Menderes Akdağ

Menderes Akdağ

DERLEDİĞİM ANONİMLER-112 AYNISI

Bir evlat, o yetişilirken kolaycılığa ve rahata alıştırılmaz. Evlat dediğin kendi ayakları üzerinde durmasını bilmelidir. Bir evlat vardır. Onun her şeyini anne ve babası yapmaktadır. Okul ödevlerini bile… Bir defacık olsun evde onun bir işin ucundan tuttuğu görülmemiştir. Gel zaman git zaman anne baba vefat etmiştir. Elbette bu evlat da artık koskocaman yetişkindir. O, anne ve babasının vefatından kısa bir süre sonra işini batırır. Çare yoktur, karnını doyurabilmek için hamallık yapmaya başlar. Kendisi naziktir, nazenindir. Hani, tam bir hanım evladı cinsinden... Sırtladığı kasaları inleyerek taşır. Bir yaşlı teyze onu bir gün bu halde görür. Der ki:

-Ah evladım, ne kötü haldesin… İki büklüm olmuşsun… Allah sana kolaylık versin ama bu senin yapacağın iş değil… Acırım be haline oğul, gücüm olsa sırtladığın o yükün bir ucundan ben tutayım diyeceğim…

-Teyzem, Allah razı olsun senden! Fakat acıma bana… Zamanında anam da aynısını yapmıştı… Aman evladım ezilmesin dedi. Çocukluğum ve gençliğimde eğer biraz zora koşulsaydım şimdi şu sırtımdaki yük bana o denli ağır gelmezdi. Ham kaldım, pişmedim işte…