Mehmet Özçakır

Mehmet Özçakır

DÜN SEVGİLİLER GÜNÜ, BUGÜN SONA MI ERDİ..?

Nerdeyse haftanın her günü bir etkinliğin özel günü.

14 Şubat yani dün Cuma sevgililer günüydü.

Sosyal medya da hicveden paylaşımlar..!

“ 14 Şubat Kuyumcular ve çiçekçiler günü kutlu olsun “

Eh..haksız da değiller..!

Bu günde en karlı çıkan onlar çünkü..!

Gelene tektaş, gidene çiçek sepeti,

Dün kutladık, bugün yok mu şimdi sevgililer günü..?

Sona mı erdi sevgi..?

Nedense buna inandırılmış tüm insanlar ,

Sevgilisine eşine tek taş almayan erkek, yılın kalan diğer tüm günleri Vandal.

Nerdeyse bir güne sığan iki üç kurum veya kuruluşun günü.

Ne zaman valilik önünde çelenk görsem,

Üzerindeki kurdelesinden bilmem ne haftası ,bilmem ne günü.

Yılda bir gün andığımız “şeylerin “dikkat çekilen törenleri.

Sizin anlayacağınız her şey kadınlar için..!

Doğum günleri, ilk tanışma günleri, söz , nişan , düğün günleri, hep kadınlar için değil mi..?

14 Şubat Sevgililer, 8 Mart kadınlar, 10 Mayıs anneler günleri ..!

Bitmez tükenmez kutlamalar.

Peki bu özel günlerde sone erdi mi sorunlar..?

Şiddet mağduru hep kadınlar ..!

Peki bu erkeklerin sorunları , sıkıntıları , kadınlardan gördükleri mobbingler ne olacak.?

şu ölümlü dünyada , kadınların savunduğu eşitlik nerde....?

Masanın bir tarafında oturan kadın’a şiddet uygulayan erkekler bu anma törenlerinin neresinde,

Adı üzerinde “ eş “ olarak yaşayan ,

Aynı odayı ve dargın değillerse aynı yatağı paylaşan kadın erkek,

Sorunun kaynağı olduğu söylenen erkek , kadına uyguladığı hep aynı şiddet,

Ama sorunun kaynağından uzak göstermelik anmalar ,kutlamalar.

Oysa hiçbir yerde yok sorunun kaynağı olduğu iddia edilen erkek neden yok..?

Madem şiddet erkelerle, kadınların ortak sorunudur, hatta kabul edelim şiddeti yapan erkektir,

Çözümü için de masanın iki tarafında bulunmalıdır.

Şiddet görüldü ki, dün de, bugün de ,yarın da önlenemeyecektir.

Çünkü sorunun çözümü erkeği cezalandırıp,

Evden uzaklaştırma ile çözülemediği ortaya çıkmıştır.

Türk erkeğinin önlemez sahiplenme içgüdüsü ve gururu, kadının bedenine saplanan,

kör kurşunlara engel olamıyor işte.

Ne zaman erkek evden uzaklaştırılsa, erkek egosuyla , kadının hayatı tehlikede,

Ne polis , ne yakın koruma ,ne de elektronik pranga çözüm olamayacaktır.

Çünkü sorunun tam merkezine eğilmeden , çevresinde dönerek , zaman yitirilmektedir.

Her şeyde olduğu gibi , çözümü, eğitim ve evlilik öncesi danışmalıktır.

Hatta evliliğin devamında da eğitim devam etmelidir.

Evliliklerde geçimsizlik ve şiddet artık kabul edelim empati yapmamak ve Cehalet..!

Artan geçim derdi, banka kredi borcu ,gelecek ve iş endişesi, yuvayı bir arada tutması gereken kadınların azalan sabrı , anlayışı sorunların en başıdır.

Merak ediyorum medeniyetin beşiği ,

en huzurlu insanların yaşadığı İsviçre de

kadına şiddet var mıdır acaba..?

çünkü şiddetin en büyük nedeni günümüzde yaşanan ekonomik sorunlardır.

Çünkü parasızlık ve işsizlik , evlilik yeminlerini bozmaktadır.

Duygular ve birbirilerine katlanmak , maalesef sona ermektedir.

Herkes kendi başına yaşamaya , başını kurtarmaya , boşanma oranları artmaya , yalnız yaşamlar artmaya devam ediyor büyük şehir ve küçük şehir demeden..!

Tuhaf olanda son evrensel dinimizin öğretileri hep sevgi, aşk ,insanlık ve hümanizm teması üzerine kurulmuşsa da,

Tasavvuf güneşi Yunus Emre’den ,

Mevlana’dan feyz almayan bir millet olduk çıktık.

Bunda bir terslik var ama ders alabilene.

Evli olmayanlarda da bir başka sorun işsizlik.

Hani dışı seni yakar ,içi beni sözündeki gibi,

İş bulsa evlenecek gençleri bekleyen yukarıdaki sorunlar, hayatın gerçekleridir.

Eskiden “ ev kızı “ deyimi vardı, evlenmeden evde ebeveynleri ile beraber yaşayanlar için söylenen.

Bugün “ ev gençleri “ deyimi eklendi artık buna.

Ev genci, ev kızı gibi kısmetini olmasa da, işini bekleyen erkekler için söylenir oldu.

İşsizlik yüzünden çok yakın dostum, herkes gibi benden yardımcı olmamı bekliyor.

Oğlu işletme fakültesi mezunu.

Aydın da her firma deneyim ve tecrübeli eleman ararken , bu gençler çalışmadan nasıl tecrübe edinecekler soran yok.

Babasının sabahları masaya bıraktığı parayı bile el uzatmadan , sokağa da çıkmayan bu “ ev gençleri “ bunalım içinde gelecekten ümitsizler.

Genelde siyasi partilerin meclis toplantılarına , partili kişilerin girebildiği bir toplantı da , vatandaş bağırıyor işsizliği kürsüdeki hatibe..!

bıçak kemiğe dayanmış, asiller perişan durumda , vekillerin ve seçilmişlerin haberi yok.

Bu gidiş gidiş değil,gidilen bu yol yol değil.

Çıkın sokağa kulak seğirtin esnaf ve boş gezen mezunlara,

Her evlat ve mezun genç , babasının verdiği harçlıkla ancak ayakta.

Nereye kadar ..?

Bu gençler oy kullanma zamanı geldiğinde bunun hesabını mutlaka soracaklar.

Dost acı söyler, ama doğru söyler.

SÖZÜN ÖZÜ :

AÇIK SÖZLÜ OLMAK İYİDİR.EN KÖTÜ İHTİMALLE.

SONRADAN KAYBEDECEKLERİNİZİ , EN BAŞTAN KAYBEDERSİNİZ.

MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

P.K:110 EFELER – AYDIN

GSM : 0.505.8077828