Mehmet Özçakır

Mehmet Özçakır

AYDIN ‘DA DEPREM RİSKİNİN ALTINDA FARKINDA MIYIZ ACABA ?

Acıpayam yani anlaşılır dille “acı badem “den gelen haberler hala herkesin dilinde.

Denizli komşu ilimizin , tarihi ilçesi Acıpayam deprem ile gündeme geldi.

Aydın da herkesin hissettiği 5 civarındaki deprem anlaşılan milleti yine korkuttu.

Özellikle apartmanların üst katlarında yaşayanlar , unuttukları felaket haberlerini tekrar hatırladılar.

Hafıza sorunu olan ve çabuk unutan bir milletiz.

Bir şeyin ve olayın başını iyi yakalayıp sonunu getiremiyoruz.

İlkeli ve kararlı duramıyoruz.

Onun içindir ki muhtemelen, “Türk gibi başla, İngiliz gibi bitir “ denilen sözü birileri bizim bu huyumuz için söylemiş olmalı.

Bir arzı harekette devasa dağların zirvelerin , sağlam sandığımız evimizin nasıl sarsıldığını ve nasıl hareket ettiğine şaşıyor insanoğlu.

zaten panik ve şaşkınlığın nedeni de bu..!

En güvendiğimiz evlerimiz , bir anda kağıt gibi savruluyor.

1999 Marmara depremi sonrası belediyelerin denetiminde yapılamayan yapı denetimini özel şirketlere devrederek sözde depreme karşı güvenliği sağladık.

Ama sistem öyle kötü işliyor ki,”yapı denetim hizmet bedelini ödeyen işvereninizi, siz denetliyorsunuz”.

Bir başka deyişle “müşteri velinimetimiz “sözünü, “müşterimiz işverenimiz “ olarak değiştirdik bu yapı denetim yasasıyla.

Sizi beni denetle diyen ve bunun için bedelini ödeyen müteahhidi siz nasıl denetleyebilirsiniz..?

Bizde “ parayı veren düdüğü çalar “ sözü tam burada devreye giriyor.

Asıl patron kim..?

Parayı veren müteahhit mi, parasını müteahhitten alıp denetleyen yapı Denetim firması mı..?

Hadi Yapı denetim firması yasalara ve tekniğine uygun bina için , yanlışa izin vermedi, her şeyi yaptı diyelim, bu kadar dürüst ve sağlam bir firmayı aynı müteahhit bir daha gel beni denetle der mi..?

İşin kolayı varken , diğer göz yuman firmalara geçmez mi..?

İşte bu Ülkenin gene bir sarmal sorunu.

Bu konuda devlet duyarsız kalamadı , Yapı Denetim yasası değiştirildi, devlet denetiminde hal hatıra bakılmadan , hangi firma denk gelirse sıradaki hat bekleyen minibüs gibi , sırayla firma seçimi müteahhide bırakılmadan , sektörde istekler karşılandı.

Aksi olsaydı , ekonominin acı ama gerçek kuralı “ kötü para her zaman iyi parayı kovacaktı “

İşin rahatlatıcı yönü , artık 2000 yılından bu yana bu fakir yazarın bürokratlığı dönemindeki çalışmalarıyla , Aydın’daki inşaatlara getirilen Valilik İdari genelgesiyle getirilen “ fabrikasyon hazır kullanım “ zorunluluğudur.

Binaların artık projelerine ,kullanılan betonlarına ve şantiye uygulamalarına bir çeki düzen getirilmiş ise de yukarıda açıkladığım gibi sistemden kaynaklanan Ticari sorunlar hala çözülememiştir.

Gelelim Aydında neler yapılıyor depremle ilgili..?

Belediyeler kentsel dönüşüm için riskli bölgeleri belirledi mi..?

Parsel bazında değil, bölgesel anlamda, bildiğim tek tek proje Ilıcabaşı kentsel dönüşüm alanıdır.

Siyaseten bir getirisi olmayacağı inancıyla,

Bir çok başkan elini taşın altına sokmadığını ,

Aydınlı olmayan bürokratlarında nasıl olsa üç dört yılda bir başka yere tayin edileceğim düşüncesiyle , deprem gibi uzun soluklu konu,

Ortada sorun var yandan geç misali köklü emek isteyen değişime bulaşmamak için

“..miş gibi yaparak “ ,maalesef buz dağının altındaki bu sorun , unutuldu gitti.

Deprem unutulsa da,kendisini asla unutturmaz.!

İşte Acıpayam örneği, ne zaman sallansak , gene gündemde.

Meclis kararıyla fay hattının yerini değiştirildiği, belediye başkanı ve meclis üyelerinin var olduğu , bu ülkede, doğa yasalarına kafa tutanlar oldukça , biz yerimizde sayıyoruz demektir.

Herkes elini, olmadı ayağını hatta yeri gelirse başını , taşın altına sokmalıdır.

Seçim kaybetmek adına olsa da, radikal kararlar alınmalıdır.

Aydın’ın Ilıcabaşı ,Sökenin Abalaki ,Kemalpaşa semtleri,

Kuşadası Ege mahallesi Dağ mahallesi, acilen kentsel dönüşüm ile yeniden yapılandırılmalıdır.

Aydın birinci derce riskli deprem bölgesinde olmasına rağmen , eski yapı stokları mutlaka gözden geçirilmelidir.

Korkunun ecele faydası yok , bu sorun masaya yatırılarak,

Aydın için neler yapılabileceğini de açıkça fiile dönüştürelim.

Aydın’ın kurtuluşunu sadece 7 Eylülde aramayalım,

Bugünde depremden kurtuluşu sağlamak üzere, Aydın’ı Küçük olmaktan kurtarıp,

çalışkan Aydınlı bürokratlarla acilen önlem almak lazım.

Kimseyi korkutmayalım ama , bir gerçeği de bilelim.

1970 li yılların başında yoğun yapılaşma yaşayan Aydın Efeler ilçesindeki Adnan Menderes Bulvarının çok katlı binalarının yorgun ve elle dökülen ,betonlarla inşa edilmiş kaç tanesi depreme karşı dayanım testi yapıldı..?

Bu apartmanların bazılarına sonradan üç dört kat ilave edildiğini, hatta aynı yıllarda kente birer kat daha genel kat artışı verilmesinin ardından , Aydın’ın en üst katları birer uçan daireye dönüşmedi mi…?

Allah hiç göstermesin ama, yedi şiddetinde bir deprem ,Adnan Menderes Bulvarında ,Nazilli de Ordu caddesi ile Atatürk caddesinde, 80 li yıllardan itibaren Aydın’ın tüm ilçelerinde mantar gibi yükselen ve elle dökülen betonlar ile yapılan kooperatifler ve apartmanlar, her zaman saatli bomba gibi önümüzdedir.

Saatlı bomba’nın patlama saati belki bilinir, ancak deprem, için aynı şeyi söylemek imkansız.

Aydın’ı yönetenlere soruyorum, günlük işlerden fırsat bulup, en sorunlu ama herkesin sorumlu olduğu deprem tehlikesine karşı ne yapıyoruz..?

Bu fotoğrafların bizim kentimizde olmayacağını aklımızdan çıkarmayalım.

Alınan önlemlerin tamamı depremden sonraya ilişkin, ama eğer yapılarımızı depremden önce önlem alarak kentsel dönüşümle yenilersek, depremden sonra çadır aramaya ve nerde devlet diye haykırmaya gerek kalmayacaktır.

****

EKONOMİDE DEPREM

Felaket senaryoları yazanlar bir başka depremden haberleri , medyada paylaşıyorlar.

Ekonomide deprem , seçimler sonrası tahminler .

Dün ADÜ de Ekonomi klubü’nün düzenlediği “yerel kalkınma ve Aydın ekonomisi “ konulu konferansı izlemek üzere sabah salonda yerimi aldım. Konuşmacılar arasında Akademisyen hocalarımızın yanı sıra, bankacı ve bürokrat Büyükşehir adayı Mustafa Savaş da olunca, biraz da , yerel siyasete kulak seğirttim.

Aydın ekonomisi yerine,konuşmacılar istatistikler ile ülke ekonomisinin fotoğrafını çektiler.

Aydın vekili ve Büyükşehir belediyesi adayı Mustafa Savaş hükümet ile uyumlu çalışacak belediyenin önemini, aksi takdirde , Aydın kayıp yıllara devam edeceğini belirtti.

Büyükşehir ile üniversitenin işbirliğinin önemi vurgulanırken dün gazetelere düşen bir haber ile çok manidardı doğrusu.

Büyükşehir belediyesinin siyasi bir toplantı için AKP'ye tahsis edilen salonları, talep etmesi üzerine , olumsuz yanıt verilmesi, ADÜ ve Büyükşehir işbirliğinin siyasi ayrılık nedeniyle bir araya gelmesinin zor olduğu ve ayrılığın sorumlulusunun kim olduğu hakkında her iki tarafın konuyu masaya yatırması görüşü ağırlık bastı.

Resmi rakamlar ile ekonomideki depremi , ihracattaki katma değer azlığını , ihracatımızın dörtte birinin doğal gaz ve petrol esaslı enerji için harcadığımızı vurgularken , diğer akademisyenler , büyükşehir ve üniversite ilişkisinin önemine dikkat çektiler.

Sizin anlayacağınız , eskilerin deyimiyle , bu pilav daha çok su kaldırır..!

SÖZÜN ÖZÜ :

GİDECEĞİNİZ YERİ BİLMİYORSANIZ, VARDIĞINIZ YERİN HİÇ ÖNEMİ YOKTUR.