Birsel Oğuz

Birsel Oğuz

DANİMARKALILARIN İŞ YERİNDE MUTLULUK SIRRI

Danimarka’nın dünyadaki en mutlu ülke olduğunu duymuş olabilirsiniz ama tek birincilikleri bu değil. Yalnızca günlük yaşamlarında mutlu değil Danimarkalılar, aynı zamanda iş hayatlarında da dünyanın en mutlu çalışanları konumundalar.Danimarkalılar iş yerinde o kadar mutlular ki, bunun için bir kelimeleri bile var: arbejdsglaede. Dünyanın geri kalanı için bu kelimelerin yere saçılmış scrabble taşlarını andıran, gelişigüzel sıralanmış bir harf yumağı olduğunun farkındayım ama harflerin ötesinde bir anlamı var.

“İş” anlamına gelen arbjede ve “mutluluk” anlamındaki glaede kelimelerinin birleşimi olan arbejdsglaede “iş yerindeki mutluluk” demek. Diğer Nordik dillerinde de var olan bu kelime gezegendeki başka hiçbir dilde bulunmuyor.Bu bir rastlantı değil elbette; Dancada böyle bir kelime olmasının nedeni Danimarka’daki iş yerleri çalışanlarını mutlu etmek gibi epeydir devam eden bir geleneğin olması. Birçok Danimarkalı için iş, yalnızca para kazanmanın bir yolu değildir. İş yerinde keyifli zaman geçirmeyi gerçekten istiyoruz. Kimse iş yerinde mutsuz olmaya katlanmamalıdır; bunun için size dört gerekçe gösterebiliriz:

İlk gerekçe zaman: Gündüz saatlerinin büyük kısmını başka bir şeye ayırmaktansa işte harcıyoruz. İşte olduğumuz süre, arkadaşlarımız, ailemiz ve çocuklarımızla geçirdiğimiz toplam zamandan fazla. İşinizde mutluysanız hayatınızda da mutlusunuz demektir.

İkinci gerekçe, hayattan tat almak. İşinizden nefret etmek, hayatınızın geri kalanına da etki edip sizi daima kendini mutsuz hisseden bir insana dönüştürebilir.

Üçüncü olarak, mutluluk sizi daha iyi insan yapar. Mutlu insanlar daha cömert, daha yardımsever, daha az önyargılı ve başkalarına daha çok güven duyuyor. Birleşmiş Milletler’in bir raporuna göre, “mutlu insanlar daha uzun yaşıyor, daha üretken oluyor, daha çok kazanıyor, daha iyi vatandaş oluyor. Refah hem güzel bir yaşam hem de yanı sıra getirdikleri için yükseltilmeli”

Dördüncü gerekçe, başarı. Birçok insan iş bulur, sıkı çalışır ve başarılı olursanız bunun sizi mutlu edeceğini düşünür. Ama aslında süreç tam tersi yönünde işler. Araştırmalarda göre mutlu insanlar daha üretken, akılcı ve azimli olduklarından gerek işte gerek hayatta daha başarılı oluyor.Tüm şirketlere, müdürlere ve işverenlere bir öneride bulunmak isterim: İş yerinde mutluluğu önceliklendirin. Hayatın, en iyi olasılıkla idare edilebilecek, en kötü olasılkıla dünyanızı cehenneme çevirebilecek işler için bu kadar uzun saatler harcanmayacak kadar kısa olduğunun farkına varın.Özetle, dünyanın dört bir yanında daha fazla arbejdsglaede örneği görelim.

Peki, bunun için ne yapabiliriz= İş yerinde mutluluk seviyesini artırmak için en iyi beş öneri şunlar:

1 – İnsanları övün. İnsanların çıkardığı iyi işleri övmek onları mutlu etmenin en basit ve etkili yoludur.

2- “Merhaba” deyin. Birçok iş yerinde insanlar, iş arkadaşlarına “merhaba” dememek gibi bir alışkanlık geliştiriyor. Ufak bir öneri: Göz teması kurun, karşınızdaki kişiye ismiyle hitap edin ve sevinçle selam verin.

3- İş yerinde sebepsiz bir iyilik yapın. İş arkadaşlarınızdan biri için güzel bir sürpriz hazırlayın. Bir kahve ısmarlayın ya da masasına belli etmeden şekerlemeler bırakın.

4- Kendinize zaman ayırın. Her iş günü kendinize mutlaka 5 dakika ayırın. Rahatsız edilmeyeceğiniz, telefonunuzun çalmayacağı ve kimsenin size soru soramayacağı beş dakikadan söz ediyorum. Zihninizi boşaltıp stres atabilir ve kendinize son derece basit bir soru sorabilirsiniz: “Bugün nasıldım?”

5- Gerekli görüyorsanız istifa edin. İşiniz kötüyse ve iyileşeceğine dair pek umudunuz yoksa istifa edip sizi daha mutlu edecek bir iş bulun.İş yerinde mutluluğu yakalamak o kadar da zor değil. Herkes yapabilir ama yukarıdaki gibi basit yöntemler iyi sonuç verir.