Ercüment Köybaşı

Ercüment Köybaşı

VALİ MALAY'IN ANILARI

Aydın Valisi Mustafa Malay, Malatya'ya bağlı, Arpalıoğlu Çifteli köyünün Toksöğüt mezrasında 15.1.1948 yılında doğmuş. Şirin bir yaylayı andıran bu mezrada 3–5 hane bulunuyormuş.Aslında Malay'ın doğumu 1946 imiş ama babası Nüfusa geç yazdırmış.Bunda da bir isabet olduğunu değinen Malay, 1946 olarak yazılsaymış İlkokula gitmek mümkün olamayacakmış, zira köyde okul daha açılmamış. Yaşlı olan babası, Memet Malay'ı daha çocukken, 1951'de kaybetmiş.Annesi Ayşe Fatma, babasının 2. evliliğiymiş. Ayşe Fatma, bir İneğin verdiği süt parası ile okutmuş Mustafa'yı.Malay, İlkokulu ve Ortayı Malatya da bitirip Ankara'nın yolunu tutmuş. Çok çalışkan ve zeki olan Köy çocuğu, öğretmenlerinin ve çevresinin teşviki ile hem Polis Kolejini hem de Mülkiyeyi bitirmiş.1994 yılında TBMM karma komisyonu ve kamuoyu yoklamaları sonucunda yılın bürokratı seçilmiş.1974 de Selma Hanımefendiyle evlenen Malay, birisi kız iki evlat babası. Doğa sevgisiyle büyüyen, toprak aşığı olan Vali, Mülkiye saflarında 40. yılını doldurmuş.Sıkıntılara göğüs geren cahil bir annenin gayreti ve 2 kilo yoğurdun bedeli ile okuyup bu günlere gelen Malay'ın çocukluk yıllarını kendinden dinleyelim. “ Babam öldüğünde anamla 2 kişi yalnız kaldık. Üvey abim vardı, o da ´Şehirde oturuyordu. Bize pek faydası da yoktu zaten. Tek İneğimiz vardı, 2- 2,5 kilo süt verirdi. Anam çok güzel yoğurt yapardı. Onun yoğurdunu alan bir daha başka yerden alıp yiyemezdi. Bakraçla şehre götürür satardı. Parasını da peşin almazdı zaten.Cahil olduğundan eline bir sicim alır, her yoğurt verişinde bir düğüm atarmış. Bazen verdiği yeri unutur, parasını da alamazdı. Anam çok tasarrufluydu. Yoğurt çok ucuz, o günün şartları ise çok sıkıntılıydı. Buna rağmen annem yetirir, evimizi geçindirirdi.Şehir içinde 850 liraya arsa aldık. O biriken yoğurt paralarıyla kerestesini aldık ve parça, parça evi tamamladık. Doğduğum yerde okul yoktu. 7 Km Ötede bulunan okula ıssız yerlerden gidip gelirdim. 2–3 arkadaş gittik önceleri. Sonra onlar mezun olunca tek başıma gittim, geldim.Evimiz kerpiçtendi. Yağmur yağdığında çatısından damlar, su alırdı. Ekecek fazla bir yerimiz yoktu, olanı da icara verirdik, oda bir şey getirmezdi zaten. Anam çok inat etti, ' Seni okutucam' diye. Yollarda ders çalışırdım. Tarih, Coğrafyayı bağıra, bağıra anlatırdım köy yolunda.Tek başıma okula gidip gelmek çok zordu. Karanlıkta dönerdim. Anam yollara çıkar, gelişimi beklerdi. Ay ışığının çarptığı patikaya doğru sürekli bağırırdı, 'Mustafa, Mustafa! Diye.Anamın Lirik, o yüreğinden koparcasına çıkan sesini duyunca korkularım diner, bana güç verirdi. 'Geliyorum Ana !' deyince, 'Sesine kurban olayım, Mustafa'm' derdi. Evde kuru ekmekle Bulgur olurdu ekseri, hep şükrederdik.Tarlada 1 İneğin peşinde koşarak çobanlık yaptım. Azimliydim, yaradan güç verdi, sınıfların hepsini birincilikle geçtim.Anamın kıt-kanaat geçindirdiği süt parası ile ortaokulu da bitirdim. Öğretmenler, komşular okumamı istiyordu, ama gücümüz yoktu. Tek çare yatılı okumaktı.Okul bitiminde karnemi alacak bir velim bile yoktu. Öğretmenler beniSevip, tanıdıkları için karnemi verdiler. Arkadaşlarım' Sen yaparsın Mustafa' derdi.Maliye ve Polis Koleji yatılı imtihanına girdim. İkisini de kazandım. Ankara'ya mülakata çağırdılar. İlk defa Ankara ya gittim. Orada hiç tanıdığım yok, adres yok. Sene 1962–63 anam, ekmekle çıkın yapıp 90 lira cebime koydu, kara Trenle Ankara'ya gittim. Giderken bir hüzün çöktü. Üstüm, başımdan ve yalnız oluşumdan kimse kompartımanına almak istemedi. Koridorda uyuklayarak gittim, yorgun, bitkin ve moralsiz olarak.Malatya Garı küçüktü ama Ankara Garı çok büyük ve yoğundu. İndiğimde nereye gideceğimi bilmiyordum, ağlıyordum. Trene baktım, geriye dönesim geldi. Ama Tren İstanbul'a gidiyormuş. Ulusa, Gençlik parkına doğru başımı alıp gittim.Otel bulmak için gördüklerime ucuz otel soruyordum. Sıvasız, Toros Oteli diye bir yere gittim, hiç unutmam. Tahta tabanda 3–5 yatak serili virane bir oteldi. Korku, kaybolma endişesi birde imtihan heyecanı. Ne aksi bir tesadüftür ki Polis Koleji ve Maliyenin mülakat sınavı aynı tarih ve saatte.Çok uykusuzdum, sabahın köründe 4,5 da kalktım Ulustan Anıt tepeye gittim. Niyetim, hocaların beni erken imtihana almalarını söylemekti, ama komisyon gelmedi. Bahçe kapısınaÇıktım, çok karamsardım. Ne yapacağımı düşünürken kendimi Polis Kolejinde buldum. Nasıl geldiğimi hatırlayamıyorum. Herkes velisi ile gelmiş, adamını bulmuş. Ben yalnızdım. Sınavda sözlü yerine yazılı yaptılar, bu benim için büyük şanstı. Çok çalışmıştım ve başardım.Sonra tekrar Maliye Okuluna döndüğümde, sınavlar bitmişti. Sınava katılsaydım beklide Maliyeci olacaktım.Sınav neticeleri için 4–5 gün sonra gel dediler. Cuma günü gittim. İl, İl kazananları okuyorlar. Mustafa Malay ismi okundu, başka bir İlde ama 'Burada' dediler. Sıra Malatya'ya geldiğinde ismim yoktu. Çok heyecanlandım. Her şey bittikten sonra Emniyet Amiri Nuri Bey'e sordum. 'Mustafa Malay, benim ama benim ismim değişik İlden çıktı ve 'Burada' dediler, ' Bu nedir' deyince ' Sen Pazartesi gel' dediler. Sıkıntılı 2 gün daha geçirdim. Tekrar gittiğimde ' Aferin, çok yüksek puan almışsın' dediler. Kayıt için sağlık raporu istediler. Diyarbakır Hastanesinden 9–10 günde zorla aldım.Diyarbakır da Handa kaldım, çok yalnızdım, kendi başıma becerdim. Polis Kolejine kaydımı yaptırdım. Burada da başarılıydım, 1.likle geçtim. Polis Koleji, Lise ayarındaydı. Polis Akademisine girdim. Okulu iyi derece ile bitirenler Siyasala burs alarak gidiyordu. Bende maaş alarak okula devam ettim.Üniversite imtihanlarına girdim, maliyeyi kazanamadım, çok üzüldüm. Herkes benden ümitliydi. 'Kazandın mı' diye sorduklarında bana kurşun sıkmışlar gibi geliyordu. 2. kez girdim, bunda da okuldan diplomamı vermediler.3. kez girdim, kazandım. Mülkiyenin birinci sınıf, polis AkademisininSon sınıf öğrencisiydim artık. Akademi bitti kura çektim, Ankara çıktı. Hem Komiser olarak görevime devam ettim hem de devam mecburiyeti olduğu için Siyasal Bilgilerin derslerine girdim.Emniyet Teşkilatı ağır bir meslekti. Okul da devam ve disiplin isterdi. O yüzden hiç zaman kaybı olmadan Siyasalı bitirdim. Bazı aksilikler şans getirdi. Okulu sonradan kazanmak benim için hayırlı oldu. Yoksa hem maaştan hem okuldan olacaktım.Baş komiserken Kaymakamlık sınavlarını kazandım. Mülki İdareye girdim. Kurslara katıldım, mahrumiyet hizmetimi Kaymakamlıkla bitirdim.Sonra İstanbul Siyasi İstihbarat Şube Müdürlüğü yaptım. Müfettiş olmak için Mülkiye İdareye girdim. Müfettiş oldum, 9 yıl 6 ay süre ile.Sonra İngiltere'ye gittim. Londra da Polis kursuna katıldım. Döndükten sonra 1991'de Şırnak Valiliğine atandım. Şırnak, o yıllar Cadı kazanı gibiydi. Burada 1,5 yıl görev yaptım. 1992'de Valilik sevincini bu İlde yaşarken Annem öldü. Çok sevdiğim, bana hayatı kazandıran yaşam kaynağımı kaybetmiştim. İmgelerimden hiç çıkmayan çamurlu, karanlık okul yollarımın hüznünü bir kez daha yaşadım o an. İlmik, ilmik kazandığım başarıların heyecanı, anamın 'Sicim hesabı' gibi göğüs kafesimde düğümlendi. Allah taksiratını affetsin.Görev yaptığım sürede yasaları adaletli kullandım, her gittiğim yerde.Şırnak Valiliğim sırasında, zamanın Bakanı ile bir toplantı sırasında sürtüşme içine girdik. Koalisyon Hükümeti idi. Başbakan benim haklı olduğumu bildiği halde Merkez Valiline getirildim. Daha sonra Ordu Valiliğine atandım. Burada da iki Milletvekili ile sürtüşmeye girdim. Hatta birisi Bakanlık yapmış. Ordu halkı için mücadele ettim. Ama Hükümet beni Merkeze aldırdı. Fakat halk onları sonra Ordu'ya sokmadı, yuhaladılar. Ben halkın

hakkı için mücadele etmiştim.Sonra Merkezden Erzurum Valiliğine atandım. Halk çok uyumluydu.Organik

Tarımla ilgilendim. İlişkilerimiz çok iyiydi, bir yumak olmuştuk sorunlarla, mutlulukla.2,5 yıldır Aydın'da görevimi sürdürüyorum. Aydın

güzel ve sakin bir yer.Ama Allahın verdiği o şirin doku ve güzellikler, değer olarak tam anlamıyla kullanılamamış. Aslında batıya açılan Tarımın ilk kapısı burası.Rehavet, birazda ' Geçim sıkıntım yok, nasılsa tarla benim' düşüncesinden kaynaklanıyor. Aydın dışından gelenler iş yapmaya başlamış. Valilik olarak Tarımda destek ve Tarımda tanıtım gayretleri veriyoruz”. 13.Mart.2007 – SalıEn büyük isteğim şehrin mülki amiri ile söyleşi yapmaktı. Çok kolay olmadı ama başardım. Sayın Malay beni kırmadı. Ona sağlık diliyorum.( Vali Mustafa Malay 30 Nisan 2009 da Merkeze alındı)