Mehmet Özçakır

Mehmet Özçakır

DÜNYA KAZAN , VİRÜS KEPÇE

Zorunlu Ev tatili sona ermiş.

haberiniz var mı..?

ne güzel olurdu aslında..!

Ama bugün 1 Nisan, ŞAKA GÜNÜ, şakasız olmaz.

Nisan 'ın ilk günü neden böyle bilinir hiç düşündünüz mü..?

Nisan 1 şakası hakkında farklı kültür, inanç ve dillerde efsaneler bulunmaktadır.

15. yüzyılın sonlarında, Haçlı ordusu İspanya'daki Endülüs Müslümanlarının son kalesini (Gırnata) kuşatır.

Uzun süren bir kuşatma olmasına rağmen, kış aylarının da etkisiyle, kale korunabilmektedir.

Durumun zorluğunun bilincinde olan Haçlı ordusunun komutanı kaleyi düşürmek için değişik taktikler düşünmektedir. En sonunda aklına bir fikir gelir. 31 Mart gecesi kalenin önüne giderek bir elinde Kur an bir elinde İncil, kaledekilere seslenir;"Şu iki kitap üzerine yemin ederim ki, teslim olursanız bu akşam size bir şey yapmayacağım" der. Bunun üzerine gerekli görüşmeler sonrasında Müslümanlar canlarının kurtarılması karşılığında kaleyi teslim ederler. Ertesi gün sabah, yani 1 Nisan sabahı, Haçlı ordusu komutanı bütün Müslümanların öldürülmesi için emir verir. Bunun üzerine Müslümanlar , bizi öldürmeyeceğinize dair "yemin etmiştiniz, bize söz vermiştiniz" derler. Bu söz üzerine Haçlı ordusunun komutanı "Benim sözüm size dün akşam içindi, bugün için size bir sözüm yoktur" diye cevap verir ve Bütün Müslümanlar orada şehid edilirler. Hikaye'ye göre o gün bugündür. 1 Nisan Hristiyanlar arasında Hile Günü olarak kutlanmaktadır. Maalesef halkımız arasında da yaygınlaşmış, yüzlerce, binlerce Müslümanın katliam günü olan 1 Nisan şaka günü olarak kutlanmaktadır.

bir başka inanca göre 1564 yılında Fransa kralı IX. Charles yılbaşını 1 Nisan’dan 1 Ocağa aldırır. Bu arada 1 Nisan’ı sene başı olarak kabul etmeye devam edenlerle alay etmek amacı ile yapılan şakalar, bir süre sonra gelenek haline gelir. 1 Nisan’ı yılbaşı kabul edenlere ise “Nisan Balığı” adı verilir.

gelelim biz gerçeklere.

Hepimiz evlerimizde zorunlu hapiste.

Virüs dünyayı dolaşıyor,

Hepimiz oturduk ,oturduğumuz yerde,

Dünya kazan , virüs kepçe misali gezmediği ülke yok .

Ne pasaport soran var, ne de vize,

ne de Suriyelileri kabul etmeyen Avrupa’nın gücü yetiyor bu minicik görünmez illete.

Sıkıysa sınır kapılarını kapatsa ya her ülke..!

Ama ne yapıp ediyor geziyor tüm dünyayı sessizce.

Bir kurşun kalem noktası kadar yere , bilmem kaç bin virüs sığabilecek kadar minik bu yaratıklar , nedeniyle sosyal ekonomi çok olumsuz etkilendi tüm ülkelerde.

Hadi onlarca topu tüfeği ile övünen, küçük ülkelere terör uygulayan , elinde nükleer silah bile bulunan dünya devleri neredesiniz..? Canlı bile olmayan ,görünmez bir mikroba işte yenik düştünüz.

Dünya bu felaketle artık yeniden bir araya gelip, hepsinden büyük bir başka varlığın olduğunu unutmadan , makul , sürdürülebilir , hakça bir paylaşım yapmalıdır.

Ne acı ki, yolda karşılaştığımız komşularımızla araya mesafe koymak, aynı apartmanda daire sakinleri virüs bulaşmasın diye asansörde sırt çevirmek, kardeşin kardeş ziyaretinden kaçındığı , hatta doktorların aynı evde yaşayanların ayrı odalarda yatmalarına kadar varan bu ayrımcılıktan ders çıkarmak gerekir.

Henüz ne olduğunu kimsenin tanıyamadığı , aşısının bulunmadığı ve ilacının ise şimdilik sadece bedenimizin bağışıklık sisteminden başka bir şey olmadığı bu görünmez felaket için , Panik yok, tedbir var.

Bu tedbirlerin sonucunda bazı kurumlar kapılarını kapatarak , gelenlere internetten başvuru yapılmasını öneriyor.

Yine bu zorlu günlerde Kızılay’a her gün ortalama 40 civarında yapılan bağış yüzde 25 lere düşmüş , günde 8-10 kişi bağış yaptığından kan ihtiyacı artarak ortaya çıkmıştır.

Virüs etkisi nedeniyle, kan verirken iğneden bulaşı korkusu ve kapalı yerde bulunmama tercihleri nedeniyle kan vermekten kaçınan vatandaşlar ve donörlerin gereksiz korkulardan uzak durmaları gerekir.

Kızılay’a geçen gün verdiğim kan nedeniyle bizzat gördüm ve yaşadım ki, her çalışanı önlemini almış ve kan verenlere de kızılay kabinlerinde maske dağıtımı yapılıyor.

Dediğim gibi panik yapmamak , ama tedbir almak lazım.

İlimin bilimin izinden yürüyerek elbet daha önceki pandemiler gibi bu da geçecek.

Ama teğet mi geçecek, delip de mi geçecek, işte onu pandemi bitince görebileceğiz.

Bu arada bu olağanüstü günler nedeniyle yaptıkları üstün çalışma ve yine olağanüstü gayretler nedeniyle akşam 21.00 da 3 günlük alkış teşviklerinin yeterli olmadığını ve birer maaş ikramiye verilmesi önerim merkezi irade tarafından benimsenerek maddi teşvik de bulunuldu.

Gerçekten Aydın devlet hastanesinde Sağlık çalışanlarının ve özellikle hemşirelerin , virüs şüphelilerinin tecrit edildiği kattaki canla başla verdikleri emek yoğun hizmet her kimsenin kabul edebileceği ve yapabileceği görev değil. Çünkü hastalık riskiyle, tedaviye gelen hastayla aynı risk düzeyinde. Başarılı korunamazsa, diğer hastalar gibi tedavi edilmeye muhtaç.

Nerden mi biliyorum.? Nerdeyse tam bir haftadır aileden bir yakınımın refakatçısı olarak onlarla beraberim.

Hepsinin yüzlerinde özel göz maskesi, ağız ve burunları örten maske, eldiven , tüm vücudu saran ameliyat giysisi, kimilerinde çizme , virüs savaşçıları adeta.

Bu üstün çabaları ve çalışmaları nedeniyle tanık olduğum AYDIN DEVLET HASTANESİ en başta bire bir hastalarla yüz yüze olan hemşirelerine , doktorlarına yardımcı eleman tüm çalışanlarına , idari yönetimine, Sağlık Müdürü kardeşim Osman AÇIKGÖZ’e gayretli çalışmalarından teşekkür ediyorum.

Tüm Sağlık çalışanlarının yanı sıra, pandemi nedeniyle görev yapan tüm emniyet güçlerine , bu zorlu günlerde , hastalık yapan etmenlerle risk içinde ve yüz yüze çalışan belediyelerin temizlik işçilerine de alkışlamak ve birer maaş ikramiye verilmesini yineliyorum.

Özellikle belediye temizlik işçilerinin , araç arkasında hiçbir güvenlik olmadan tutundukları kollar hiç güvenli değil.

Temizlik işçileri İş güvenliği açısından, temizlik kamyonu arkasında mutlaka bir emniyet halatıyla araca bağlanmalıdır. Araç durduğunda çengeli açılarak serbest kalan işçiler çöp konteynerlerini aktarma yaparak , tekrar araç arkasında emniyet çengeli takılması sağlanmalıdır.

Belediye yetkililerine buradan duyuralım.

Sağlıklı , akılcı ve güvenli günler olsun hepimize .

SÖZÜN ÖZÜ :

ZAMANINDA ALINMAYAN GÜVENLİK VE EMNİYET,ASLA KADER DEĞİLDİR.

Mehmet ÖZÇAKIR mehmetozcakir@hotmail.com

P.K:110 EFELER – AYDIN

GSM : 0.505.8077828