Mehmet Özçakır

Mehmet Özçakır

19 MAYIS KURTULUŞ GÜNÜMÜZ

Geçen Pazar, haftanın son günü , 19 Mayıs ‘ın 100.yıldönümü ilimiz ve ilçeleriyle tüm yurtta kutlandı , pek coşkuyla da olmasa..!

Sadece Valilik önünde tören alanında sade ve heyecansız , protokol eşliğinde yapılan bayrak töreni ve ardından geniş katılım olmayan bir stad açık hava gösterisi.

her milli bayramların en kıdemli katılımcısı Ambarcık köyünden Ayşe TÜL’ü teyzemiz ,kimilerine göre ninemiz alandaki en heyecanlı kişisiydi dün gene..!

Valilik önündeki tören’e benim gibi en erken gelenlerden.

Gençlik ve Spor il Müdürünün kısa konuşmasından saygı duruşu ve istiklal marşından sonra , kortej ile Adnan Menderes stadyumuna yürüyüşe geçildi.

Stad da yapılan törenlerde şehrin A takımı Protokol’ü Vali ve Büyükşehir Belediye başkanı ile AKP Milletvekilleri eşliğinde törenler başladı.

Ancak tribünlerde bir amatör küme maçındaki taraftar sayısından daha az Aydınlı törenleri izledi.

Bir başka eleştirim ise Ulu önder Atamız tarafından , 19 mayıs Gençlere armağan edilmesine rağmen , sahada görevli ve gösteri için gelenler dışında tribünlerde sadece velilerinin yer almasıydı.

Gözlerim diğer gençleri de aradı tribünlerde..!

Judo ve Jimnastik dallarında gösterileri 23 Nisan etkinliklerini anımsattı.

Oysa 19 Mayıs sadece GENÇLER’İN ETKİNLİĞİ OLMALIYDI.

70 ‘ lerde sahada topluca yapılan senkronize hareketler, Ortaklar eğitim enstitüsünün görkemli kule gösterisi, okulların geçit törenleri özlediğimiz günler.

***

Aydın aynı gece Atatürk kent meydanında adını gençlerin daha iyi bildiği bir kızımızın konseri ile meydanı doldururken , biz demini almış aksaçlılar , Aydın müzesinde Olcay Şahin hocamızın ADÜ öğrencileri ile sunduğu “MÜZEDE MÜZİK VAR “ konserini keyifle izledik.

Barok, Klasik, çağdaş ve Türk bestecilerin eserleri ile kendimizi bir ziyafette bulduk adeta.

Buradan bu güzel konseri gerçekleştiren Aydın müze müdürü Yılmaz Akkan ile Olcay Şahin’i ve özellikle böylesine güzel etkinliklerde yalnız bırakmayan Aydın vali yardımcısı Ömer Faruk GÜNAY’ı kutluyorum.

Konseri izleyen Kültür ve Turizm bakanlık Müfettişinin de tespit ettiği gibi, bir çok devlet senfoni orkestrası izlediğini ancak ,Müzede böyle bir etkinliği ile kez Aydın da izlediğini belirterek, şimdiye dek izlediklerinden en güzelini olduğuna değinerek, tatil gününde ve gecesinde bu etkinliği izlemeye gelen valilikten kimseyi görmeye alışık olmadıklarından , Vali Yardımcısı Ömer Faruk GÜNAY’ı ayrıca kutladı.

***

Son yıllarda Milletçe patlamaya hazır bir dinamit gibiyiz.

Kimsenin kimseye müsahaması yok.

Hoşgörü ve empati yokluğu krizi yaşıyoruz,

19 Mayıs’a gölge düşüren, Efeler Belediye başkanı Fatih ATAY ile Aydın baro başkanı Gökhan BOZKURT arasında geçen istenmeyen olay kent’te gene bir başka tartışmaya yol açtı.

Vali Yavuz Selim Köşger önünde geçen olay da kimin haklı kimin haksız olduğu değil, olması üzücü.

Şeref Tribününden , iki sıra geride izlediğim törenlerde ben bile farkında varamadığım olayı sonradan öğrendim.

Baro başkanının adı yazılı en ön koltuk, 19 mayıs için gelen herkesi üzdü.

Ne oldu Mevlana’nın , Yunus Emre’lerin, Nasreddin hoca’ların yaşadığı bu canım ülkeye..?

Sokakta , apartmanda evde okulda , nedir bu kin ve öfke,

Hoşgörü ve empatiyle gönüller kazanmak varken , öfke ve kin nasıl bitirdi bu toplumun değerlerini.

Oysa “komşusu aç yatan bizden değildir “ felsefesiyle , sadece kendisi için değil başkaları içinde yaşamayı öğreten bizlere neler oldu..?

“ kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi , başkasına yapma “ deyişindeki gibi, empati özürlü bir millet olduk çıktık.

Aşağıdaki anekdot hepimize ders olmalı.

Eski zamanda köylünün biri ,gayri meşru ve kötü yoldan para kazanıp bununla kendisine bir inek alır.

Neden sonra, yaptıklarından pişman olur ve affedilmek için ineği Hacı Bektaş Veli'nin dergahına kurban olarak bağışlamak ister.

O zamanlar dergahlar aynı zamanda “aş evi “ olarak ta biliniyordu.

Durumu Hacı Bektaş Veli'ye anlatır ,

Hacı Bektaş Veli” helal değildir “ diye bu kurbanı geri çevirir.

Bunun üzerine adam Mevlevi dergahına gider ve aynı durumu Mevlana'ya anlatır Mevlana ise bu hediyeyi kabul eder.

Adam Mevlana’ya aynı teklifi Hacı Bektaş Veli'ye de yaptığını ama onun bunu kabul etmediğini söyler ve Mevlana'ya bunun sebebini sorar.

Mevlana der ki,

-“Biz bir karga isek , Hacı Bektaş Veli bir şahin gibidir.

Şahinler Öyle her leşe konmaz. O yüzden senin bu hediyeni biz kabul ederiz ama o kabul etmeyebilir. “

Adam üşenmez kalkar ,

Hacı Bektaş dergahı'na gider ,

Hacı Bektaş Veli'ye, kendisinin kabul etmediği kurbanı, Mevlana’nın kabul ettiğini söyleyip , bunun sebebini bir de , Hacı Bektaş Veli'ye sorar.

Hacı Bektaş da söyle der:

-“ Bizim gönlümüz bir su birikintisi ise, Mevlana'nın gönlü okyanus gibidir.

Bu yüzden, bir damlayla , bizim gönlümüz kirlenebilir ama,

onun engin gönlü kirlenmez.

Bu sebepten dolayı o senin hediyeni kabul etmiştir. “

Kıssadan hisse,

Hoşgörü , tevazu ve empati,

Açar her gönül kapısının kilidini..!

***

Yarın Aydın Müzesinde bir başka güzel konferans ile Zeybeklik konusu antik çağlarla ilişkisi anlatılacak. Prof .Recep MERİÇ “ Ege de Zeybeklik kültürünün antik yunan da tanrı Dionysos onuruna yapılan festivallerle ilişkisini ve kökenlerini “ kıyaslayacak .

Tüm öğrenmek isteyenleri , yarın 22.Mayıs Çarşamba günü saat 15.00 da Aydın Müzesine bekliyoruz.

SÖZÜN ÖZÜ :

İNSANLAR YALNIZCA KONUŞTUKLARI ŞEYLERDEN DEĞİL,

SUSTUKLARI ŞEYLERDEN DE SORUMLUDURLAR.

MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

PK:110 EFELER – AYDIN

GSM : 0.532.3722627