Mehmet Özçakır

Mehmet Özçakır

KESTANE AYDIN ‘IN MEYVESİ Mİ..? YOKSA BURSA’NIN ŞEKERİ Mİ..?

Aydın Ticaret Borsası geçenlerde ik mahsul kuru incir’i sembolik bir fiyattan satın aldı.

Böyle yerel ürünler desteklenerek , diğerleri de örneğin Kestane’nin de ilk alımının yapılacağını duyurulur zaman zaman.

İncir ,Zeytin, pamuk ,Ceviz ve kestane, Aydın ın marka tarım ürünleri ve bugün kü konumuz , Kestane Aydın’ın mahşeri beş atlısından biri.

Aydın’ın marka ürünlerinden ilk beşteki tatlı bir besleyici ve kış ‘ın haşlaması ve sobada tava da kızarmışı , nefis tadı ile kestanesi..!

Daha doğrusu tatlı tadını bizden değil , başka bir şehirden alıyor.

Bursa dan..!

Dün aklıma gene bu klasik tespit geldi yerleşti.

İlk kim söyledi hatırlayamıyorum,

Aydın’da çıkan kestaneler Bursa’ya gidiyor,

Orda işlemden geçip Kestane şekerine dönüşüyor.

Beş on yıldır bunu duyan ve şaşkın baka kalan Aydınlılardan biriydim.

Kent Konseyi Toplantıları nedeniyle iki kez yolum düştü bu payitaht şeyhzadeler, padişahlar kentine geçtiğimiz yıllarda.

Bursa şeftalisi ile ünlüdür bilirdik düne kadar, ,ama bir de bizim kestanemizle marka oldu.

Kent içinde Heykel civarında gezerken o hepimizin bildiği ünlü Kafkas adı şekerleme dükkanına girdiğimizde, kuyrukta en az elli kişi bekliyordu.

Ben de daha mütevazi bir işyerine girdim havlu ve kestane şekeri satan Ulucami avlusu yanında.

Bursa hatırası havluları paketlerken ,bilmiyormuş gibi, lafı Kestane ‘ye getirdim.

Satıcı ya söyletmek istiyordum, Kestane hikayesinin gerçeğini , kendimi tanıtmadan..!

“Evet “ dedi satısı, “Kestane Bursa’ya Ege den Ödemiş ve Eğrikavak köyünden gelir..!

-“Bursa da kestane yok mu “ diye sordum.

“Bursa ‘ da da var kestane , ancak üretimi yetmiyor. Büyük çoğunluğu dışarıdan geliyor .

Eğrikavak bizim Umurlu Köşk arasında bildiğimiz dağ köyü ,

Bursa da Kestanecilerin dilinde.

Ya biz kestanemizi kaça satıyoruz dersiniz..?

Toptan çok daha ucuza gelir ama,

Perakende 7-8 lira bilemediniz en irisi ve kalitelisi 10 lira..!

Peki eşe dosta, şekere bandırıp paketleyip kaç paraya satın alıyoruz Bursa da..?

Kilosu 75-80 lira..!

yani en az on katına..!

Valla ne yalan söyleyeyim, ne vakit Bursa ‘ya yolum düşse, içime dokunuyor , dönüşte hediyelik bekleyenlere inadına Kestane şekeri almadan dönüyorum memleketime.

Vah kumral gözlü kestanem,..!

Memleketinde değerinin bilemeyenlere yazıklar olsun..!

sen, içi beyaz dışı kumral renkli dünya güzelini , buradan Bursa’ya götür , canım eşek gözü iriliğinde kestaneleri,

Daldır şekere, bas pakete, on kata gerisin geriye..!

Millet ne bilsin yediği kestane ,Bursa dan değil ,Aydın’dan,

İşte bir marka ve katma değer böyle ortaya çıkıyor ey Aydın’lılar..!

İşte bir kent böyle ürünüyle marka olup, kazanıyor.

Aydın İnciri adı sağ olsun , geçmiş yıllarda Aydın Ticaret Odası sayesinde patenti alınarak, Coğrafi işaret tescilli marka ürün oldu.

Ama gerçek anlamda, ekonomik alanda marka olabildi mi..?

Hayır..!

Yol kenarında bir ay yaşını ve kurusunu satan üreticilerin çardağıyla marka olunamaz.

Çünkü yol kenarlarında yöresel satış yapan işletmeler , tesisler, park yeri olan alış veriş merkezleri lazım markayı sattırmak için.

Bodrum’dan Milas’a çıktığınızda , sizi bir devasa balık işleme tesisi karşılar.

Çünkü Bodrum un markası balık , işte bu tabelanın altındadır.

Siz Aydın’dan geçerken , sağa çekip alış veriş yapabileceğiniz ,

Aydın’ın beş atlısı mahşerini bir arada görebileceğiniz işyerleri yoktur.

Ne Denizli çıkışı ne de Muğla ve İzmir..?

Oysa bu karayolları üzerinde üç noktada işyeri kurulup satış yapmak çok mu zor..?

Bir örneği Kuyucak Pamukören beldesinde ana karayolu kenarında 15 dükkandan oluşan geniş bir otoparkı ile hemen karayolu kenarında “yöresel ürün satış sergisi “ yapıldı bitti.

Aydın merkez de de bunu yapmak çok mu zor ..?

Her üç komşu ilimize giden ana karayolu kenarında ,eğitimi taşımalıya geçmiş köylerimizin, ilkokul binaları terk edilmiş ve kullanılmaz bir halde.

Tahsisi istenilebilecek bu köy okulları biraz onarımla küçük bir işletmeye ve yöresel ürün satış merkezlerine dönüştürülebilir.

Bunlardan biri de ,Çine yolu üzerinde Çiftlik veya Çiftlikburnu da denilen köyün İlkokulu.

Yıllardır terk edilmiş bu köydeki ilkokul , resmi kurumlarca veya Üretim kooperatifleri tarafından Yöresel Ürün pazarı olarak kullanılabilir.

İşte o ilkokulun rahatsız eden terke dilmiş atıl durumdaki görüntüleri.

Aydın Valisi Sayın Yavuz Selim KÖŞGER, Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem ÇERÇİOĞLU ve Ticaret Odası ile Ticaret Borsası başkanları buralara bir görseler, dediklerimin ne kadar haklı ve yerinde olacağını göreceklerdir.

Aydın’da proje üreten , iş için fikir yaratanlar , Sivil Toplum Kuruluşları , Valilik bir toplantıda buluşmalı ve AYDIN ŞURASI düzenlenmelidir.

Boşuna dememiş atalarımız “el elden üstündür.”

Fikir ve proje biraz da Sivil Toplum Kuruluşu , ve biz gazetecilerden ,

Yerine getirmesi ve işletmesi kamu yetkililerinden,

Hadi yarın bir masada buluşmaya ,

Bir fikrim var diyenleri aynı masada buluşturmaya,

Aydın için ortak akıl yaratmaya..!

Var mısınız..?

Yok musunuz..?

SÖZÜN ÖZÜ:

HER LAFI DUYMA DİYE , KULAĞININ ARDI VAR,

HERŞEYİ GÖRME DİYE GÖZÜNÜN KAPAĞI VAR,

HERŞEYİ SÖYLEME DİYE , DİLİNİN ÖNÜNDE DUDAĞIN VAR.