Birsel Oğuz

Birsel Oğuz

EZE

Fransa’nın güzeller güzeli kale köyü Eze...

Nice’den Monte Carlo’ya doğru giderken ta tepelerden size selam çakıyor. Eze Köyü, Fransa’nın güney sahillerini tepeden görebileceğiniz bir konumda yer alıyor ve “kartal yuvası” olarak biliniyor. Bizim durak noktamız, güzelliği kanıtlanmış olan bu köyün girişinde yer alan bir parfüm fabrikasıydı. Galimar Parfümeri! Galimard’ın tarihi 1747’ye dayanıyormuş. Fabrika içerisinde parfüm laboratuvarlarının yanı sıra bir parfüm müzesi de bulunuyor. Hatta dilerseniz kendi parfümünüzü yapabilirsiniz.

Fabrika girişinde bizi güzel bir Fransız hanımefendisi karşıladı ve tüm sıcakkanlılığıyla parfüm müzesinde bir tura çıkarttı. İlk olarak bir harita üzerinde parfüme koku veren maddelerin hangi bölgelerden elde edildiğini inceledik. Gül’ün Isparta gülü olduğunu haritada ve duvar levhasında görünce nasıl duygulandığımı anlatamam.

(Frangonard) Parfüm koklama uzmanının dünyada 150 kişi olduklarını, elemanın günde 3 saat çalıştıklarını, acı – ekşi yemediğini, sigara – alkol kullanmadığını söylediler. Sonrasında da parfümlerin oryantal kokular, çiçeksi kokular, odunsu kokular, meyveli kokular gibi farklı gruplarda ele alındığını ve bu gruplar sayesinde bir küçük kişilik analizi bile yapılabileceğini öğrendik. Örneğin; çiçeksi kokular kullananlar mütevazı oluyor ve gösterişi sevmiyor. Oryantal kokular kullananlar iddialı kişilikler oluyor ve karşısındakini büyülemekten keyif alıyor. Hayalperest insanlarsa daha çok meyveli kokuları tercih ediyor. Türk erkeğinin ilk tercihi her zaman odunsu kokular oluyor. Zerlerinde daha fazla kalacak bu tarz kokular, onları cezbeder.

EZE KÖYÜ TARİHÇESİ

Fransa Kralı Birinci François, Şarlken’e karşı Osmanlılardan yardım isteyince, Kanuni, Barbaros’u Fransa’nın Akdeniz kıyılarına gönderir. Barbaros, Toulon’da Fransız donanmasıyla birleşerek 1543’te Nice’i ve Eze’i alır. 1860’ta halk Fransa’nın egemenliğine girmiş. Bu tarihten sonra sakin bir yaşama dönen köyde Friedrick Nietzche ve daha birçok ünlü yaşamış.

KAYNAKÇA: Doğu Akdeniz Çukuru Gezimiz’den notlar