Menderes Akdağ

Menderes Akdağ

Türkiye’de Tek Parti İktidarı Nasıl Değerlendirilebilir?

Osmanlı’da tımar sistemi içerisinde kalan toprakların tamamı miri arazidir. Sultana aittir. Sadece kullanım hakkını tımar beylerine devredilir. Köylü onun toprağında çalışır. Köylü mutlak tımar beyinin çalışanı, mülkü sayılmaz. Ama toprağı terk ettiği zaman ağır bir vergi olan çift bozanı ödemek zorundadır. Osmanlı’da tımar zamanla bozulur. Toprak mülkiyeti belli kişilerde toplanır. Toprak ağalığı meselesi ortaya çıkar. Hatta buna Osmanlı derebeyliği dahi denebilir. Cumhuriyet’in ilk yıllarında köy ve köylü politikaları önem kazanır. Köylü genç Cumhuriyet’in üretken onurlu bir vatandaşı haline getirilmeye çalışılır. Bir yandan da toprak reformu gerçekleştirilerek köylünün toprak sahibi olmasına çalışılır. Tarıma dayalı sanayi kolları oluşturularak köylünün gelirinin artması için çaba gösterilir. Bu minvalde aşar vergisinin kaldırılması da oldukça önemlidir. Yine eğitim imkânları taşraya doğru yayılarak köyler aydınlanmanın merkezi haline getirilmeye çalışılmıştır. Genç Cumhuriyette nüfusun büyük çoğunluğunun köylülerden oluşması nedeniyle söz konusu gelişmeler oldukça önemlidir. Elbette onca tedbire rağmen köy ve köylü adına Cumhuriyet’in ilk yıllarında ciddi sorunlar devam etmekteydi. Ancak nereden gelindiği ya da çıkılan noktanın ne olduğu Cumhuriyet’in ilk yılları denilen tek parti iktidarının ne olduğunun ne şekilde algılanması gerektiği konusunda önemlidir.

Tek parti iktidarı, demokratik olmamakla suçlanabilir. Ancak o günkü Türkiye koşullarına bakıldığında acımasız bir eleştirinin gereksizliği ortaya çıkar. O gün dünyada neler olup bittiğine bakmak yararlı olur. Dünya’nın pek çok yerinde o yıllarda dikta rejimleri görülür. Almanya’da Hitler, İtalya’da Mussolini, Rusya’da Stalin… Dolayısıyla bu uygulamalara baktıkça tek parti rejimi demokratik olmamakla birlikte bu konu hakkında aşırı sert söylemde bulunmak doğru olmamaktadır.