Mehmet Özçakır

Mehmet Özçakır

HAYATIMIZ DİZİ TELEVİZYON ESİR ALDI BİZİ!

TRT’nin tek kanallı günlerde ilk yıllarında siyah beyaz günlerinde , 1970 lerin başında akşam istiklal marşı ile açılıp, gece yarısı “ Güne Bakış “ haber programını sunan 4 yıl önce kaybettiğimiz rahmetli Can Akbel den sonra yine İstiklal marşı ile kapanan 45-50 yıl önceki yayın döneminde KAÇAK adlı diziyi yaşları 60’a merdiven dayayanlar hatırlayacaklardır. Gene gösterime giren KARA ŞİMŞEK , KÖLE ISAURA , KÖKLER, sinema tadında izlediğimiz dizilerdi.

Çok kanallı günlere geçildikten sonra , pembe, acılı , evlilik ve eş bulma dizilerinin yanı sıra şimdilerde bazı kanallarda HİNT dizileri de boy gösteriyor.

KARTALLAR YÜKSEK UÇAR, KAYNANALAR , PERİHAN ABLA, İKİNCİ BAHAR , ASMALI KONAK ,EKMEK TEKNESİ , SÜPER BABA ,ÇİÇEK TAKSİ ,AVRUPA YAKASI , BİZİMKİLER,TATLI HAYAT , ÇARLİ, RUHSAR, ÇOCUKLAR DUYMASIN ,YAPRAK DÖKÜMÜ,KURTLAR VADİSİ, BİR İSTANBUL MASALI derken gene TRT1 kanalda “80 ler dizisi “ ile yaşanan Nostalji..!

Ne yalan söyleyeyim ben, belgesel , yarışma programları ,tarihi programların izleyicisiyim kanallarda akşamları

Televizyon maalesef pek takipçisi değilimdir.

Özellikle sabah kuşağında ve prime-time’da adlarını bile bir yarışmada soru olarak çıksa bilemeyeceğim ama kadınları ekran başına kilitleyen pembe diziler ile kadın erkek ilişkilerinin konu edildiği ,programlar zaman israfından başka bir şey değildir, desem de kendi yakınlarımın dahi bu tutkusunu önleyemiyorum.

Peki ben hiç mi dizi izlemiyorum ..?

İzlemem mi..!

Geçmiş yıllarda yakın tarihimizin Filinta Mustafa ,Vatanım Sensin dizilerinin keyfini asla unutamam. Kendi adıma tarihi ve gerçek olaylardan esinlenen dizileri sürükleyici bulur ve belgesel tadında izlerim.

Bu ve benzeri dizilerden Orhan Kemal’in aynı adlı romanından esinlenerek Adana da çekilen ve pamuk ağalığının siyasilerin ve 1950-1960 lı yılları yansıtan çekilen “HANIMIN ÇİFTLİĞİ ”, Osmanlı’nın son günlerinin ve Abdülhamit günlerinin anlatıldığı ve açıkça bu topraklarda emeli ve gözü olan gizli örgütlerin anlatıldığı “ FİLİNTA MUSTAFA “ Ege’de 1919 işgal zulmü ,İngiliz’lerin sinsi oyunları, Aydın ve Nazilli’nin sıkça adı geçen ve Kuvvacıların çilelerinin anlatıldığı ülkemizde ve Kanal D ekranlarında en sevilen dizilerinin başında gelen “Vatanım Sensin”

VATANIM SENSİN dizisi gerek Kurtuluş Savaşını ve Milli Mücadeleyi konu edinmesi, gerekse ,olayların bölgemizde Aydın, Umurlu ve Nazilli de geçmesi dizi ile beraber Kurtuluş savaşına ilişkin bir farkındalık ve milli şuur yaratıldı ve nerdeyse bir yıl ekranlara bağlamıştı bizi.

Konusunun Ege bölgesi ve İzmir ile sıkça Aydın, Umurlu ve Nazilli de geçmesi ve bu illerin adlarının her bölümde yer alması aslında hem bir tanıtım , hem de aidiyet duygusu yaratmıştı.

Ne yalan söyleyeyim , tadı damağımda kalan ve beni ekrana yapıştıran bir diziydi , tekrarını izlemek dahi keyif veriyordu.

Dizide vatan haini olduğu sanılan Halit ERGENÇ ‘in canlandırdığı Albay Cevdet’in , basında yer alan haberlere göre , yaşadığı gerçeği ortaya çıktı. Dizideki Albay Cevdet’in geçmişte yaşamının gerçek adıyla Mümin Aksoy adındaki biri olduğu ve yaşadığı dönemde “Gavur Mümin” diye hitap edilen Mümin Aksoy’un İzmir’de yaşadığı ve Kurtuluş mücadelesi için ajanlık yaptığı ortaya çıktı.

Gavur Mümin’in geriye bıraktığı notlarda Kurtuluş için ölümüne mücadele ettiği, ancak dizide olduğu gibi, İzmir’de birçok kişinin, nefretle bakarak, yüzüne tükürüldüğü ve Cephede yediği kurşunlara göre , bu tükürüklerin çok daha fazla canını yaktığını söylediği de rivayet edildi.

İzlerken dahi bizim de yerimizde duramayarak , tepki gösterdiğimiz Cevdet , kendi ailesine yapılan eziyetlere , vatanı için katlanan kahraman Cevdet , dizideki adıyla O dönemlerde içerisinde bulunduğu şartlar nedeniyle bulunduğu durumu bir türlü açıklayamadığını vurgulayan Mümin’in en büyük korkusunun tarihe vatan haini olarak geçmek olduğunu da ifade etmiş.

Hakkari’ye görev için gittiği sırada zatürreye yakalanan Mümin Aksoy’un 25 Ocak 1948 yılında hayatını kaybettiği öğrenilirken, Mümin’in eski bir arkadaşının verdiği ilanda ,Mümin’in çok önemli gizli bir görevde olduğunu açıklamak zorunda kalmıştı

Dizi de adı geçen ve İzmir Belediye meclisine reis olarak atanan ve belediye başkanlığı yapan Eşrefpaşa semtine ve aynı adıyla bir cami de yaptıran Eşref Paşa da ( hacı Mehmet Eşref paşa ) gerçek bir şahsiyetmiş.

İşte bu örnekte olduğu gibi , gerçeklerin anlatıldığı tarihi diziler geçmişimizi öğrenmek adına bir çalışma olarak karşılansa da, kadınların izledikleri pembe diziler , aslında incelenmesi gereken bir sosyo-psikolojik vaka.!Bazı erkekler de kadınlardan az değil haa..! Biliyorum yakınımdakileri, kadın dizilerinin tutkunları hemcinslerim , akşamları iple çekiyorlar.

Bilmiyorum eleştirim haklı mı ,değil mi..? ancak pembe dizilerden öğrenilen ve kazanılan nedir çok merak ediyorum.

Yukarıda değindiğim tarihi diziler , yaşanmışlıkları ve gerçekleri anlatmaya çalışırken , kadınların izledikleri diziler erkek kadın ve aile ilişkilerini esas alıp , zaman öldürmek gibi geliyor bana..! Kim bilir belki de kadınlar bu dizilerde kendilerini buluyor olmalılar.

Aslında Aydın, kent olarak , Milli Mücadele olayları , Kuvayı Milli direnişinin yaşandığı konusu bol , platformu geniş bir kent. Film yapımcıları desteklenerek , tarihi dizilerin devamı pekala Aydın da çekilebilir. Fikret Hakan’ın başrol oynadığı dokuz dağın efesi, Atçalı kel Mehmet gibi siyah beyaz filmleri gece kuşağında özel televizyon platformlarında izlemekten hala keyif alıyorum.

Antik kentlerin zenginliği içinde nice senaryolar canlandırılabilir. Kentimizin tanıtımı içinde ekonomik olarak ta geri dönüşümü kazanımlar elde edileceğine inanıyorum.

Yerel yönetimler ve valilikler bu konuda destek olabilirler.Muğla da çekilen dizilerin , turizmi nasıl canlandırdığını izliyor ve görüyoruz.

Millet öylesine alıştı ki, yazın dizisiz ne yapacak bilmem..!

Can sıkıntısından , oturup dizini dövmesinler de..!

Dün açılan AYDIN 2. KİTAP FUARI sizleri bekliyor.Uzun yaz tatilinde siz ve çocuklarınız için indirimli kitaplar ve yazarlar ayağınıza kadar geldi.

Bugün saat 15.00 de ünlü tarihçi İlber ORTAYLI hoca Atatürk kent meydanında olacak, kaçırmayın bu fırsatları.

SÖZÜN ÖZÜ:

KİMSEYE KENDİNİZİ ANLATMAK İÇİN UĞRAŞMAYIN

HERKES SİZİ KENDİ İŞİNE GELDİĞİ GİBİ GÖRÜR.