Kerim Yalçınkaya

Kerim Yalçınkaya

ÇİFTÇİNİN KAZANCI GİRDİLERİ BİLE KARŞILAMIYOR

Son aylarda hükümetin tarım politikaları, sürekli tartışma konusu oluyor. Artık ithalata dayalı bir tarım politikasının çözüm olmayacağı anlaşılmıştır. AKP iktidarı izlediği politikalarla gıda fiyatlarını düşüremiyor. Üreticiyi desteklemek yerine, sorunun çözümünü hep ithalatta görüyor. Gıda fiyatı maalesef enflasyonun üzerinde seyrediyor. Bunun nedeni, dövizle alınan ilacın, gübrenin, mazotun fiyatının yükselmesidir.

Çiftçi girdi maliyeti yükselince bırakın para kazanmayı, eline geçen bir kaç lira ile mazota gübreye ve ilaca para yetmiyor. Borçlanınca borçlarını ödeyemiyor. Yüksek girdi maliyetinin sebeplerini ortadan kaldıramıyor. Oysa izlenen ithalat politikası ile üreticiyi kesin olarak desteklemiyor.

Bitkisel yağda 8 milyon ton kapasiteli fabrikalar kurulmuş ama Endonezya ve Malezya’dan plam yağı getirip işliyoruz. Bırakın yağ getirmeyi, sağlıklı da değil. Ayçiçeği ve soyayı işlesek halkımızın sevdiği ürünü ürettiğimiz gibi, malımızı etkileyerek ihraç edeceğiz. Bu konuda da avantajlıyız. Satmazsak 4.5 milyar dolar cebimizde kalacak.

Kuzey Irak’ın yağını da biz karşılıyoruz. Ukrayna’dan çekirdek alıp, işleyip yağ olarak satıyoruz. İthalata dayalı ihracatımız var. Fasonculuk yapıyoruz. Ürünümüzü işleyip satsak, çiftçimizi de kalkındırırız.

BUĞDAY FİYATLARI

Mazot sürekli zam görüyor. Bir sene depoyu 200 liraya dolduruyoruz. Ertesi sene depo ancak 300 liraya doluyor. Bu duruma çiftçi ne zamana kadar dayanabilir. Mazot fiyatı artıyor ama çiftçinin başta buğday ve diğer ürettiği ürünlerin fiyatları artmıyor. Çiftçi buğdayı hala 80 -90 kuruş satıyor. Eskiden kredi buluyordu. Fazla hesap yapmayıp durumu idare ediyordu. Ancak son yıllarda idare edemez hale geldi. 10 yıldır hala aynı fiyattan buğday satıyor. 10 yıl boyunca mazot, gübre fiyatı arttı. Döviz arttı. ‘’ Çiftçiye destek verdik, yemdeki KDV’ yi sıfırladık.’’ diyorlar ama döviz artışı durdurulamadığı için sonuç vermiyor. Dünyada buğdayın tonu 250 dolar. Ancak bizde dolar sürekli artıyor. İstikrarı bunun için yakalayamıyoruz. Hala akılları fikirleri konut satmak. Yarı kaynakları yerlere gömüyorlar. Ziraat Bankasının kaynaklarını çiftçiye kullandırsalar çiftçi rahatlar. Üretime ağırlık verir. Pamuk üretimini desteklemek lazım. Üretici bu yılki fiyatlardan oldukça şikayetçi. Söke Ziraat Odası Başkanı Kemal Kocabaş, girdi fiyatlarının çok yükselişi, buna karşılık fiyatların düşmesi nedeniyle Söke ovasında pamuk üretiminin yapılamaz hale geleceğini açıklıyor.

Oysa yakın yıllarda pamuk üreticisi desteklenmediği için üretim, daha önceki yıllara göre yüzde yüz artmıştı. Türkiye’nin bu yılki pamuk rekoltesi 800 bin ton civarlarına kadar yükseldi. Bundan 15 yıl önceki pamuk üretimimiz 800 – 900 bin ton arasında seyrediyordu. Tekstil sektörünün pamuk ihtiyacı ise 1 milyon 250 bin ton. Geçtiğimiz yıllarda pamuk yeteri kadar desteklenmediği için 400 bin tona kadar düşmüştü. Tarım sektöründe planlı bir çalışma olmadığı için rastgele bir tarım politikasıyla önümüzdeki yıl pamuk rekoltesinde büyük düşüşler görülmesi kuvvetle muhtemel

GÜRER : MEZARDA EMEKLİLİK

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, emeklilikte yaşa takılanlar ve kamuda kadro bekleyen taşeronların taleplerini bir kez daha T.B.M.M. gündemine taşıdı. T.B.M.M. Genel kurulunda konuşan Ömer Fethi Gürer EYT’lerle ilgili konuşmasında binlerce kişinin bir yıldır umutla iktidarın konuyu gündeme almasını beklediğini söyledi.

Pirim ve gün süresini doldurmuş ve kendi primlerinin geri dönüşünü isteyen emekçilere ‘’ Yaşın tutmuyor’’ denilerek dirsek gösterildiğini anlatan Ömer Fethi Gürer, ‘’ Yaş sınırı ise 65 yaşına çıkarıldı. Mezarda emeklilik sosyal Devlet anlayışına uymuyor. Bireysel emeklilik dahil 58 yaşında oluyorsa iktidar emekliliği hak edenlerin hakkını vermelidir. EYT’lilere ‘’ Türedi’’ demek yerine EYT’lilerin ne istediğini öğrenip onlara gerekli desteği sağlamalıdır’’ ifadelerini kullandı.

TUİK : BİR İŞÇİNİN ASGARİ GEÇİM TUTARI 2.213 TL.

Asgari ücret komisyonu, asgari ücreti belirlemek için Türk – İş ‘in ev sahipliğinde, üçüncü toplantıda bir araya geldi. Ankara’daki toplantıda TUİK bir işçinin asgari geçim tutarını komisyonla paylaştı. TUİK, asgari ücreti ‘’ağır’’ işlerde 2 bin 213 lira 40 kuruş, ‘’orta’’ işlerde 1978 lira 80 kuruş, hafif işlerde bin 841 lira 40 kuruş olarak tavsiye etti. Doğrudan 7 milyona yakın çalışanı ilgilendiren asgari ücret için Çalışma Genel Müdürü Nurcan Önder başkanlığında toplanan komisyonda işçi tarafını Türk-İş, işveren tarafını ise TİSK temsil etti. TUİK’in tavsiye ettiği rakamların, gerek işçi gerekse de işveren tarafının tekliflerinin elle tutulur hale getirilmesi ve pazarlıklara başlanması bakımından belirleyici niteliği bulunuyor. (AA)