Mehmet Özçakır

Mehmet Özçakır

GEÇEN HAFTANIN OLAYLARI NELER OLDU İŞYE YORUMLARI

Her zaman ki gibi, hızla geçen bir haftayı geride bırakıp,

Henüz yaşanmamış taptaze bir yedi gün var önümüzde.

Geçen hafta neler oldu ,ve işte sırasıyla yorumları ,

LATMOS VEFA PROJESİ.

Beşparmak dağlarındaki 5 bin yıllık kaya resimlerinin varlığını bulan Alman arkeolog 1971 yılından bu yana bölgede çalışan Anneliese Peschlow 1994 yılında 8 bin yıllık Latmos Kaya Resimlerini keşfetmiştir. İnsanlığın gelişim tarihi açısından çok önemli olduğunu söyleyen uzmanlar , . Paleotik zamandan Neolitik zamana geçişi simgeleyen bu kaya resimlerin Anadolu’nun ilk aile tablosunu sembolik bir dille anlatıldığını ifade ederler.

Ayrıca resimlerde Avrupa’da bulunanlardan farklı olarak savaş figürlerinin bulunmadığı vurgulanmaktadır. Batı Anadolu’da benzerleri bulunmayan bu resimler, tarih öncesi resim sanatına olduğu kadar dönemin kadın-erkek ilişkilerine dair de bilgileri günümüze ulaştırmıştır.

Bizden daha çok bu kaya resimlerini dünyaya duyurmaya çalışan Alman kadın arkeolog’a vefa projesi ile ziyaret etmek ve tiyatro oyununu oynamak üzere yarım asır önce Efeler Ortaokulunda Türkçe dersi öğretmenin Hüsnü Ertung hocam ,Berlin’e gitmek üzere kolları sıvadı. Benim de içinde bulunduğum platformun yürütme kurulu bu projeyi bir avuç gönüllüyle gerçekleştirmek için çalışırken , maalesef hiçbir kamu idaresinden destek göremedi.

Ne yalan söyleyeyim , benim de bu projeyi çok hayalci bulduğumu söylediğimde pes etmedi.

Ama inat ve inançla 19 kişilik heyet olarak borç harç , Almanya Berlin kentine uçmayı ve orada gösteriyi yapmayı başardılar.

Türkiye adına bizden daha çok latmos sevdalısı arkeolog Anneliese ‘ye vefa ve şükran borçlarını ödediler.

Geçen hafta Vefa Projesini ve Almanya anılarını anlatmak üzere , simit -çay partisinde bir araya geldik.

Hüsnü hocam , bu ilk başarılı deneyimden sonra , Sivil Toplum Kuruluşları işbirliğinden cesaret alarak , şimdilerde 2. bir projeye , başlamak için start verdi.

Tralles’ten götürülen ve halen Danimarka Kopenghang kentinde sergilenen dünyanın ikinci notalı ağıt mezar taşı SEIKILOS anıtının Aydın’a doğduğu topraklara iadesi için harekete geçti. Seikilos Mezar Yazıtı, 1882-1883 yıllarında Aydın-İzmir demir yolunun inşaatı sırasında Tralleis antik kentinde bulunan ve üzerindeki müzikal notasyonu ile bilim adamlarının ilgisini çeken Eski Yunan mezar taşıdır. Kitabe için M.Ö 200-M.S. 100 yıllarına uzanan tarihler verilir fakat genel kanı, M.S. 2. yüzyıla ait olduğu şeklindedir.

Kitabe, demiryolu inşaatını yapan firma yetkilisi Edward Purser tarafından bulunur ve özel koleksiyonuna dahil edilir. Sütunun altı kırık tabanının Purser’in eşi tarafından saksı olarak değerlendirildiği, bu nedenle, metnin bir satırının kayıp olduğu belirtilmektedir. Bu nedenle Seikilos’un bu şarkıyı karısı Euterpe’ye mi, oğluna mı yazmış olduğu bilinmemektedir.

1966’da Kopenhag‘daki Milli Müze tarafından satın alınır. 1966’dan bu yana orada sergilenmektedir. Yazıtın Türkiye’ye geri getirilmesi için çalışmalar yapılmaktadır.

Yazıtta, Bizans dönemine kadar kullanılan antik Yunan müzikal notasyonuyla beraber kazılmış olan şarkının sözleri, notaları ve mezar yazısı alt alta yazılmış olarak bulunur. “Seikilos’un Şarkısı“ günümüze dek kalan ve tam olarak çalınabilen en eski müzik eserlerinden biri olarak bilinmektedir. Bu özelliği ile 3.400 yıllık Hurri ilahisinden sonra dünyanın en eski ikinci şarkısı konumundadır.

Kitabe bir mezar taşı olsa da üzerinde yazanlar çok da karamsar değildir. Yaşamın geçiciliği hakimdir genel olarak. SEILIKOS sözleriyle günümüzde bile geçerli güzel öğüt niteliğinde ve taşa kazınmış ve sözlerinde;

Yaşadığın müddetçe, parla

Işılda henüz yaşıyorken , Gamı tasayı at bir kenara,

Hayat çok kısa (Hiçbir şeyin seni üzmesine izin verme)

Yaşam dediğin böyle kısayken , Ve zaman her şeye gebedir.

İşte bu ağıt taşının Aydın’a getirilmesi ve Tralles’te bir müzik festivali’nin yapılması ,Aydın’ı tüm dünyaya tanıtacak ve marka haline getirecektir.

GELENEKSEL AYIN ŞOFÖRÜ ÖDÜLÜ

Efeler ilçesinde 113 nolu Şehir içi özel halk otobüsleri Kooperatifi 4 yılı aşkın süredir sürdürdüğü geleneksel AYIN ŞOFÖRÜ ödülü, geçen hafta yolda , yolda gördüğü yaralı bir köpeği aracına alıp Veteriner Fakültesi'ne götüren şehiriçi şoförü Okan Can, seçildi. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ve Aydın Hayvan Hakları Koruma Derneği Başkanı Senay Tekinbaş tarafından ödüllendirilen Şoför Can, çifte ödülle onore edildi Kooperatif başkanı sevgili Okan YALÇIN , bu uygulama ile hem bir farkındalık , hem de kurumu içinde kaliteyi yükselterek iş motivesini arttırıyor. Güzel işlere imza atan Okan yalçın ve yönetim kurulunu tebrik ediyorum.

AYDIN’IN TARİHİ DUVARLARDA YAŞIYOR.

Tralles antik kentinin güneyi köprülü - veysipaşa, Mesudiye ile Kemer mahalleleri bilindiği gibi mezarlığı yani nekropolüdür. Bu mahallelerde yapılan yapıların evlerin duvarları , tarihi eserler kullanılarak inşa edilmiş olduğu binaların dış yüzlerinden anlaşılıyor.

Bir asır önce Seikilos ağıt taşı gibi ilgisizlikten amacı dışında kullanılan bu tarihi eser niteliğindeki taşlar görenleri üzüyor. Yıllar içinde inşa edilen evlerde hazır yapı taşı olarak kullanılarak ,adeta tarih bu evlerle beraber yaşamaya devam etmiş. Tarihi eser koruma bilinci ve yasaların olmadığı eski yıllarda yapılan bu yapılardaki taşların yerinden alınarak, müzede sergilenmeyi bekliyor.

SÖZÜN ÖZÜ :

YARININ SORUNLARINI BUGÜNÜN DÜŞÜNCESİYLE ÇÖZEMEZSİNİZ.