Kıvanç Uğur

Kıvanç Uğur

KORONAVİRÜS VE BİLİMİN YOL GÖSTERİCİLİĞİ

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün yalnızca Türk ulusuna değil, insanlığa yön veren sözlerinden biridir “Hayatta en gerçek yol gösterici bilimdir” vecizesi.

Neredeyse tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını nedeniyle bir kez daha anladık ki, toplumların sağlığı ve aydınlık yarınları için bilimin önemi hiçbir surette yadsınamaz.

Türkiye’de koronavirüs tehdidinin en az zararla atlatılması için oluşturulan Bilim Kurulu da çalışmalarını aralıksız bir şekilde sürdürüyor. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca başkanlığında bir araya gelen bilim insanları, tüm insanlığı etkileyen bu tehdide karşı izlenmesi gereken yol haritası üzerinde büyük bir titizlikle çalışıyor, atılacak adımları belirliyor. Bakan Koca da bu süreçte duyarlı bir devlet adamlığı örneği sergileyip, sıkça düzenlediği basın toplantılarıyla kamuoyunu bilgilendiriyor.

Geçtiğimiz günlerde konuyla ilgili düzenlenen bir basın toplantısında konuşan Bakan Koca, konuyu siyasi içerikle ele almadıklarını, bilimsel bir yöntemle ilerlediklerini anlatmıştı. Bilimsel veriler doğrultusunda karar aldıklarını dile getiren Koca, “Etik olarak tek kriterimiz insan sağlığı oldu” vurgusunda bulunmuştu.

İşte bu duyarlı davranış ve sürecin başından beri şeffaf bir yönetim anlayışının benimsenmesi, partili – partisiz tüm yurttaşların takdirini kazandı. Yeniden bilimin yol göstericiliği konusuna gelecek olursak, Bilim Kurulu üyesi akademisyenler zaman zaman televizyonlardaki açık oturumlara katılıp, görüşlerini kamuoyuyla paylaşıyor.

Bu süreçte toplumumuzun her bir ferdine düşen görev, bilim insanlarının önerilerine kulak vermektir. Bilim insanlarının görüş ve önerileri, gerek devletin yetkili organlarının yayımladığı genelgeler aracılığıyla gerekse de kitle iletişim araçları vasıtasıyla topluma aktarılıyor. Halkımıza düşen görev ne rehavete ne de paniğe kapılmadan, bu günlerin de atlatılacağına olan inançla uyarıları yerine getirmektir.

Bilindiği üzere geçtiğimiz hafta sonu 65 yaş üstündeki ve kronik rahatsızlığı bulunan vatandaşların sokağa çıkmaları sınırlandırıldı. Yasak grubundaki vatandaşların mağduriyet yaşamaması ve temel gereksinimlerinin karşılanması için valilikler bünyesinde ‘Vefa Sosyal Destek Grubu’ adını taşıyan uygulamalar hayata geçirildi. Gerek merkezi yönetime bağlı unsurlar gerekse de yerel yönetimler yaşlı bireylerin ihtiyaçlarını karşılamak için her daim göreve hazır. İşte bu süreçte yasak grubundaki bireylerin kurallara harfiyen uyması önem arz ediyor. Bu nedenle, 65 yaşını aşan ve kronik rahatsızlığı bulunan büyüklerimiz, ‘bana bir şey olmaz’ nemelazımcılığından sıyrılmalı, gerek kendi sağlıkları gerekse de toplumun sağlığı için yetkililerin ve bilim insanlarının çağrılarına kulak vermelidir. Kalıcı çözüm, ancak ve ancak önlem alarak ve kurallara uyarak mümkün olacaktır.

Koronavirüs belasını en kısa zamanda bertaraf etmemiz dileğiyle tüm okurlarımıza sağlıklı günler diliyorum.