Beyhan Erdoğan

Beyhan Erdoğan

ÂŞIK MUHSİN YARALI VE KENAN ÇİFTÇİ

Halk ozanı Âşık Mahsuni Yaralı ile uzun süredir tanışır, görüşürüz. Ben, Aydın Yazarlar ve Şairler Derneği üyesi ve denetçisi olarak, Muhsin Yaralı da Aydın Âşıklar ve Ozanlar Derneği üyesi ve başkanlığı görevi nedeniyle birçok programda buluşmuş, sıcak bir dostluk geliştirmiştik.

Sevgili dostum sazı ve sözüyle hayatımıza bir renk, bir zenginlik getirmişti. Aydın’da halk ozanı aşığı mı görmüştük biz? Âşıkların sohbetini, atışmasını mı seyretmiştik. Aydın’da öyle bir ortam mı vardı? Anadolu’nun bu zengin kültürünü Aydın’da biz onunla yaşadık. Sayın Muhsin Yaralı, iyi ki varsın, iyi ki Aydın’a yerleştin ve Aydın’da yaşıyorsun. Doğduğun Ağrı’nın Çukurca Köyünü unutma, ihmal etme ama sakın Aydın’ı da terk etme. Fransızlar, vatan sevgisi insanın doğduğu yeri sevmesiyle başlar diyor ama bugünkü dünya insanı ise doğduğu yeri vatan olarak belliyor.

Ben ilk halk ozanını Aydın Lisesi ortaokulunda okuduğum yıllarda tanıdım. Türkçe Öğretmenimiz güzel hikâyeleri olan Mahmut Özay’ın dersinde, lise edebiyat öğretmeni iken yazdığı dört ciltlik Türk Edebiyatı Tarihi ile ünlü Ahmet Kabaklı, derse geldi. Hocamızdan izin alarak halk ozanı Âşık Veysel’i anlattı. Şu an okulumuzda imiş. İki gözü görmüyormuş. Yarım saat sonra onun vereceği saz ve söz programını izleyecekmişiz. Yirmi beşer kuruş hazırlayın, olmayanlar arkadaşından alsın, yarın ona ödersiniz demişti. Benim yirmi kuruşum var olur mu diye sorduğumda, uygundur demiş ve çok sevinmiştim. Başında fötr şapkası, elinde sazı, dilinde tatlı sözleriyle verdiği konseri hiç unutmadım. Türkülerine başlamadan önce Aydın’da handa kaldığını, parasını çaldırdığını, cüzdan cepte içinde para yok diye öyle canlı bir türküyü spontane olarak yarattı ki, herhalde ilk olarak bizler dinliyorduk. İkinci olarak dinlediğim ve unutamadığım halk ozanı ise Âşık İhsani idi. 1968 olayları, üniversite işgali, derslerin boykotu günlerinde İstanbul Üniversitesi merkez binasındaki senato toplantı salonunda Deniz Gezmiş’in konuşmasından sonra Âşık İhsani’nin sunduğu sazlı sözlü programdı. İşte şimdi de bol bol sazını sözünü dinlediğimiz halk ozanı Muhsin Yaralı.Elime yeni geçmiş olan Sayın Kenan Çiftçi’nin hazırlayıp bana sunduğu 344 sayfalık şiirlerin toplamı ile hazırlanmış değerli bir eser. Kenan Çiftçi de Muhsin Bey gibi Ağrılı. Ama o da Aydın’a yerleşmiş. İl Kültür Müdürlüğünde Folklor Araştırmacısı olarak görev yapmaktadır.

Şiirlerin konusu çok geniş. Anadolu sevgisi, şehirlerin tarihleri, insanları, kahramanları, Alpaslan’la başlayıp, Çanakkale’ye, Milli Mücadele yıllarına, Atatürk’e kadar duygu, düşünce ve sevgiler dile getirilmiş.

Ana baba, kardeş, akraba sevgisi, memleket sevgisi, dağlar akarsular, tarihi yapılar, camiler, medreseler, kısaca insan ve tabiat sevgisi ana tema olarak işlenmiş.

Bir iki örnek vermek gerekirse:

KÖYÜM ADNAN MENDERES

Atamın babamın yurdu Atatürk’le olmuş idi yan yana

Bura kuzu yaydığım köy Taze kan lazımdı aziz vatana

Hasreti bedeni yordu Bu milleti uğratmadı hüsrana

İlk evvela doğduğum köy. Halka kucak açtı Adnan Menderes.

AĞRI BU MİLLET

Zalim Ermeniler kudurdu azdı Muhsin bahis etsen Nene Hatun’dan

Türk’ü canlı yakıp mezarlar kazdı Renk verdik bayrağa al kızıl kandan

Derviş Ağa seni tarihe yazdı En son zafer Kıbrıs, Çanakkale’den

İshak Paşa senin sultanın Ağrı. Vatan için serden geçti bu millet.

Bu güzel şiirlerin yaratıcısı Muhsin Yaralı’ya, kitaplaştırmayı gerçekleştiren Kenan Çiftçi’ye ve kitabın basımını gerçekleştiren dönemin Efeler Belediye Başkanı Mesut Özakcan’a teşekkürler eder, çalışmalarında başarılar dilerim.