Menderes Akdağ

Menderes Akdağ

DERLEDİĞİM ANONİMLER-58 VELİ DEĞİL VALİ

Önceleri, öğretmenler veliyi çağırdığı zaman veli eli nasırlı; üstü başı dağınık, kir pas içinde okula gelirdi. Tarla bahçe işi o kadar yoğundu ki üstü başı değiştirecek onların fırsatları olmazdı. Zaten insanların da bir kat pusatları(elbise) vardı.Öğretmen:

-Çocuğun aritmetiği (matematiği) zayıf, biraz ilgilensek nasıl olur. Der veliye. Veli’nin kendisinin zaten okuma yazması yok; olsa da o konuyu anlamaz.

-Hocam! Beni bunun için mi çağırdın buraya? Ben sana bu talebenin eti senin kemiği benim demedim mi? Kır dizlerini oturt… Diye veli tepki verir.Şimdilerde veliler okula süslenip püslenip; hatta bir kuaföre uğrayıp öyle gidiyorlar. Başlıyorlar söylenmeye:

-Hocam! Ben çocuğuma yumurta yedirtemiyorum. Sana bunu mu soruyorlar. İnsanların beklentileri ne kadar çok değişti.

***

KEDİLER ASLINA DÖNDÜ

Zamanında sultanın birisiyle köylünün biri insanın erdem göstermesinde asaletin mi yoksa yetiştirmenin mi (eğitim) etkili olduğu konusunda tartışmaya başlar. Köylü insanın erdem göstermesinde asaletin etkili olduğunu iddia eder. Sultan bu iddiayı boşa çıkarmak için köylüyü sarayına davet eder. Sarayda kediler hizmet etmektedir. Tepsileri kapmışlar, saygıyla eğilerek, gülümseme dolu, tatlı sözlerle konuklara içecek ikramında bulunmaktadır. Sultan köylüye;

-Gördün mü eğitim ne yapıyor; kediler bile servis yapmayı öğrendi. Der. Köylü hiç bozuntuya vermez.

-Sultanım! İzninizle diyerek küçük bir kutu içinde getirdiği fareyi ortaya salar. Fareyi gören kediler, elindeki tepsileri pat diye yere bırakıp farenin peşine düşer. Bardaklar, şişeler, kâseler kırılmış, içecekler yerlere saçılmış; tepsiler yerlerde yuvarlanmaktadır. Ortalık savaş alanına dönmüştür. Köylü bu manzara karşında der ki:

-Bak sultanım! Senin kediler aslına döndü!