İşgaller sürecinde yaşanacak olan zulümlerden haberi olmayacaktı. Tepki azalacaktı. Ancak telgraf hatları ulus demek olduğu için bunun kontrolünün işgalcilere bırakılması Anadolu halkında zaten algısal yıkıma yol açacaktır. Bu henüz başlamamış mücadelenin kaybedilmesi anlamına gelecektir. Bu nedenle Mustafa Kemal, telgraf hatlarının kontrolünün İtilaf Devletlerine bırakılmaması için her türlü tedbiri almaya çalışır.

Telgrafla ideolojik mesaj iletmek mümkündür. Ancak sıradan bir mesaj iletilse dahi telgrafın ulus devlet inşasındaki rolü nedeniyle telgraf kesinlikle bir ideolojik aygıttır denebilir. Telgraf; yeni bir ulus inşasında, kamu düzeninin sağlanmasında, devrimlerin önlenmesinde veya yapılmasında, ticari bilgilerin hızla aktarılmasında etkin rol oynar. Telgraf, internet çağının ve kuantum fiziğinin başlangıcı kabul edilebilir. Telgrafla demiryolları şirketlerinin, borsacıların, kapitalistlerin, gazetecilerin ve nihayet halkın gerçek zamanlı bilgi edinmesinin kapısını aralanmıştır.

1930 yılında Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın Anadolu'da hızla teşkilatlanmasında telgrafın sağladığı teknik imkânlardan söz edilebilir. Aydın, Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın ilk örgütlendiği dördüncü kent olmuştur. Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın diğer illerde örgütlenmesi sürecinde sert olaylar ortaya çıkmıştır. Fakat bu fırka Aydın'da örgütlenirken kendisine daha uygun bir zemin bulabilmiştir. Henüz Yunan işgalinin yaralarını saramayan Aydın'ı 1929 Dünya ekonomik buhranı derinden etkilemiştir. Bu yüzden bir muhalefet partisi olarak Serbest Cumhuriyet Fırkası Aydın'da kolayca teşkilatlanmıştır . Serbest Cumhuriyet Fırkası lideri Fethi Okyar İzmir ziyaretinden sonra Aydın'a gelmiştir. Ancak Fethi Okyar henüz İzmir'deyken burada çıkan olaylar nedeniyle kendisine Aydın Merkez, Germencik, Söke, Nazilli, Bozdoğan, Çine, Karacasu ve Köşk halkından destek ve bağlılık telgrafları çekilmiştir . Bu telgraflar Serbest Fırka Başkanı Fethi Okyar'ı yüreklendirmiştir. Partinin kuruluşu için Aydın'da ortam hazırdır.

Uzun süre devlet yöneticileri talimatlarını taşradaki bürokratlarına telgrafla iletir. Devlet başkanları, parti liderleri ve değişik görevde ki kişiler eğer parti kongrelerine veya resmi ve dini bayram kutlamalarına katılamıyorlarsa buralara kutlama mesajlarını hep telgrafla iletiler. Halk, bir hizmet karşısında teşekkürlerini Ankara'ya hep telgrafla iletir . Ankara'da zor durumda olan bir siyasi figür takipçilerinden gelen destek telgraflarıyla kendini mutlu hisseder. 9 Ekim 1947 yılında Nazilli Basma Fabrikasının 10. Yıl kutlamaları yapılmıştır. DP ile CHP arasındaki yaşanan gerginlikler kutlamalara da yansımıştır. DP'den sembolik sadece bir kişi davet edilmiştir. Aynı tarihte Celal Bayar Zonguldak'tadır. Buradaki konuşmalarında işçi haklarına geniş yer verir. Bunun üzerine Nazilli Basma Fabrikası'nın içinde bulunduğu DP Sümer Ocağı'ndan Celal Bayar'a teşekkür ve bağlılık telgrafı çekilir. Bu telgraf metni gazetelerde yayımlanır . Demokrat Parti kurulduktan sonra, iktidar partisi CHP ile DP arasında gerilim artar. Başbakan Recep Peker, Adnan Menderes'e Meclis'te psikopat diye seslenince DP gurubu Meclis'i terk eder. Recep Peker, Anadolu DP ocaklarından yüzlerce görevinden istifa et diye telgraf gelir. Recep Peker'in başbakanlıktan istifa etmesinin nedenlerinden bir tanesi de bu telgrafların oluşturduğu psikolojik baskı olabilir . DP'liler daha sonra başbakanlığa atanacak olan Hasan Saka'ya karşı da benzer bir yöntem izlerler .