Menderes Akdağ

Menderes Akdağ

DEMOKRAT PARTİ İKTİDARINDA AYDIN KENT İMARI

1950’den önce Aydın il merkezinde Kırmızı Minare Cami’nin alt tarafında çakallar ulurdu. Aydın-İzmir karayolu ise Nazilli Köprüsü, Ilıcabaşı, Batı Gazi Bulvarı istikametinde devam ederdi. Aydın il merkezi dağların yamacına serpilmiş durumdaydı ve güneye pek sarkmamaktaydı. Kentler arası ulaşım kara trenle sağlanırdı. Tren kara dumanını tüttüre tüttüre gelirdi. Bazen acı acı düdük çalardı. Tren gelirken tren yakınında bulunan at arabalarından sürücüler hemen iner atın yularını tutarak atın ürkmesine mani olmaya çalışırdı. Arka arka vagonları olsa da bu vagonlar tıka basa insan dolu olurdu. Ayakta Aydın’dan İzmir’e altı saatte tıngır tıngır ancak gidilebilirdi. Karayolu mu? O dönemde ne gezer? Derelerin üzerinde köprü yok. Değil kışın yazın bile geçmek mümkün değil. Aydın-İncirliova ilçesi Gerenkova istikametinde İkizdere üzerinde mandalar beklerdi. Bunlar çaydan geçmeye çalışırken çayda kalmış kimi arabaları çekerdi. Böylece manda sahipleri üç-beş kuruş sebeplenirdi. Demokrat Parti iktidara geldikten sonra 1951 yılında Aydın-İzmir yolunu yapmak için dozerler geldi. İnsanlar dozerlerin başına toplanırdı. Daha önce böyle araçlar hiç görmemişlerdi. Dozerlerin çalışmasını ağzı açık seyrederlerdi. “Makine ağaçları amma da köklüyor ha!” derlerdi. Aydın-İzmir yolu 1954-1955 yıllarında mı ne faaliyete geçti. Dar bir yoldu ama daha önce o da yoktu.

Önceleri Aydın kent merkezinden geçen Tabakhane deresi kışın çok su getirirdi. Cumartesi pazarının olduğu yerde(Soğuk Kuyu mevkii) bulunan demiryolu köprüsünün üzerinden kimi zaman gelen suların aştığı görülürdü. O zamanlar dere serbest yatağında akardı. Dere, Cumartesi pazarı demiryolu köprüsünden sonra keskin bir dirsek yaparak güney doğru inerdi. İşte su çok olduğu zaman bu dirsekten suyun akış yönünde dere taşkın verirdi. Bu nedenle Orta Mahalle; Tatar Mahallesi(Eski koyun pazarı), Aydın Tekstil’in batı kesimi sular altında kalırdı. Yıllar yılı bu mahallenin sakinleri ellerinde küreklerle derenin dirsek yaptığı yerde bentler kurarak taşkınlardan korunmaya çalıştılar. Yazın ise dere suyu iyi azalırdı ama etrafında duvar olmadığı, zemine ise henüz beton atılmadığı için çocuklar su birikintilerinde yüzerdi. Bazen oyuklar büyük olur, çocuklar bu nedenle boğulma tehlikesi geçirirdi. Belki boğulan da olmuştur. Ama bilmiyorum. Demokrat Parti iktidarında 1958 yılında Cumartesi Pazarında yer alan demiryolunun alt tarafına kadar, istinat duvarları yapılıp, dere yatağı ıslah edilince Orta Mahalle ile Tatar Mahallesi sakinleri derin bir nefes aldı. Daha sonraları güney-kuzey doğrultuda, süs yolu olarak adlandırılan Adnan Menderes Bulvarı açıldı. Kentin ana iskeleti böylece oluşturuldu. Aydın-İzmir karayolu da biraz daha güneye alınınca kent Menderes Ovası’na, güneye doğru yayıldı. Adnan Menderes Bulvarı açılınca da kentin ilk yüksek binası da (7 katlı) burada yapıldı. Bu, rahmetli Adnan Menderes’in eşi Berrin Menderes adına yapılmış olan binaydı.(*)

--

Yazıda yer alan bilgilerin dayandığı tanıklar, belgeler ve diğer tüm dokümanlar için bakınız: Menderes Akdağ, “Aydın’da Siyaset(1946-1950)”, 2008-Aydın.