Menderes Akdağ

Menderes Akdağ

GÜLDÜRMEYİN ADAMI AYDIN DÜNYA KENTİ Mİ OLACAK DEDİNİZ?

Aydın dünya kenti olur mu? Sorusuna verilecek evet yanıtı çok büyük bir laftır. Aydın küçük-şirin bir kentti. Yaşanılabilir, sağlık dolu bir yer… Kent büyümektedir. Büyüdükçe kentin sorunları da artmakta… Aydın dünya kenti olmaktan çok uzakta. Dünya kenti olmanın basit kuralları var: Sürdürebilir çevre politikası, tarihi ve doğal dokuya saygı, sağlık-eğitim-spor-altyapı hizmetlerindeki yeterlilik… Elbette Aydın’da olumlu gelişmeler olmaktadır. Ancak gelişmeleri, Aydın’ın kendini kurtarma çabası olarak değerlendirmek doğru olur. Dünya kenti olmak, Aydın için uzakta… Gümrükönü Hanı restore edildi. Daha önce Nasuhpaşa Külliyesi restore edilmişti. Cihanoğlu Külliyesi çöplük ve serkeşlerin yeri olmaktan kurtarılmıştır. Batı yakasında yeni bir Aydın oluşturulmuştur. Tıp Fakültesi binası, Yeni Doğum evi gibi devası yatırımlar yapılmıştır. Yeni otogar inşaatı, otoyol bağlantı çalışmaları küçümsenemez. Aydın’da arkeoloji müzesi gibi dal müzeleri açılmaktadır. Düğün salonundan bozma sahnelerden kurtulup Aydın önemli tiyatro ve sergi yerlerine kavuşmuştur. Adnan Menderes Üniversitesi’nin devasa kongre merkezini burada saymamaktayız. Kentin en önemli kavşağı olan Yenidörtyol’a Aydın’a yakışan bir anıt dikilmiştir. Yeni bir meydan yapıldı Aydın merkezde… Belediye Sarayı, saray yani… Jeotermal sahalarını değerlendirilsin dendi ama sonuç felakete doğru gidiyor. Organize sanayi bölgeleri oluşturmuş bir kent var karşımızda… Gelinen noktanın büyüklüğünü anlamakla birlikte Aydın’ı dünya kenti ilan etmek tam bir nadanlık olur. Aydın’a, dünya kenti olmak adına yapılanlar yetmez… Daha delice hamleler gerekir. Daha kökten…

Aydın merkez turizm şehri olamaz. Neden mi? Aydın merkezde hangi otel yatırımı var? Gümrükönü Hanı, Nasuh Paşa Külliyesini restore ettik ama bu tarihi binalar ile Gazi Bulvarı arasındaki biçimsiz apartmanlar ne oluyor? Beton yığını binaların gölgesinde tarihi yapı mı olur? Doğu Gazi Bulvarının başlangıcı, Kuzey yakasında onlarca ev var. Terk edilmiş. Tarihi değere sahip… Yıkılmasına izin verilmemektedir. Ancak evler zaten harabeye dönmüş. Yıkalım mı? Asla! Evlerin restore edilmesi teşvik edilmelidir. Ancak söz konusu evler arasında ucube binalar var. Evlerin tek tek restore edilmesiyle bu iş yine olmaz. Aydın, bu şekilde turizme kazandırılamaz. Hükümet Bulvarı’ndan(Adliye karşısından) Cihanoğlu külliyesine kadar uzanan ve avukatlar sokağı olarak bilinen caddedeki bütün terk edilmiş tarihi eserleri restore et… Bu yetmez tüm köhne, ucube binaları ortadan kaldır. Yerlerine aslına uygun tarihi Aydın evleri dik ve bu caddeyi trafiğe kapat… Yani Aydın’da yeni bir Beypazarı oluştur. İşte o zaman Aydın turizme kazandırılacaktır. Aydın’a yeni otogar yapılacak, hayırlı olsun! Eski otogarın yeri ne olacak? Alışveriş merkezi mi? Yok mu yeşil alan projesi? Aydın’da devasa yeşil alan yok. Pınarbaşı, Aytepe denmesin lütfen… Şehrin kıyısında ucunda değil tam ortasına yeşil alan gerekir. Eski Aydın tekstil, yeni yeşil alan değildir. Aydın’a yeşil alan kazandırdık diye kimse kimseyi kandırmasın. Orası zaten vardı. Umarım, fuar alanı vb. şekillerde burası iyi değerlendirilir. Yirmi milyonluk nüfusa sahip New York’taki Central Parkı hatırlayalım. Aydın’da yeni bir meydan yapılıyor. Kesinlikle meydan güzel olacak… Ancak meydanın genişliği yeterli değil. Tarihi bir meydan olması, olası görünmüyor. Yeşil alanla ilgili ciddi sorunlar var. Altı otopark olan yerin üstü nasıl ciddi yeşil doku olsun? Kent meydanının modern görüntüsü de tartışmalı. Çünkü kent meydanı biçimsiz apartmanlarla çevrelenmiş durumdadır. Yeni Dörtyol’daki Aydın’ın değerlerini simgeleyen devasa heykeller yâda anıtlar neden başka yerlere yapılmaz? Kavşağın tam ortasında bir yapıt… İnsanlar sadece anıta göz ucuyla bakıp geçiyor. Çünkü trafik var… Bu anıt güzel olmuş, yerinde kalsın fakat neden ulaşılabilir yerlere, meydanlara buna benzer anıtlar yapılmaz? Aydın’ın Batı hattı otoban girişindeki Adnan Menderes heykeline ve demokrasi müzesine ne oldu? Harabeye döndü… Aydın kentini sembol eden heykel ve anıtların yerlerine bakalım: 7 Eylül 1922 Aydın’ın bağımsızlık gücünü çağrıştıran şehitler abidesi nerede? İncir ve incir dalı figürlü anıtsa Eskidört yolun tam ortasındadır. Efe heykeli ise Valilik konutunun önünde, trafik keşmekeşinden fark edilmemektedir. Bütün önemli anıtlar sadece döner kavşak vazifesi görmektedir. Trafiğe kapalı meydanlara dikeceğimiz Aydın ilini çağrıştıran anıtlar ya da heykeller yok mudur? Aydınlılar ya da Aydını ziyaret edenler bolca onların önünde resim çektirsin… Sonra da onları sosyal ağlarda diğer insanlarla paylaşsın. Bir tek Yörük Ali Efe Heykeli var… O da çok küçük boyutlu… Kitabesi dikkat çekici değil… Konduğu yer kötü… Anıt meselesini çözemeyen Aydın, nasıl dünya kenti olur? Kentin altyapısında sorunlar olmalı ki koskoca Aydın kenti bir yaz yağmuruna teslim olup sele uğrar. Aydın’ın spor kenti olma adına ciddi sorunları var. Adamakıllı stadyum yok. Kapalı spor salonu yetersiz ve çok eski. Her mahallede olması gereken kapalı-açık yüzme havuzları nerede? Denize sadece 60 km uzaklıkta bulanan Aydın’da hale pek çok kimse yüzme bilmemektedir. Kent düzayak olmasına rağmen bisiklet kullanılmamaktadır. Caddeler açılmadan önce bisiklet yolları planlanır. İlhami Ortakin döneminde bisiklet yolları yapılmıştı. Daracık sokaklara yol kenarlarına demir konularak bisiklet yolu yapılmaz. Sonra bir başkası gelir o demirleri söker. Olan milletin kaynaklarına olur. Yollar, sokaklar öyle açılmalı ki 3 metre eninde bisiklet yolu; onun yanında 3 metre eninde yaya yolu olmalıdır. Bunların yanında motorlu taşıt yolu uzanmalıdır. Bu üç yol da birbirinden ağaçlandırılmış adalarla ayrılmalıdır. Hollanda’ya gidin, Amsterdam sokaklarını gezmeniz gerekmez, en basit bir Hollanda kasabasında dahi sistem budur. İyi niyetle başlatılmış tüm işleri alkışlamak gerekir. Ancak bazen iyi niyet yetmemektedir. Deli olacaksın hem de kara deli… Ki yapacakların bir şeye benzesin.