Kerim Yalçınkaya

Kerim Yalçınkaya

ÇİFTÇİ DARMADAĞIN ÜRETİCİ ŞAŞKIN

Çiftçinin belini büken, borç tuzağına düşüren, girdi maliyetleri giderek artmaya devam ediyor. Toprak ve su dışında yüzde 100’ün üzerinde zamlanan gübre, mazot, zirai ilaçlar gibi girdiler yüzünden üretimden soğuyor. 2018 Ağustos ayında 7 lirayı gören dolar kuruyla birlikte gübre fiyatına yüzde 152 zam gelirken, zirai ilaçlar türüne göre yüzde 50 ile yüzde 80 arasında zamlandı. Günümüzde dolar kuru 5,20nin altını görmesine rağmen zirai ilaç ve gübre fiyatları düşmedi. Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Özden Güngör, dolar kuru sebebiyle zamlanan gübre fiyatlarının, TL’nin değerlenmesine rağmen, düşmemesini eleştirdi. “Gübrede büyük bir kriz yaşıyoruz. Dolar 7 TL’ye çıkınca mazota zam, gübreye zam, ilaca zam yapılıyor. Dolar bugün 5,20 leri gördü. Yapılan zamlar geri alınmıyor. Çiftçi bu şartlar altında nasıl üretim yapsın. Market fiyatlarını görüyorsunuz. Ocak Şubat döneminde harhangi bir ekim olmaz diye gübreye yüzde 10 gibi komik bir indirim yapılıyor. Oysa geçen zam yüzde 152, sen yüzde 10 indirimi gübrenin kullanılmadığı dönemde yapıyorsun. Benim tahminim gübreye ihtiyaç duyulan Mart ayında yeni bir zam olacak.” dedi. Artan gübre fiyatları karşısında çiftçinin gübre kullanımı da bitti. 2016 yılında 6,7 milyon ton gübre kullanan çiftçi, 2017 yılında 6,36 milyar ton gübre kullandı. 2018 yılında 7 lirayı geçen lira karşısında gübre kullanımında sert bir düşüş yaşandı. Çiftçi 2018 yılında 5,3 milyon ton gübre kullandı. Gübre kullanımının düşmesiyle birlikte üründen alınan verimin de düşeceğine dikkat çeken Özden Güngör, ülkemizde toprak ve bitki için gerekli olan azot, fosfor ve potasyum miktarlarının ülke olarak sadece yarısını kullanmaktayız. Bugün tarım alanında hektar başına 550 kg saf NPK (15.15.15) kullanılırken, ülkemiz sadece 95 kg Almanya’da 235 kg saf NOK kullanmaktadır.” dedi.

ÇİFTÇİ 2,5 MİLYAR ÖDEDİ

Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Özden Güngör, Bitki Koruma ürünü olarak adlandırılan tarımsal ilaçlar dolar ve euronun yükselmesiyle birlikte 2018 yılında yüzde 50 ile 80 arasında zamlandığını bildirdi. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de tarım ilacı dediğimiz postisit tüketimi yıllık 3.8 milyon tondur. Bunların satış tutarı 2018 yılı sonu itibarıyla 58 milyar dolara yakındır. 2016 yılı sonu itibarıyla Türkiye’de tüketilen pestisit miktarı 59 bin tondur. Satış tutarı ise yaklaşık 2,5 milyar TL. Üretimde ekonomik kayba uğramamak için çiftçi bu ürünleri kullanmak zorunda biz üretimin her girdisini dışarıdan ithal ediyoruz. Bu da döviz kuruna bağlı olarak çiftçi maliyetini artırıyor. Dolar arttı diye mazota gübreye zam yapanlar, dolar düşünce gereken indirimi yapmıyor.

Tüketiciler Derneği, marketlerdeki denetimlerin yanı sıra sebze ve meyveler perakende satışında ve nakliyesindeki KDV oranlarının 3 aylığına yüzde 1’e indirilmesini talep etti. Tüketiciler Derneği Genel Başkanı Levent Küçük, sebze ve meyve fiyatlarında artışa yönelik denetimlerin yanı sıra bu ürünlerin perakende satışı yüzde 8, nakliyedeki yüzde 18 KDV oranı Mayıs ayına yeni mahsul çıkana kadar yüzde 1’e düşürüleceği belirtilerek, “Bu durum üreticiyi ciddi anlamda olumlu yansır” dedi. Küçük, son dönemde sebze ve meyve fiyatlarındaki artışa dikkati çekerek, Antalya ve Kumluca’da yaşanan afetler, sonrası bu fiyatların daha da yükseleceğini söyledi.

TÜKETİCİ KISKAÇTA

Türkiye’de üretici darmadağın tüketicinin hepsi istediği sebzeyi alamıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Özden Güngör, 2018 yılından bu yana yapılan uyarıların dikkate alınmaması sonucunda sebze ve meyvede fiyatların kaçınılmaz olarak artacağını belirtti. Güngör, “2019 yılı çok zor geçecek dedik. Ekim alanları düşecek, çiftçi kazanamayacak. Önlemlerin alınması gerekiyor. Domates 15 liraya kadar çıkacak. Biber – salatalık fiyatları el yakacak. Bunları ithal ettik derlerse şaşmayın. Patlıcan a ithal edeceğiz. Üretici fırtınadan darmadağın oldu. Yeniden ekmeye kalksalar üretim en az bir – bir buçuk ay gecikecek. Fiyatlar yeniden fırlayacak” ifadelerini kullandı.

Çiftçinin bu şartlarda ektiği üründen para kazanamadığını söyleyen Güngör, girdi maliyetleri, tohum, ilaç, gübre ve işçilik maliyetlerinin yüksek olduğunu belirtti. Domates, buğday, fasulye, soğan, patates ekiminin düştüğüne de dikkati çeken Güngör, “Çiftçi ektiği ürünü piyasada değerlendiremiyor. Para kazanamıyor. Bu nedenle ekmiyor” şeklinde konuştu.